37 / SAFFAT - 41

أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَّعْلُومٌ

Orjinal

Ulâike lehum rizkun ma’lûm(ma’lûmun).

1. ulâike : işte onlar
2. lehum : onlarındır, onlar için vardır
3. rizkun : bir rızık
4. ma'lûmun : bilinen

Çeviri : Transliteral

Öyle kişilerdir onlar ki onlaradır mâlum rızık.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Öteki dünyada o samimi kullar için, özellikleri belli, yani yabancısı olmadıkları rızıklar vardır.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Bunlar için bilinen bir rızık vardır.


Çeviri : Adem Uğur

İşte onlar için bilinen (takdir edilmiş olan) bir rızık vardır.


Çeviri : Ahmed Hulusi

İşte onlara görünüşü, tadı, kokusu belirlenmiş dillere destan rızıklar var.


Çeviri : Ahmet Tekin

İşte onlar için bilinen bir rızık vardır.


Çeviri : Ahmet Varol

İşte onlar; onlar için bilinen bir rızık vardır.


Çeviri : Ali Bulaç

İşte bunlar için, (özellikleri) belli bir rızık vardır:


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Bunlar için bilinen bir rızık vardır.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(41-44) Iste bildirilen rizik ve meyveler onlaradir. Nimet cennetlerinde, karsilikli tahtlar uzerinde kendilerine ikram olunur.


Çeviri : Bekir Sadak

İşte bunlar için bilinen, belirlenen bir rızık vardır;


Çeviri : Celal Yıldırım

(41-44) İşte onlar için belirlenmiş bir rızık, türlü meyveler vardır. Onlar nimetlerle dolu cennetlerde, birbirlerine karşı tahtlar üzerinde (otururlarken) kendilerine sürekli ikramda bulunulur.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(41-42) İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.


Çeviri : Diyanet İşleri

(41-44) İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(41-44) Bunlar için bilinen bir rızık, türlü meyveler vardır. Naîm cennetlerinde karşılıklı koltuklar üzerine kurulmuş oldukları halde kendilerine ikram edilir.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Onlar bilinen bir rızkı haketmişlerdir.


Çeviri : Edip Yüksel

Onlar için bir «ma'lûm rızık» var


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

İşte onlar için belli bir rızık vardır.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

İşte onlar için belli bir rızık vardır.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar için bilinen rızık vardır.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

İşte onlar; onlar için bilinen bir rızık vardır.


Çeviri : Gültekin Onan

Onlar böyle. Onlar için (haassaları) ma'lûm bir rızık vardır.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(41-42) İşte onlar var ya, kendileri için ma'lûm bir rızık, türlü meyveler vardır. Ve onlar, ikrâm olunacak kimselerdir.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

İşte onlar için, ma'lum bir rızık vardır.


Çeviri : İbni Kesir

İşte onlar; onlar için malûm (bilinen) bir rızık vardır.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

İşte onlar için belli bir rızık vardır.


Çeviri : Kadri Çelik

(öteki dünyada) onlar için, yabancısı olmadıkları bir rızık hazırlanacaktır


Çeviri : Muhammed Esed

(40-42) Allah'ın ihlâsa erdirilmiş olan kulları müstesna. Onlar var ya, onlar için malûm rızk vardır. (Her nevi) Meyveler (vardır) ve onlar ikrâm olunmuşlardır.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar için bilinen bir rızık vardır.


Çeviri : Ömer Öngüt

Onlar için bilinen rızıklar vardır.


Çeviri : Şaban Piriş

(41-42) Onların, tarife hacet olmayan, her yönden mükemmel bir nasipleri vardır, onlara meyveler vardır. Ve onlar hep izzet ve ikramla ağırlanırlar.


Çeviri : Suat Yıldırım

Onlar için bilinen bir rızık vardır.


Çeviri : Süleyman Ateş

İşte onlar; onlar için bilinen bir rızık vardır.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Orada onlar için âşinâ rızıklar vardır.


Çeviri : Ümit Şimşek

Onlar için belirlenmiş bir rızık vardır.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk