38 / SAD - 61

قَالُوا۟ رَبَّنَا مَن قَدَّمَ لَنَا هَٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِى ٱلنَّارِ

Orjinal

Kâlû rabbenâ men kaddeme lenâ hâzâ fe zidhu azâben dı’fen fîn nâr(nâri).

1. kâlû : dediler
2. rabbe-nâ : Rabbimiz
3. men : kimse, kişi
4. kaddeme : takdim etti, sebep oldu
5. lenâ : bizim
6. hâzâ : bu
7. fe : o zaman, böylece
8. zid-hu : onu, ona arttır
9. azâben : azap
10. dı'fen : iki kat, kat kat
11. : içinde, vardır
12. en nâri : ateş

Çeviri : Transliteral

Rabbimiz diyecekler, kim bizi buna uğrattıysa ateşte, azâbını bir kat daha arttır onun.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ve “Ey Rabbimiz!” diye yalvaracaklar. “Bunu kim başımıza getirdiyse, onun ateş içindeki azabını kat kat artır.”


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Yine onlar: Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim getirdiyse onun ateşteki azabını iki kat artır! derler.


Çeviri : Adem Uğur

Dediler ki: "Rabbimiz! Bunu bize kim önermişse, onun yanma azabını bir kat daha arttır. "


Çeviri : Ahmed Hulusi

Tâbi olan halk:'Ey Rabbimiz, bu cehennem azabını başımıza getirenlerin cehennemdeki cezasını kat kat artır.' derler.


Çeviri : Ahmet Tekin

Derler ki: 'Ey Rabbimiz! Bunu bizim başımıza kim getirdiyse onun ateşteki azabını kat kat artır.'


Çeviri : Ahmet Varol

Derler ki: "Rabbimiz, kim bunu bizim önümüze sürdüyse, ateşteki azabını kat kat arttır."


Çeviri : Ali Bulaç

(Yine devamla şöyle) derler: “- Ey Rabbimiz! Bu azabı bizim önümüze kim geçirdi ise, onun ateşteki azabını kat kat artır.”


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

“Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim getirdiyse, onun ateşteki azabını iki kat arttır!” derler.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

«ORabbimiz! bunu kim basimiza getirdiyse, ateste onun azabini kat kat artir» derler.


Çeviri : Bekir Sadak

Ey Rabbimiz ! Bizi buraya çekip düşüren kimseye, evet onlara ateşte azabı kat kat artır.


Çeviri : Celal Yıldırım

(60-61) (Kendilerine uyanlar da:) “Hayır, asıl size merhaba yok! Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü bir yerdir! Ey Rabbimiz! Bunu kim başımıza getirdiyse, ateşte onun azabını kat kat artır” diyecekler.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır.”


Çeviri : Diyanet İşleri

'Rabbimiz! Bunu kim başımıza getirdiyse, ateşte onun azabını kat kat artır' derler.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Yine onlar: Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim getirdiyse onun ateşteki azabını iki kat artır! derler.


Çeviri : Diyanet Vakfı

'Rabbimiz, kim bizi bu duruma soktuysa onun cezasını ateşte ikiye katlayarak arttır,' diye eklerler.


Çeviri : Edip Yüksel

Ya rabbenâ derler: bize bunu takdim edene ateşde azâbı hemen kat kat artır


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Rabbimiz, bize bunu hazırlayanın ateşteki azabını kat kat artır, derler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«Ey Rabbimiz! Bize bunu takdim edenin ateşteki azabını kat kat artır» derler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

«Rabb'imiz! Bunu kim başımıza getirdiyse, ateşte onun azabını kat kat artır» derler.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Derler ki: "Rabbimiz, kim bunu bizim önümüze sürdüyse, ateşteki azabını kat kat arttır."


Çeviri : Gültekin Onan

(Yine) onlar derler: «Ey Rabbimiz, bunu bizim önümüze kim getirdiyse onun ateş içindeki azabını katmerli olarak artır».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(Yine onlar:) 'Rabbimiz! Bunu bizim başımıza kim takdîm etti (getirdi) ise, artık ona ateşteki azâbı bir kat daha artır!' derler.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Dediler ki: Rabbımız; bizi buraya kim sürdüyse ona ateşteki azabını kat kat arttır.


Çeviri : İbni Kesir

"Rabbimiz, bunu bize kim takdim ettiyse (biz buraya kimin yüzünden geldiysek) ona, ateşte azabı kat kat arttır." dediler.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Rabbimiz! Kim bunu bizim önümüze sürdüyse, onun ateşteki azabını kat kat arttır.” derler.


Çeviri : Kadri Çelik

(Ve) "Ey Rabbimiz!" diye yalvaracaklar, "Bunu kim başımıza getirdiyse onun ateş içindeki azabını kat kat artır!"


Çeviri : Muhammed Esed

(59-61) Şunlar, sizinle beraber (ateşe) dalıvermiş bir gürûhtur. Onlara bir merhaba yok. Muhakkak ki, onlar ateşe gidicilerdir. (Onlar da) Derler ki: «Hayır. Sizlersiniz (O bedduaya daha müstehak). Sizin için merhaba yoktur, belki o küfrü bizim için siz takdim ettiniz. Artık ne fena karargâh (O ateş!)» Derler ki: «Ey Rabbimiz! Bize bunu kim takdim etti ise imdi onun için ateşte azabı kat kat artır.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Yine onlar: "Ey Rabbimiz! Bunu bizim başımıza kim getirdiyse, ateşte azabını kat kat artır!" derler.


Çeviri : Ömer Öngüt

-Rabb’imiz, derler. Bunu kim bizim önümüze getirdiyse, onun azabını ateşte kat kat artır.


Çeviri : Şaban Piriş

Sonra hep birden dua edip derler ki: "Ya Rabbena, kim bunları önümüze yığdı ise, Sen onun azabını kat kat artır!"


Çeviri : Suat Yıldırım

(Ve hepsi birbiri aleyhine du'â ederek): "Rabbimiz, bunu bizim önümüze kim getirdiyse onun ateşteki azâbını bir kat daha artır!" dediler.


Çeviri : Süleyman Ateş

Derler ki: «Rabbimiz, kim bunu bizim önümüze sürdüyse, onun ateşteki azabını kat kat arttır.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Rabbimiz,' derler. 'Kim bunu başımıza getirdiyse, Sen ona ateşten kat kat azap ver!'


Çeviri : Ümit Şimşek

Şöyle yakardılar: "Rabbimiz, bunu bizim önümüze çıkaranın ateşteki azabını bir kat daha artır."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk