Andolsun; burçlar dolu semaya.

Ve vaadolunan güne,

Şehadet edene ve şehadet edilene.

Uhdud ashabının canı çıksın,

Tutuşturucu ateşlerle,

Hani onlar, onun çevresinde oturmuşlardı.

Mü'minlere yaptıklarını seyretmekteydiler.

Onlar; ancak Aziz, Hamid Allah'a inandıkları için mü'minlerden öç almışlardı.

O ki; göklerin ve yerin mülkü kendisinindir. Ve Allah; her şeye Şahid'dir.

Şüphesiz ki mü'min erkekleri ve mü'min kadınları belaya uğratanlar sonra da tevbe etmemiş olanlar, işte onlar için cehennem azabı vardır. Ve yakıcı azab da onlaradır.

Doğrusu iman edip salih amel işlemiş olanlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş budur.

Doğrusu Rabbının yakalayışı amansızdır.

Önce yaratıp sonra tekrarlayan O'dur, O.

O; Ğafur'dur, Vedud'dur.

Arş'ın sahibidir, Mecid'dir.

Dilediğini mutlaka yapandır.

O orduların haberi haberi, sana geldi mi?

Firavun ve Semud'un.

Doğrusu küfredenler, yalanlamadadırlar.

Allah ise onları arkadan kuşatandır.

Doğrusu o; şanlı bir Kur'an'dır.

Levh-i Mahfuz'dadır.