37 / SAFFAT - 14

وَإِذَا رَأَوْا۟ ءَايَةً يَسْتَسْخِرُونَ

Orjinal

Ve izâ raev âyeten yesteshırûn(yesteshırûne).

1. ve izâ : ve o zaman, olunca
2. raev : gördüler
3. âyeten : âyet, delil, kanıt
4. yesteshırûne : alay ediyorlar

Çeviri : Transliteral

Ve bir delil gördüler mi alay etmeye kalkarlar.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ve bir delil gördüler mi, onunla alay etmeye kalkarlar.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Bir mucize görseler alay ederler.


Çeviri : Adem Uğur

Bir işaret gördüklerinde, alaya alırlar.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Muhammed’in hak peygamber olduğu ile ilgili bir mûcize delili, Kur’ân’ı gördükleri zaman da alaya alırlar.


Çeviri : Ahmet Tekin

Bir ayet (mucize) gördüklerinde alaya alırlar.


Çeviri : Ahmet Varol

Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar.


Çeviri : Ali Bulaç

Bir mucize gördükleri vakit de eğlenceye alıyorlar.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Bir âyet görseler, alay ediyorlar.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Bir mucize gorduklerinde onu eglenceye alirlar.


Çeviri : Bekir Sadak

Bir acık belge (delil veya mu'cize) görseler, onunla alay ederler.


Çeviri : Celal Yıldırım

(14-15) Bir mucize görseler onunla alay ederler. Ve “Bu apaçık büyüdür” derler.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.


Çeviri : Diyanet İşleri

Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Bir mucize görseler alay ederler.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Bir delil gördüklerinde onu alaya alıyorlar.


Çeviri : Edip Yüksel

Bir mu'cize gördükleri vakıt da eğlence yerine tutuyorlar


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Bir mucize gördükleri zaman da alaya alıyorlar.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Bir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Bir mucize görseler onunla alay ederler.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Bir ayet gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar.


Çeviri : Gültekin Onan

Bir mu'cize gördükleri vakit (onu) eğlenceye tutarlar.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Ve bir mu'cize gördükleri zaman, (onunla) alay etmek istiyorlar.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Bir ayet gördüklerinde, onu eğlenceye alırlar.


Çeviri : İbni Kesir

Ve bir âyet (mucize) gördükleri zaman alay ederler.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Bir ayet (mucize) gördüklerinde de alay konusu edinip eğleniyorlar.


Çeviri : Kadri Çelik

ve bir (ilahi) mesajla muhatab olduklarında onu küçümserler


Çeviri : Muhammed Esed

(12-14) Evet. Sen taaccüp ettin. Onlar ise istihzâda bulunurlar. Ve onlara nasihat verildiği zaman, düşünüp nasihat kabul etmezler. Ve bir mûcize gördükleri vakit de onunla istihzâ eder dururlar.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Bir âyet (mucize) gördüklerinde alaya kalkışırlar.


Çeviri : Ömer Öngüt

Bir ayet gördükleri zaman onunla alay ediyorlar.


Çeviri : Şaban Piriş

(14-17) Gerçeği gösteren bir delil veya bir mûcize görseler, başkalarını da onunla alay etmeye çağırır ve "Bu, derler, besbelli bir sihir! Demek biz öldükten, hem de çürümüş kemik ve toz toprak haline geldikten sonra, biz mi dirilecek mişiz! Gelmiş geçmiş babalarımız ve dedelerimiz de mi dirilecekler!"


Çeviri : Suat Yıldırım

Bir mu'cize görseler, alay ediyorlar.


Çeviri : Süleyman Ateş

Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Bir âyet gördüklerinde de alaya alıyorlar.


Çeviri : Ümit Şimşek

Bir ayetle yüzyüze geldiklerinde, dudak büküp eğleniyorlar.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk