38 / SAD - 36

فَسَخَّرْنَا لَهُ ٱلرِّيحَ تَجْرِى بِأَمْرِهِۦ رُخَآءً حَيْثُ أَصَابَ

Orjinal

Fe sehharnâ lehur rîha tecrî bi emrihî ruhâen haysu esâb(esâbe).

1. fe : o zaman, böylece
2. sahharnâ : biz musahhar kıldık, emre amade kıldık
3. lehu : ona ait, onun
4. er rîha : rüzgâr
5. tecrî : akar
6. bi emri-hi : onun emrine
7. ruhâen : yumuşak, hafif
8. haysu : yerden
9. esâbe : isabet etti, irade etti, diledi

Çeviri : Transliteral

Ve ona rüzgârı râm etmiştik de emriyle dilediği yere hafif hafif esip giderdi.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Bunun üzerine rüzgarı O'nun emrine verdik ki, O'nun emriyle istediği yöne doğru, tatlı tatlı eserdi.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Bunun üzerine biz rüzgarı onun emrine verdik. Onun emriyle istediği yere yumuşacık akardı.


Çeviri : Adem Uğur

Bunun üzerine rüzgârı (gibi akıp gideni) Onun hizmetine verdik; Onun emriyle, dilediği yere, hiçbir şeyi sarsmadan - yıkmadan akıp giderdi.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Bunun üzerine, biz rüzgârı onun faydalanması için koyduğumuz kurala boyun eğdirdik. Onun yaptığı plan dahilinde, ulaşması gereken hedefe doğru kolayca akar giderdi.


Çeviri : Ahmet Tekin

Böylece biz de rüzgârı onun buyruğuna verdik. Onun emriyle dilediği tarafa yumuşak bir şekilde akıp gidiyordu.


Çeviri : Ahmet Varol

Böylece rüzgarı onun buyruğu altına verdik. Onun emriyle dilediği yöne yumuşakça eserdi.


Çeviri : Ali Bulaç

Bunun üzerine rüzgârı onun emrine bağlı kıldık; emriyle istediği yere rahatça akar giderdi.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine biz, rüzgârı onun emrine verdik. Onun emriyle istediği yöne doğru tatlı tatlı esiyordu.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(36-38) Bunun uzerine Biz de, istedigi yere onun buyrugu ile kolayca giden ruzgari, bina kuran ve dalgiclik yapan seytanlari, demir halkalarla bagli digerlerini onun buyrugu altina verdik.


Çeviri : Bekir Sadak

Rüzgârı onun emrine verdik. Rüzgâr Onun emriyle tatlı tatlı istediği yana eserdi.


Çeviri : Celal Yıldırım

Böylece rüzgârı onun emrine verdik. Onun emriyle dilediği yöne yumuşakça eserdi.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Biz de rüzgârı onun buyruğuna verdik. Rüzgâr, onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi.


Çeviri : Diyanet İşleri

(36-38) Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(36-38) Bunun üzerine biz de, istediği yere onun emriyle kolayca giden rüzgârı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğer yaratıkları onun emrine verdik.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Bunun üzerine komutuyla hareket eden rüzgarı onun emrine verdik. Dilediği yere yağmur yağdırırdı.


Çeviri : Edip Yüksel

Bunun üzerine ona rüzgârı müsahhar ettik, emriyle istediği yere yumuşacık cereyan ederdi


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine Biz rüzgarı onun emrine verdik. Emriyle istediği yere yumuşacık akardı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine biz rüzgarı onun emrine verdik. Onun emriyle istediği yere yumuşacık akardı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Bunun üzerine Süleyman'ın buyruğu ile istediği yere kolayca giden rüzgârı emrine verdik.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Böylece rüzgarı onun kullanımına / boyunduruğuna verdik. Onun buyruğuyla dilediği yöne yumuşakça eserdi.


Çeviri : Gültekin Onan

Bunun üzerine biz de ona rüzgârı müsahhar etdik ki bu, onun emriyle, onun dilediği yere yumuşacık akar giderdi.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine rüzgârı ona boyun eğdirdik; onun emriyle istediği yere yumuşak olarak akıp giderdi.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine Biz de rüzgarı emrine verdik. Emri ile istediği yere kolayca giderdi.


Çeviri : İbni Kesir

Bunun üzerine rüzgârı ona musahhar (emre amade) kıldık. Onun emri ile dilediği yere hafif hafif eserek giderdi.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Böylece biz, rüzgârı onun buyruğu altına verdik. Onun emriyle dilediği yöne yumuşakça eserdi.


Çeviri : Kadri Çelik

Bunun üzerine rüzgarı o'nun emrine verdik ki o'nun direktifi ile istediği yöne doğru kolayca essin;


Çeviri : Muhammed Esed

(36-37) Artık onun için rüzgarı musahhar kıldık, O'nun emriyle dilediği yere mülâyemetle akar giderdi. Şeytanları da, herbir bina yapıcı ve dalgıç olanı da (musahhar kıldık).


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Biz rüzgârı onun emrine verdik, onun emri ile istediği yere akıp gidiyordu.


Çeviri : Ömer Öngüt

Rüzgarı ona boyun eğdirmiştik. Emri ile dilediği yere yumuşak bir şekilde eserdi.


Çeviri : Şaban Piriş

Biz rüzgârı onun emrine verdik. Rüzgâr, onun emriyle istediği yere tatlı tatlı eserdi.


Çeviri : Suat Yıldırım

Biz, rüzgârı ona boyun eğdirdik. Onun buyruğuyla, onun istediği yere tatlı tatlı eserdi.


Çeviri : Süleyman Ateş

Böylece biz, rüzgârı onun buyruğu altına verdik. Onun emriyle dilediği yöne yumuşakça eserdi.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Biz de rüzgârı ona boyun eğdirdik ki, onun emriyle istediği yöne doğru tatlı tatlı eserdi.


Çeviri : Ümit Şimşek

Bunun üzerine, rüzgârı onun emrine verdik; onun emriyle onun istediği yere uysal uysal/tatlı tatlı akıp giderdi.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk