91 / ŞEMS - 3

وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا

Orjinal

Ven nehâri izâ cellâhâ.

1. ve : ve
2. en nehâri : gündüz
3. izâ : olduğu zaman
4. cellâ-hâ : onu açığa çıkardı, izhar etti

Çeviri : Transliteral

Ve ışıdığı zaman güne.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

dünyayı aydınlattığı zaman gündüze,


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Onu açığa çıkarttığında gündüze,


Çeviri : Adem Uğur

Onu açığa çıkartan gündüze,


Çeviri : Ahmed Hulusi

Andolsun, güneşi açtığı zaman gündüze,


Çeviri : Ahmet Tekin

Onu açığa çıkardığı zaman gündüze,


Çeviri : Ahmet Varol

Onu (güneş) parıldattığı zaman gündüze,


Çeviri : Ali Bulaç

Güneş gündüzü açıb aydınlattığı zaman gündüze,


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(1-8) Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki, [762][763]


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Onu ortaya koyan gunduze,


Çeviri : Bekir Sadak

Güneşi açtığı zaman gündüze,


Çeviri : Celal Yıldırım

(Güneş) aydınlattığı zaman gündüze,


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,


Çeviri : Diyanet İşleri

Onu ortaya koyan gündüze,


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Onu açığa çıkaran gündüze,


Çeviri : Edip Yüksel

Ve gündüze: Açtığı zaman onu


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

onu açıp ortaya çıkardığında gündüze,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Güneş'i açıp ortaya çıkaran gündüze,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Onu ortaya koyan gündüze,


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Onu (güneş) parıldattığı zaman gündüze,


Çeviri : Gültekin Onan

ona parlaklık verdiği zaman gündüze,


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Ve onu (o güneşi) açığa çıkardığı zaman, gündüze!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Onu açığa çıkardığında gündüze,


Çeviri : İbni Kesir

Ve onu (güneşi) izhar ettiği zaman gündüze.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Ve güneşi açıp ortaya çıkardığı zaman gündüze.


Çeviri : Kadri Çelik

Dünyayı gün ışığına çıkaran gündüzü düşün,


Çeviri : Muhammed Esed

(1-3) Andolsun güneşe ve aydınlığa. Ve güneşe tâbi olduğu vakit kamere. Ve güneşi açıkladığı vakit gündüze.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Güneşi ortaya çıkaran gündüze andolsun!


Çeviri : Ömer Öngüt

Onu ortaya koyan gündüze.


Çeviri : Şaban Piriş

Dünyayı açığa çıkaran gündüz,


Çeviri : Suat Yıldırım

Güneşi ortaya çıkaran gündüze andolsun.


Çeviri : Süleyman Ateş

Onu (güneş) parıldattığı zaman gündüze,


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Ve dünyayı aydınlatan güne,


Çeviri : Ümit Şimşek

Onu iyice açtığı vakit gündüze,


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk