Abese ve tevellâ.


1. abese : kaşlarını çattı
2. ve tevellâ : ve yüz çevirdi

En câehul a’mâ.


1. en câe-hu : onun gelmesi
2. el a'mâ : görmeyen, kör, âmâ

Ve mâ yudrîke leallehu yezzekkâ.


1. ve : ve
2. mâ yudrî-ke : sen bilemezsin
3. lealle-hu : umulur ki o, böylece o
4. yezzekkâ : tezkiye olur, şirk ve günahlardan temizlenir

Ev yezzekkeru fe tenfeahuz zikrâ.


1. ev : veya
2. yezzekkeru : tezekkür eder, düşünür, öğüt alır
3. fe : o zaman, böylece
4. tenfea-hu : ona fayda verir
5. ez zikrâ : zikir, hatırlama

Emmâ menistagnâ.


1. emmâ : ama, ...ise
2. men(i) : kim
3. istagnâ : ihtiyaç hissetmedi, kendini müstağni gördü bir şeye muhtaç olmadığını sandı

Fe ente lehu tesaddâ.


1. fe : o zaman, böylece
2. ente : sen
3. lehu : ona ait, onun
4. tesaddâ : yüzünü dönüyorsun, yöneliyorsun

Ve mâ aleyke ellâ yezzekkâ.


1. ve : ve
2. mâ aleyke : senin üstüne değil, yoktur
3. ellâ yezzekkâ : onun tezkiye olmamasında

Ve emmâ men câeke yes’â.


1. ve emmâ : ve fakat, ama
2. men : kimse, kişi
3. câe-ke : sana geldi
4. yes'â : koşarak

Ve huve yahşâ.


1. ve huve : ve o
2. yahşâ : huşû duyar

Fe ente anhu telehhâ.


1. fe : o zaman, böylece
2. ente : sen
3. an-hu : ondan
4. telehhâ : aldırış etmiyorsun, ilgilenmiyorsun

Kellâ innehâ tezkirah(tezkiratun).


1. kellâ : hayır, asla, öyle değil
2. inne-hâ : muhakkak ki o
3. tezkiratun : bir zikirdir, öğüttür, nasihattir

Fe men şâe zekerah(zekerahu).


1. fe : o zaman, böylece
2. men : kimse, kişi
3. şâe : diledi
4. zekera-hu : onu zikretti, öğüt aldı

Fî suhufin mukerrameh(mukerrametin).


1. : içinde, vardır
2. suhufin : sahifeler
3. mukerrametin : kerim, şerefli, üstün olan

Merfûatin mutahherah(mutahheratin).


1. merfûatin : yükseltilmiş
2. mutahheratin : mutahhar kılınmış olan, temiz olan

Bi eydî seferah(seferatin).


1. bi : ile, ... e
2. eydî : eller
3. seferatin : sefir, elçi (kâtip)

Kirâmin berarah(beraratin).


1. kirâmin : şerefli, üstün, değerli
2. beraratin : birr sahipleri, hayır ve takva sahibi olanlar, sadık, dürüst olanlar

Kutilel insânu mâ ekferah(ekferahu).


1. kutile : öldürülürdü
2. el insânu : insan
3. : olmadı
4. ekfera-hu : o çok nankör

Min eyyi şey’in halakah(halakahu).


1. min : den
2. eyyi : hangi
3. şey'in : bir şey
4. halaka-hu : onu yarattı

Min nutfeh(nutfetin), halakahu fe kadderah(kadderahu).


1. min : den
2. nutfetin : nutfe, bir damla su
3. halaka-hu : onu yarattı
4. fe : o zaman, böylece
5. kaddera-hu : ona takdir etti

Summes sebîle yesserah(yesserahu).


1. summe : sonra
2. es sebîle : yol
3. yessera-hu : ona kolaylaştırdı

Summe emâtehu fe akberah(akberahu).


1. summe : sonra
2. emâte-hu : onu öldürdü
3. fe : o zaman, böylece
4. akbera-hu : onu kabire koydurdu

Summe izâ şâe enşerah(enşerahu).


1. summe : sonra
2. izâ : olduğu zaman
3. şâe : diledi
4. enşera-hu : onu diriltti

Kellâ lemmâ yakdı mâ emerah(emerahu).


1. kellâ : hayır, asla, öyle değil
2. lemmâ yakdı : kada etmedi, yerine getirmedi
3. : olmadı
4. emera-hu : ona emretti

Felyanzuril insânu ilâ taâmih(taâmihî).


1. fe li yanzuri : işte baksın
2. el insânu : insan
3. ilâ taâmi-hî : taamına, yemeğine

Ennâ sabebnel mâe sabbâ(sabben).


1. ennâ : nasıl
2. sabebnâ : akıttık
3. el mâe : su
4. sabben : akıtarak

Summe şekaknel arda şakkâ(şakkan).


1. summe : sonra
2. şakaknâ : yardık
3. el arda : arz, yeryüzü
4. şakkan : yararak, yarışla, öyle bir yarışla

Fe enbetnâ fîhâ habbâ(habben).


1. fe : o zaman, böylece
2. enbetnâ : yetiştirdik
3. fî-hâ : orada
4. habben : tane(ler)

Ve ineben ve kadbâ(kadben).


1. ve ineben : ve üzümler, bağlar
2. ve kadben : ve yoncalar

Ve zeytûnen ve nahlâ(nahlen).


1. ve zeytûnen : ve zeytin ağaçları, zeytinler
2. ve nahlen : ve hurma ağaçları, hurmalar

Ve hadâika gulbâ(gulben).


1. ve hadâika : ve bahçeler
2. gulben : sık ağaçlı, iç içe olmuş, dalları birbirine girmiş

Ve fâkiheten ve ebbâ(ebben).


1. ve fâkiheten : ve meyveler
2. kem : kaç tane, nice

Metâan lekum ve li en’âmikum.


1. metâan : meta, mal, fayda
2. lekum : sizin için, size
3. ve : ve
4. li : ... e, için
5. en'âmi-kum : sizin hayvanlarınız

Fe izâ câetis sahhâh(sahhâtu).


1. fe : o zaman, böylece
2. izâ : olduğu zaman
3. câet(i) : geldi
4. es sâhhatu : sağır edici büyük gürleme

Yevme yefirrul mer’u min ehîh(ehîhi).


1. yevme : o gün
2. yefirru : kaçar
3. el mer'u : kişi
4. min ahî-hi : onun kardeşi tarafından

Ve ummihî ve ebîh(ebîhi).


1. ve ummi-hî : ve annesi
2. ve ebî-hi : ve babası

Ve sâhıbetihî ve benîh(benîhi).


1. ve sâhıbeti-hî : ve eşi
2. ve benî- hi : ve oğlu

Li kullimriin minhum yevmeizin şe’nun yugnîh(yugnîhi).


1. li kulli imriin : herkes için, hepsi için, hepsinin vardır
2. min hum : onlardan
3. yevme izin : izin günü
4. şe'nun : şe'n, iş, hal
5. yugnî-hi : ona kâfi gelen, onu meşgul eden

Vucûhun yevmeizin musfirah(musfiratun).


1. vucûhun : yüzler
2. yevme izin : izin günü
3. musfiratun : nurlu, parlak, aydın

Dâhıketun mustebşirah(mustebşiratun).


1. dâhıketun : gülen (yüzler)
2. mustebşiratun : müjdelenmiş

Ve vucûhun yevmeizin aleyhâ gaberah(gaberatun).


1. ve vucûhun : ve yüzler vardır
2. yevme izin : izin günü
3. aleyhâ : onun üzerinde
4. gaberatun : toz bürünmüş, tozlu, toza toprağa bulanmış

Terhekuhâ katerah(kateratun).


1. terheku-hâ : onu kaplar
2. kateratun : kara, karanlık

Ulâike humul keferetul fecerah(feceratu).


1. ulâike : işte onlar
2. hum(u) : onlar
3. el keferetu : kâfir, inkâr eden
4. el feceratu : facir