Düşün büyük burçlarla dolu göğü,

ve (tahayyül et) vaad edilen Günü,

ve O (her şeye) tanıklık eden ile (O'nun tarafından) tanıklık edileni!

Onlar (yalnızca) kendilerini yok ederler, o çukuru hazırlayanlar,

(imana ermiş olanlara karşı) şiddetle yanan ateş (çukurunu)!

Hani, onlar (keyifle) o (ateşi) seyretmişlerdi,

müminlere ne yaptıklarının bilincinde olarak;

yalnızca Kudret Sahibi, bütün övgülere layık olan Allah'a inanmalarından dolayı nefret ediyorlardı o müminlerden,

O Allah ki göklerin ve yerin hükümranlığına sahiptir. Allah ki her şeye tanıktır!

İnanan erkekler ile inanan kadınlara işkence edenlere ve sonra hiçbir pişmanlık duymayanlara gelince, onları cehennem azabı beklemektedir; evet, yakıcı azap beklemektedir onları!

(Ama,) imana ermiş olup da doğru ve yararlı işler yapanlar, (öteki dünyada) içinden ırmaklar akan bahçeler bulacaklardır; bu, büyük bir kurtuluştur!

Şüphesiz, Rabbinin yakalaması son derece çetindir!

O'dur (insanı) yoktan var eden ve sonra yeniden hayata getiren.

Ve yalnız O'dur gerçek bağışlayıcı, sevgide kapsayıcı,

şanlı kudret tahtının sahibi,

dilediği her şeyin mutlak Yapıcısı.

(Günahkar) orduların kıssasından haberin var mı?

Firavun ve Semud (kavmi)nin?

Ama, hakikati inkara şartlanmış olanlar onu yalanlamakta ısrar ederler:

halbuki Allah onları, farkında olmadıkları halde, (ilmi ve kudreti ile) kuşatır.

Yok yok, hayır! Bu (reddettikleri ilahi kelam) şerefli/soylu bir hitabedir,

kaybolmayan bir levha üzerine (işlenmiş (bir hitabe)).