38 / SAD - 57

هَٰذَا فَلْيَذُوقُوهُ حَمِيمٌ وَغَسَّاقٌ

Orjinal

Hâzâ fel yezûkûhu hamiymun ve gassâk(gassâkun).

1. hâzâ : bu
2. fe : o zaman, böylece
3. el yezûkû-hu : onu tatsınlar
4. hamîmun : kaynar su
5. ve gassâkun : ve irin

Çeviri : Transliteral

İşte budur azap, artık tatsınlar gâyet sıcak ve gâyet soğuk suları.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

İşte bu, böyleleri içindir. Öyleyse bırak tatsınlar o kaynar suyu ve pis kokulu irini.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

İşte bu; kaynar su ve irindir. Onu tatsınlar


Çeviri : Adem Uğur

İşte bu! Tatsınlar onu! Kaynar su (yakıcı benlik fikirleri) ve irindir (bedensellik kabulünün getirisi fiillerin yaşatacağı olaylar)!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Bu günahkârlar içindir; artık tatsınlar bunu, kaynar su ve irini.


Çeviri : Ahmet Tekin

İşte bu. Onu tatsınlar. Kaynar su ve irin(dir.


Çeviri : Ahmet Varol

İşte bu; tatsınlar onu: Kaynar su ve irin.


Çeviri : Ali Bulaç

İşte bu, kâfirlere... Artık tadsınlar kaynar sudan ve irinden ibaret Cehennem azabını...


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

İşte bu, kaynar su ve irindir. Onu tatsınlar.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Iste bu kaynar su ve irindir, artik onu tatsinlar.


Çeviri : Bekir Sadak

İşte kaynar su ve irin, tadsınlar onu..


Çeviri : Celal Yıldırım

(57-58) İşte kaynar su ve irin, tatsınlar onu. Ve daha bunlara benzer başka azaplar da vardır.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

İşte (azap), onu tatsınlar: Bir kaynar su ve bir irin.


Çeviri : Diyanet İşleri

İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

İşte bu; kaynar su ve irindir. Onu tatsınlar.


Çeviri : Diyanet Vakfı

İşte onu tatsınlar: Kaynar su ve irin.


Çeviri : Edip Yüksel

İşte, artık tatsınlar onu bir hamîm ve bir ğassâk


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

İşte kaynar su ve irin; tatsınlar onu.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

İşte artık tatsınlar onu ki, o kaynar su ve irindir.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

İşte bu; tatsınlar onu: Kaynar su ve irin.


Çeviri : Gültekin Onan

İşte o azâbı, (evet) onu tatsınlar (ki bu) kaynar su ve irindir.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Bu (böyledir!) İşte tatsınlar onu; bir kaynar su ve bir irin!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

İşte şu, kaynar su ve irin. Tatsınlar onu.


Çeviri : İbni Kesir

(Cehennemdekilerin durumu) bu, böylece artık hamîmi (kaynar su) ve gassak’ı (irini) tatsınlar.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

İşte bu kaynar su ve irindir; artık onu içmeleri gerekir.


Çeviri : Kadri Çelik

Bu, (işte böyleleri içindir,) öyleyse bırak tatsınlar: yakıcı bir ümitsizlik ve buz gibi bir karanlık,


Çeviri : Muhammed Esed

(56-58) Cehennem vardır. Ona yaslanacaklardır. Artık ne fena döşek. İşte o. Artık onu tatsınlar. Son derece sıcaktır ve gövdelerden çıkan irindir. Ve onun şeklinden başkaca da çiftler vardır.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

İşte kaynar su ve irin! Tadsınlar onu!


Çeviri : Ömer Öngüt

İşte bu azap! tatsınlar onu, kaynar su ve irin!


Çeviri : Şaban Piriş

Bu böyledir! İşte tatsınlar bakalım o kaynar suları ve irinleri!


Çeviri : Suat Yıldırım

İşte onu tadsınlar: Kaynar ve kokuşmuş sudur!


Çeviri : Süleyman Ateş

İşte bu; tatsınlar onu: Kaynar su ve irin.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

İşte kaynar su ile irin; tatsınlar onu!


Çeviri : Ümit Şimşek

İşte burada! Hadi, tatsınlar onu: Kaynar su, kokuşmuş irin.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk