38 / SAD - 33

رُدُّوهَا عَلَىَّ فَطَفِقَ مَسْحًۢا بِٱلسُّوقِ وَٱلْأَعْنَاقِ

Orjinal

Ruddûhâ aleyy(aleyye), fe tafika meshan bis sûkı vel a’nâk(a’nâkı).

1. ruddû-hâ : onu iade edin
2. aleyye : bana
3. fe : o zaman, böylece
4. tafika : başladı
5. meshan : meshederek, okşayarak
6. bi es sûkı : bacaklarını
7. ve el a'nâkı : ve boyunlar

Çeviri : Transliteral

Getirin onları bana demişti, atlar getirilince de onların ayaklarını, boyunlarını okşamaya, yelelerini taramaya koyulmuştu.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

“Onları bana getirin!” diye emretti ve bacaklarıyla boyunlarını sıvazlamaya başladı.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

(32-33) Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. (O zaman:) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.


Çeviri : Adem Uğur

"Onları bana geri getirin" (dedi Süleyman). . . (Atların) bacaklarını ve boyunlarını (bu defa müşahede ile) mesh etmeye başladı.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Süleyman : 'Onları tekrar yanıma getirin' diye emretti. Atlar gelince onların bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.


Çeviri : Ahmet Tekin

'Onları bana geri getirin' dedi. Hemen ayaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı. [6]


Çeviri : Ahmet Varol

"Onları bana geri getirin" (dedi). Sonra (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.


Çeviri : Ali Bulaç

(Bunun üzerine, atlar kendisini meşgul edib ibadetten alıkoyduklarından onları Allah için kurban etmeye kasd etti ve şöyle dedi): “- Onları bana geri getirin.” Artık ayaklarını ve boyunlarını kesib kurban etmeğe başladı.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

“Onları bana tekrar getiriniz” dedi. Bacaklarını ve boyunlarını ovmaya başladı.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(32-33) Suleyman: «Dogrusu ben bu iyi mallari, Rabbimi anmayi sagladiklari, icin severim» demisti. Kosup, toz perdesi arkasinda kaybolduklari zaman: «Artik yeter, onlari bana geri getirin» dedi. Bacaklarini ve boyunlarini sivazlamaya baslamisti.


Çeviri : Bekir Sadak

Sonra onları bana çevirin, demiş ve onların bacaklarını, boyunlarını okşamaya başlamıştı.


Çeviri : Celal Yıldırım

(32-33) (Süleyman) şöyle demişti: “Ben güzel olan her şeyi severim, çünkü Rabbimi hatırlatır bana!” Sonunda bu atlar gözden kaybolup gittikleri zaman: “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(32-33) Süleyman, “Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim” dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman , “Onları bana geri getirin” dedi. (Atlar gelince de) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.


Çeviri : Diyanet İşleri

(32-33) Süleyman: 'Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim' demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: 'onları bana getirin' dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(32-33) Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. (O zaman:) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.


Çeviri : Diyanet Vakfı

'Onları bana geri getirin,' dedi, (veda etmek için) bacaklarını ve boyunlarını okşadı.


Çeviri : Edip Yüksel

Geri getirin onları bana, tuttu bacaklarını, boyunlarını silmeğe başladı


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

«Geri getirin onları bana» dedi ve tuttu bacaklarını, boyunlarını silmeye başladı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«Geri getirin onları bana!» dedi ve artık onların bacaklarını, boyunlarını silmeye başladı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Süleyman, «Atları bana getirin» dedi. Bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Onları bana geri getirin" (dedi). Sonra (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.


Çeviri : Gültekin Onan

(Dedi ki:) «Onları bana döndürün». Hemen ayaklarını, boyunlarını okşamıya, taramıya başladı.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(Süleymân seyislerine:) 'Onları bana geri getirin!' (dedi.) Sonra (onlara sevgisinden) bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Onları bana geri getirin, dedi, bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.


Çeviri : İbni Kesir

"Onları bana geri getirin." (dedi). Sonra bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Onları bana geri getirin” (dedi). Sonra da (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.


Çeviri : Kadri Çelik

"Onları bana getirin!" (diye emretti) ve bacakları ile boyunlarını (şefkatle) sıvazlamaya başladı.


Çeviri : Muhammed Esed

Dedi ki: «Onları bana iade ediniz.» Hemen bacaklarını ve boyunlarını silip okşadı.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

"Onları bana getirin!" (dedi). Bacaklarını ve boynunu okşamaya başladı.


Çeviri : Ömer Öngüt

Onları bana getirin, demiş, getirilince de ayaklarını ve boyunlarını okşamıştı.


Çeviri : Şaban Piriş

(32-33) Onlarla ilgilenip "Ben Rabbimi hatırlattıkları için güzel şeyleri severim." dedi ve onlar gözden kayboluncaya dek onları seyredip durdu. Sonra: "Onları tekrar bana getirin!" deyip bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.


Çeviri : Suat Yıldırım

"Onları bana getirin" (dedi), bacaklarını ve boyunlarını okşamağa başladı.


Çeviri : Süleyman Ateş

«Onları bana geri getirin» (dedi). Sonra da (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Onları bana getirin' dedi. Sonra onların boyunlarını ve bacaklarını okşadı.


Çeviri : Ümit Şimşek

"Geri getirin bana onları!" dedi. Bacaklarını, boyunlarını sıvazlamaya başladı.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk