91 / ŞEMS - 10

وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا

Orjinal

Ve kad hâbe men dessâhâ.

1. ve kad : ve olmuştur
2. hâbe : heba oldu, hüsrana uğradı
3. men : kimse, kişi
4. dessâ-hâ : onun kusurlarını örtmeye çalıştı

Çeviri : Transliteral

Ve andolsun ki kim, özünü kirletmiş, kötülüğe gömmüşse ziyana girmiştir.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ve kim de benliğini ve özünü inkâr ve isyanla kirletmiş kötülüklere gömmüşse, ziyan ve kayıptadır.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


Çeviri : Adem Uğur

Onu (bilincini) gömüp gizleyerek (bilinçsizce - dürtüleriyle tabiatına uyarak) yaşayan ise gerçekten kaybetmiştir.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Nefsini korumayıp, günahlarla alçaltarak kirleten, fesada uğratan hilekâr kimseler zarar edip hüsrana uğradı.


Çeviri : Ahmet Tekin

Onu (kötülüklerin kirleriyle) örtense kaybetmiştir.


Çeviri : Ahmet Varol

Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp saran da elbette yıkıma uğramıştır.


Çeviri : Ali Bulaç

Ve hüsrana uğramıştır, (Allah’ın) azdırdığı kimse...


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(9-10) Nefsini arındıran, kurtuluşa ermiştir. Nefsini karanlığa gömen ise kayıptadır.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Kendini fenaliklara gomen kimse de ziyana ugramistir.


Çeviri : Bekir Sadak

Ve kendini (inkâr ve günah ile) örtüp (karanlıklara) gömen kimse hüsrana uğramıştır.


Çeviri : Celal Yıldırım

Onu (isyan ve günahla) kötülüğe gömen ise mahvolmuştur.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır.


Çeviri : Diyanet İşleri

Kendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Onu başıboş bırakan ise zarar etmiştir.


Çeviri : Edip Yüksel

Ve ziyan etmiştir onu kirletip gömen


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Onu kirletip gömen de ziyan etmiştir!


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Onu kirletip gömen de ziyan etmiştir.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Kendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp saran da elbette yıkıma uğramıştır.


Çeviri : Gültekin Onan

onu alabildiğine örten kişi ise elbette ziyana uğramışdır.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Onu (isyânıyla) örten ise, mutlaka hüsrâna uğramıştır!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Ve onu örtüp kirleten ise muhakkak ziyana uğramıştır.


Çeviri : İbni Kesir

Ve kim, onun (nefsinin) kusurlarını örtmeye çalıştıysa (nefsini tezkiye etmemiş ise) hüsrana uğramıştır.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Ve onu (günahlarla) örtüp gömen de elbette yıkıma uğramıştır.


Çeviri : Kadri Çelik

onu (karanlığa) gömen ise hüsrandadır.


Çeviri : Muhammed Esed

(9-10) Nefsini temizlemiş olan şüphe yok ki, felâha ermiştir. Ve muhakkak ki, nefsini noksana düşüren de hüsrâna uğramıştır.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Onu kirletip örten kişi ise elbette ziyana uğramıştır.


Çeviri : Ömer Öngüt

Onu kötülüğe gömen ise mahvolmuştur.


Çeviri : Şaban Piriş

Onu günahlarla örten ise ziyana uğrar.


Çeviri : Suat Yıldırım

(Yaratıklara taparak) Onu alçaltan da ziyana uğramıştır.


Çeviri : Süleyman Ateş

Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp saran da elbette yıkıma uğramıştır.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Onu günaha gömen de hüsrana düşmüştür.


Çeviri : Ümit Şimşek

Onu kirletip örtense kayba uğramıştır.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk