37 / SAFFAT - 29

قَالُوا۟ بَل لَّمْ تَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

Orjinal

Kâlû bel lem tekûnû mû’minîn(mû’minîne).

1. kâlû : dediler
2. bel : hayır, bilâkis
3. lem tekûnû : olmadınız
4. mû'minîne : mü'minler

Çeviri : Transliteral

Hayır derler öbürleri, siz inanmamıştınız.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ötekiler de: “Zaten siz, inanan kimseler değildiniz.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

(Ötekiler de:) "Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz".


Çeviri : Adem Uğur

(Onlar da) dediler ki: "Hayır, siz iman etmediniz (bildirilenlere)!"


Çeviri : Ahmed Hulusi

Güç ve iktidar sahipleri de:'Aksine, siz zaten inanmamıştınız.' diyorlar.


Çeviri : Ahmet Tekin

(Ötekiler de) derler ki: 'Hayır siz zaten mü'minler değildiniz.


Çeviri : Ahmet Varol

(Diğerleri de:) "Hayır" derler. "Zaten sizler mü'min kimseler değildiniz."


Çeviri : Ali Bulaç

(Öncüler de yardakçılarına cevap verib şöyle) diyecekler: “- Hayır, doğrusu siz Allah’a iman etmemiştiniz.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Uyulanlar da şöyle diyecekler: “Siz zaten inanmıyordunuz.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Onlar da soyle derler: «Hayir; siz inanmis kimseler degildiniz.»


Çeviri : Bekir Sadak

(Diğerleri), yok, sizler aslında inanmamıştınız.


Çeviri : Celal Yıldırım

(29-30) (Diğerleri de onlara) şöyle derler: “Hayır, siz zaten inanan kimseler değildiniz. Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu. Siz kendiniz azgın bir toplumdunuz.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Diğerleri de onlara şöyle derler: “Hayır, siz zaten mü’min kimseler değildiniz.”


Çeviri : Diyanet İşleri

Onlar da şöyle derler: 'Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz.'


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(29-30) (Ötekiler de:) «Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz. Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yok. Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz.»


Çeviri : Diyanet Vakfı

Derler ki, 'Aslında siz inanmış kimseler değildiniz.'


Çeviri : Edip Yüksel

Yok, diyorlardır: siz inanmamıştınız


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

(Bunlar da): «Hayır, siz inanmamıştınız,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

(İleri gelenler de) derler ki: «Hayır, siz inanmamıştınız.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar da şöyle derler: «Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz.»


Çeviri : Fizilal-il Kuran

(Diğerleri de:) "Hayır" derler. "Zaten sizler inançlılar / inançlı olmuşlar değildiniz."


Çeviri : Gültekin Onan

(Metbu'ları da:) «Hayır, siz (esasen) îman ediciler değildiniz», derler,


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(O reisler ise) derler ki: 'Bil'akis, (siz zâten) mü’min kimseler olmamıştınız.'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Onlar da derler ki: Hayır, siz zaten iman edenler olmamıştınız.


Çeviri : İbni Kesir

"Hayır, siz mü’min olmamıştınız (Allah’a ulaşmayı dilememiştiniz)." dediler (derler).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

(Diğerleri de:) “Hayır” derler. “Zaten sizler müminler değildiniz.”


Çeviri : Kadri Çelik

Ötekiler, "Hayır" diyecekler, "aslında siz kendiniz imandan zerre kadar nasip almamıştınız!


Çeviri : Muhammed Esed

Metbû bulunanlar da derler ki: «Hayır. Siz mü'min kimse olmuş değildiniz.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: "Hayır! Zaten siz inanan kimseler değildiniz. "


Çeviri : Ömer Öngüt

Diğerleri de derler ki; -Hayır, siz inanan kimseler değildiniz.


Çeviri : Şaban Piriş

(29-32) "Hayır, bilakis! derler öbürleri, siz zaten iman eden kimseler değildiniz. Hem bizim, sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu ki! Bilakis, siz azgın bir gürûh idiniz!" "Ne dersek boş! Artık Rabbimizin azap hükmü hakkımızda kesinleşti. Biz hak ettiğimiz cezayı mutlaka tadacağız. Evet, sizi biz kışkırttık, çünkü biz de azmış durumdaydık."


Çeviri : Suat Yıldırım

(Ötekiler de): "Hayır, dediler, zaten siz kendiniz inanan insanlar değildiniz."


Çeviri : Süleyman Ateş

(Diğerleri de:) «Hayır» derler. «Zaten sizler mü'min olanlar değildiniz.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Diğerleri de 'Siz zaten inanmamıştınız ki,' diye cevap verirler.


Çeviri : Ümit Şimşek

Ötekiler dediler: "Hayır, siz zaten inanmıyordunuz?"


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk