37 / SAFFAT - 97

قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَٰنًا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ

Orjinal

Kâlûbnû lehu bunyânen fe elkûhu fîl cahîm(cahîmi).

1. kâlû : dediler
2. ibnû : bina edin, inşa edin
3. lehu : ona ait, onun
4. bunyânen : binalar
5. fe : o zaman, böylece
6. elkû-hu : onu atın, ilka edin, sürün
7. fî el cahîmi : alevli yanan ateşin içine

Çeviri : Transliteral

Onun için bir yapı yapın da demişlerdi, atın onu ateşe.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Bu olay ve sözler üzerine ileri gelenler şöyle bağrıştılar: “Bir odun yığını hazırlayın ve O'nu ateşin içine atın.”


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Onun için bir bina yapın ve derhal onu ateşe atın! dediler.


Çeviri : Adem Uğur

Dediler ki: "Onun için bir bina yapın da Onu, yakanın (ateşin) içine atın!"


Çeviri : Ahmed Hulusi

Onlar: 'Büyük ocaklar çatın, derhal onu alevlerin arasına atın.' dediler.


Çeviri : Ahmet Tekin

Dediler ki: 'Onun için bir bina yapın da kendisini (oradan) alevli ateşe atın.'


Çeviri : Ahmet Varol

Dediler ki: "Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın."


Çeviri : Ali Bulaç

(Onlar şöyle) dediler: “- İbrahim için (duvarla çevrili) bir bina yapın da, onu ateşe atın.”


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Kavmi, “Onun için bir yer yapın ve onu ateşe atın” dediler.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Putperestler: «Onun icin bir yapi yapin da onu oradan atesin icine atin» dediler.


Çeviri : Bekir Sadak

Onlar, «bunun için bir bina yapın da (içine odun yakın ve) kendisini o Cehennem gibi ateşe atın» dediler.


Çeviri : Celal Yıldırım

Puta tapanlar: “Onun için bir bina yapın da onu (içinde yakılan) ateşe atın” dediler.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Kavmi, “Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın” dedi.


Çeviri : Diyanet İşleri

Putperestler: 'Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın' dediler.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Onun için bir bina yapın ve derhal onu ateşe atın! dediler.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Dediler ki, 'Onun için bir yapı kurun ve onu ateşe atın.'


Çeviri : Edip Yüksel

Haydin dediler, bunun için bir bina yapın ve bunu ateşe atın


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Haydi, bunun için bir bina yapın ve bunu ateşe atın! dediler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Onlar: «Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın.» dediler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Puta tapanlar: «Onun için bir bina yapın da onu ateşe atın» dediler.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Dediler ki: "Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın."


Çeviri : Gültekin Onan

Dediler: «Onun için bir bina yapın da alevli ateşe atın onu».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(Onlar ise:) 'Onun için bir binâ yapın da, onu ateşe atın!' dediler.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Haydin; dediler, onun için bir bina yapın da onu alevli ateşe atın.


Çeviri : İbni Kesir

"Onun için yüksek binalar (mancınık) inşa edin. Sonra da onu alevlerle yanan ateşin içine atın!" dediler.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Dediler ki: “Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın.”


Çeviri : Kadri Çelik

Onlar, "Bir odun yığını hazırlayın ve o'nu yanan ateşin içine atın!" diye bağırdılar.


Çeviri : Muhammed Esed

Dediler ki: «Bunun için bir bina yapınız da bunu bir ateş içinde bırakınız.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: "Onun için bir bina yapın ve derhal onu ateşe atın!"


Çeviri : Ömer Öngüt

-Onun için bir bina yapın, onu ateşin içine atın! dediler.


Çeviri : Şaban Piriş

Sonunda: "Haydin, dediler, onun için bir odun yığını hazırlayın da onu ateşin içine atın!."


Çeviri : Suat Yıldırım

"Onun için bir bina yapın da onu (o binâda) ateşe atın" dediler.


Çeviri : Süleyman Ateş

Dediler ki: «Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'İbrahim için bir fırın yapın,' dediler. 'Ve onu ateşe atın.'


Çeviri : Ümit Şimşek

Dediler: "Şunun için bir bina yapın da bunu ateşin ortasına fırlatın!"


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk