38 / SAD - 39

هَٰذَا عَطَآؤُنَا فَٱمْنُنْ أَوْ أَمْسِكْ بِغَيْرِ حِسَابٍ

Orjinal

Hâzâ atâunâ femnun ev emsik bi gayri hisâb(hisâbin).

1. hâzâ : bu
2. atâu-nâ : bizim atâmız, ihsanımız
3. femnun : artık ni'metlendir, ver, lütufta bulun
4. ev : veya
5. emsik : tut
6. bi gayri : olmaksızın
7. hisâbin : hesap

Çeviri : Transliteral

Bu, bizim vergimizdir demiştik, istersen sayısız olarak sen de ihsân et; istersen elini yum, verme.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ve O'na “Bu devlet ve bu saltanat bizim sana hediyemizdir. Sana verilen bu nimetlerden dilediğine hesapsız ver, veya elinde tut serbestsin” dedik.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

İşte bu bizim bağışımızdır. İster ver, ister (elinde) tut; hesapsızdır dedik.


Çeviri : Adem Uğur

"İşte bu (sana özel tasarruf edeceğin mülk) bizim hibemizdir; öyleyse ister ver ister verme, sınırsızca kullan!"


Çeviri : Ahmed Hulusi

İşte bunlar bizim ihsanımız. Artık ister başkalarına ikram et. İster elinde tut. Bunun hesabı sana sorulmayacak.


Çeviri : Ahmet Tekin

Bu bizim ihsanımızdır. Artık dilediğine ver veya tut. (Bunun) bir hesabı yoktur.


Çeviri : Ahmet Varol

"İşte bu, bizim vergimizdir. (Ey Süleyman) Artık sen de hesaba vurmaksızın, ver ya da tut."


Çeviri : Ali Bulaç

(Biz buyurduk ki): “- Bu bizim ihsanımızdır. Artık dilediğine hesabsız olarak ver, yahud tut (verme, ey Süleyman).


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

İşte bu, bizim ihsanımızdır. “Sen onu ister dilediğine ver, ister verme, sorulmazsın” dedik.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

«ste Bizim bagisimiz budur; ister ver, ister tut, hesapsizdir.» dedik.


Çeviri : Bekir Sadak

(Ey Süleyman !) İşte bu bizim vergimizdir, sen de bol bol ver veya yanında tut, hesapsızdır.


Çeviri : Celal Yıldırım

(Ve ona dedik ki: Ey Süleyman!) “Bu Bizim lütfumuzdur. Onu hiçbir hesap yapmadan başkalarına dilediğin gibi vermen yahut elinde tutman sana kalmıştır!”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“İşte bu bizim ihsanımızdır. Artık sen de (istediğine) hesapsızca ver yahut verme” dedik.


Çeviri : Diyanet İşleri

'İşte Bizim bağışımız budur; ister ver, ister tut, hesapsızdır.' dedik.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

«İşte bu bizim bağışımızdır. İster ver, ister (elinde) tut; hesapsızdır» dedik.


Çeviri : Diyanet Vakfı

'Bu bizim bağışımızdır. İster ver, ister tut, tükenmez.'


Çeviri : Edip Yüksel

Bu işte, dedik: bizim atâmız artık diler kerem et, diler imsâk, hisabı yok.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

İşte bu bizim ihsanımızdır. Artık dilersen başkasına ver, dilersen verme. Hesabı yok, dedik.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«İşte bu, bizim ihsanımızdır. Artık sen dilersen başkalarına ver veya verme. Bundan hesaba çekilmeyeceksin» dedik.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

İşte bizim bağışımız budur; «ister ver, ister tut, hesapsızdır» dedik.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"İşte bu, bizim vergimizdir. (Ey Süleyman) Artık sen de hesaba vurmaksızın, ver ya da tut."


Çeviri : Gültekin Onan

(Dedik ki:) «Bu, bizim vergimizdir. Artık (dilediğine) hesabsız ver, yahud tut (kıs)».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Bu bizim ihsânımızdır; artık ister (dilediğine) hesabsız olarak ver, ister tut!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Bu, bizim bağışımızdır. Artık ister hesabsızca ver, ister tut.


Çeviri : İbni Kesir

Bunlar bizim atâmızdır (ihsanımızdır, verdiklerimizdir). Artık dilediğine hesapsız ver veya verme.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“İşte bu, bizim hesapsız ihsanımızdır. (Ey Süleyman!) Artık dilersen (başkalarına) ihsan et, dilersen de (elinde) tut.”


Çeviri : Kadri Çelik

(Ve ona dedik:) "Bu Bizim hediyemizdir, onu hiçbir hesap yapmadan başkalarına dilediğin gibi vermen yahut elinde tutman sana kalmıştır!"


Çeviri : Muhammed Esed

(Dedik ki:) «Bu Bizim ihsanımızdır. Artık dilediğine hesapsız ikram et ve tutuver.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

İşte bu bizim bağışımızdır. Sen de bol bol ver, veya yanında tut, hesapsızdır.


Çeviri : Ömer Öngüt

Bu, bizim hesapsız bağışımızdır. İster ver, ister tut.


Çeviri : Şaban Piriş

Buyurduk: "Süleyman! İşte bu, sana ihsanımızdır. İster dağıt, ister yanında tut, bu hesapsızdır."


Çeviri : Suat Yıldırım

"Bu bizim ihsânımızdır. Artık dilediğine ver veya verme, hesapsızdır." (dedik).


Çeviri : Süleyman Ateş

«İşte bu, bizim vergimizdir. (Ey Süleyman) Artık sen de hesaba vurmaksızın, ver ya da tut.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Bu bizim armağanımızdır,' dedik. 'İster ver, ister tut; hesabı sorulmaz.'


Çeviri : Ümit Şimşek

Bu, bizim lütfumuzdur; ister ver, ister elinde tut. Hesap yok...


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk