insanlarin hesap gorme zamani yaklasti, fakat onlar hala habersiz, hakdan yuz ceviriyorlar.

(2-3) Rablerinden kendilerine gelen her yeni ihtari mutlaka, gonulleri gaflet icinde eglenerek dinlerler. Zulmedenler, gizli toplantilarinda: «Bu zat, sizin gibi bir insandan baska bir sey midir? Siz, goz gore gore sihre mi uyarsiniz?» diye konusurlar.

(2-3) Rablerinden kendilerine gelen her yeni ihtari mutlaka, gonulleri gaflet icinde eglenerek dinlerler. Zulmedenler, gizli toplantilarinda: «Bu zat, sizin gibi bir insandan baska bir sey midir? Siz, goz gore gore sihre mi uyarsiniz?» diye konusurlar.

Peygamber: «Benim Rabbim gokte ve yerde soyleneni bilir. O, isitendir, bilendir» dedi.

Onlar: «Hayir; bunlar karisik ruyalardir", «Hayir, onu uydurmustur» «Hayir; o sairdir,» «Haydi onceki peygamberler gibi o da bize bir mucize getirsin» dediler.

Onlardan once yoketmis oldugumuz kasabalar halki inanmadilar, bunlar mi inanacaklar?

Senden once de, kendilerine vahyettigimiz adamlar gonderdik. Bilmiyorsaniz kitablilara sorun.

Biz onlari yemek yemez birer ceset kilmadik ve onlar olumsuz de degillerdi.

Sonra Biz onlara verdigimiz sozu yerine getirdik, kendilerini ve dilediklerimizi kurtardik; asiri gidenleri ise yok ettik.

And olsun ki,size serefiniz ve ogut veren bir Kitap indirdik; akletmiyor musunuz?*

Halki zalim olan nice kasabalari kirip gecirdik ve onlardan sonra baska milletler varettik.

Onlar bizim baskinimizi hissettiklerinde, oradan kacmaga koyuluyorlardi.

"Kosup kacmayin; size nimet verilen yere, yurdlariniza donun, elbette sorguya cekileceksiniz» dedik.

«Vay basimiza gelenlere! Dogrusu biz haksizlik yapmis kimseleriz» dediler.

Biz onlari bicilmis ot ve bir yigin kul haline getirinceye kadar haykirmalari devam etti.

Biz gokleri, yeri ve ikisinin arasindakileri oyun olsun diye yaratmadik.

Egelenme dileseydik, bunu yapacak olsaydik, sanimiza uygun sekilde yapardik; ama yapmayiz.

Gercegi batilin basina carpariz ve onun beynini parcalar; boylece batil ortadan kalkar. Allah'a yakistirdiginiz vasiflardan oturu yaziklar olsun size!

Goklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Katinda olanlar O'na kulluk etmekten cekinmezler ve usanmazlar.

Gece ve gunduz, bikmadan tesbih ederler.

Yeryuzunde edindikleri tanrilar mi, onlar mi oluleri diriltecekler?

Eger yerle gokte Allah'tan baska tanrilar olsaydi, ikisi de bozulurdu. Arsin Rabbi olan Allah, onlarin vasiflandirdiklarindan munezzehtir.

O, yaptigindan sorumlu degildir, onlar ise sorumlu tutulacaklardir.

O'nu birakip tanrilar mi edindiler? De ki: «Kesin delilinizi getirin. iste benim ve ummetimin Kitap'i ve senden oncekilerin kitablari.» Hayir; onlarin cogu gercegi bilmez de yuz cevirirler.

Senden once gonderdigimiz her peygambere: «Benden baska tanri yoktur, Bana kulluk edin» diye vahyetmisizdir.

"Rahman cocuk edindi» dediler. Hasa; hayir; melekler serefli kilinmis kullardir.

Allah'tan once soz soyleyemezler; ancak O'nun emri uzerine is islerler.

Allah, onlarin yaptiklarini ve yapmakta olduklarini bilir. Onlar Allah'in hosnut oldugu kimseden baskasina sefaat edemezler; O'nun korkusundan titrerler.

Bunlar icinde kim «Ben, Allah'tan baska bir tanriyim» derse, iste onu cehennemle cezalandiririz. Zulmedenlerin cezasini boyle veririz. *

inkar edenler, gokler ve yer yapisikken onlari ayirdigimizi ve butun canlilari sudan meydana getirdigimizi bilmezler mi? inanmiyorlar mi?

Yeryuzune, insanlar sarsilmasin diye sabit daglar yerlestirdik; rahat gidebilsinler diye aralarinda genis yollar varettik.

Gogu karisikliktan korunmus bir tavan kildik; oysa onlar bundaki delillerden yuz ceiriyorlar.

Geceyi ve gunduzu, gunesi ve ayi yaratan O'dur. Herbiri bir yorungede yurur.

Senden once de hicbir insani olumsuz kilmadik, sen olursun de onlar baki kalir mi?

Her can olumu tadacaktir. Bir imtihan olarak size iyilik ve kotuluk veririz. Sonunda Bize donersiniz.

inkarcilar seni gordukleri zaman, suphesiz, seni alaya almaktan baska bir sey yapmazlar. «Sizin tanrilarinizi diline dolayan bu mudur?» derler ve Rahman'in Kitabini iste onlar inkar ederler.

insan aceleci olarak yaratilmistir. Size ayetlerimi gosterecegim, bunu Benden acele istemeyin.

«Dogru sozlu iseniz bildirin bu tehdit ne zamandir?» derler.

Bu kafirler, atesi yuzlerinden ve sirtlarindan menedemeyecekleri ve yardim da goremiyecekleri zamani keske bilseler.

Belki aniden gelecek de onlari sasirtacaktir. Artik onu geri ceviremezler; kendileri de ertelenmez.

And olsun ki, senden once bir cok peygamber alaya alinmisti da, alaya alanlari, eglendikleri sey mahvetmisti. *

De ki: «Geceleyin ve gunduzun sizi Rahman'dan kim koruyabilir? Ama onlar Rablerinin Kitabindan yuz cevirmektedirler.

Yoksa kendilerini bize karsi savunacak tanrilari mi var? O tanrilar kendilerine bile yardim edemezler. Katimizdan da dostluk gormezler.

Biz bunlara ve babalarina gecimlikler verdik de omurleri uzadi; simdi memleketlerini her yandan eksilttigimizi gormuyorlar mi? stun gelen onlar midir?

De ki: «Ben ancak sizi vahy ile uyariyorum» Uyarildiklari zaman, sagirlar cagriyi duymazlar.

Rabbinin azasindan onlara bir esinti dokunsa: «Vah bize! Dogrusu biz haksizdik» derler.

Kiyamet gunu dogru teraziler kurariz; hic bir kimse hicbir haksizliga ugratilmaz. Hardal tanesi kadar olsa bile yapilani ortaya koyariz. Hesap goren olarak Biz yeteriz.

And olsun ki, Musa ve Harun'a egriyi dogrudan ayiran Kitap'i sakinanlar icin isik ve ogut olarak verdik.

Onlar gormedikleri halde Rablerinden korkarlar; kiyamet saatinden de titrerler.

iste bu, indirdigimiz kutsal bir Kitap'dir. Siz mi onu inkar ediyorsunuz?*

And olsun ki, daha once Ibrahim'e de akla uygun olani gostermistik. Biz onu biliyorduk.

Ibrahim, babasina ve milletine: «Bu tapinip durdugunuz heykeller nedir?» demisti.

«Babalarimizi onlara tapar bulduk» demislerdi.

Ibrahim: «And olsun ki sizler de babalariniz da apacik bir sapiklik icindesiniz» deyince:

«Ben bize gercegi mi getirdin yoksa saka mi ediyorsun?» dediler.

O soyle dedi: «Hayir; Rabbiniz, goklerin ve yerin Rabbidir ki onlari O yaratmistir. Ben de buna sahidlik edenlerdenim.»

«Allah'a yemin ederim ki, siz ayrildiktan sonra, putlariniza bir tuzak kuracagim!»

Hepsini paramparca edip, iclerinden buyugunu ona basvursunlar diye, saglam birakti.

Milleti: «Tanrilarimiza bunu kim yapti? Dogrusu o zalimlerden biridir» dediler.

(60-61) Bazilari: «Ibrahim denen bir gencin onlari diline doladigini duymustuk» deyince, «O halde bunlarin sahidlik edebilmeleri icin onu halkin gozu onune getirin» dediler.

(60-61) Bazilari: «Ibrahim denen bir gencin onlari diline doladigini duymustuk» deyince, «O halde bunlarin sahidlik edebilmeleri icin onu halkin gozu onune getirin» dediler.

Ibrahim gelince, ona: «Ey Ibrahim Bunu tanrilarimiza sen mi yaptin?» dediler.

Ibrahim: «Belki onu su buyukleri yapmistir, konusabiliyorlarsa onlara sorun» dedi.

(64-65) Kendi kendilerine: «Dogrusu siz haksizsiniz", sonra kafalarinda olan eski inanclarina donerek: «Ey Ibrahim! Bunlarin konusmayacagini, and olsun ki, bilirsin» dediler.

(64-65) Kendi kendilerine: «Dogrusu siz haksizsiniz", sonra kafalarinda olan eski inanclarina donerek: «Ey Ibrahim! Bunlarin konusmayacagini, and olsun ki, bilirsin» dediler.

(66-67) Ibrahim: «O halde, Allah'i birakip da size hicbir fayda ve zarar veremeyecek olan putlara ne diye taparsiniz? Size de, Allah'i birakip taptiklariniza da yaziklar olsun! Akletmiyor musunuz?» dedi.

(66-67) Ibrahim: «O halde, Allah'i birakip da size hicbir fayda ve zarar veremeyecek olan putlara ne diye taparsiniz? Size de, Allah'i birakip taptiklariniza da yaziklar olsun! Akletmiyor musunuz?» dedi.

Onlar: «Bir sey yapacaksaniz, sunu yakin da tanrilariniza yardim edin» dediler.

Biz: «Ey ates! Ibrahim'e karsi serin ve zararsiz ol» dedik.

Ona duzen kurmak istediler, fakat Biz onlari husrana ugrattik.

Onu da, Lut'u da, alemler icin kutsal kildigimiz yere ulastirip kurtardik.

Ibrahim'e, buna ilaveten ishak ve Yakub'u da verdik, her birini iyi kimseler kildik.

Biz onları, emrimize göre yol gösteren önderler kıldık. Onlara iyi işlerin nasıl yapılacağını, namazın nasıl gözetileceğini ve zekatın nasıl verileceğini vahyettik. Onlar bize kulluk edenlerdi.

Lut'a da hukum ve ilim verdik; onu, cirkin isler isleyen kasabadan kurtardik. Dogrusu onlar yoldan cikmis kotu bir milletti.

Lut'u rahmetimizin icine aldik; dogrusu o iyilerdendi.*

Nuh da daha onceleri Bize yalvarmisti, onun duasini kabul edip, kendisini ve ailesini buyuk sikintidan kurtardik.

Ayetlerimizi yalanlayan millete karsi ona yardim ettik. Dogrusu onlar fena bir milletti, hepsini suda bogduk.

Davud ve Suleyman da milletin koyunlarinin yayildigi bir ekin hakkinda hukum veriyorlarken, Biz onlarin hukmune sahiddik.

Suleyman'a bu meselenin hukmunu bildirmistik; her birine hukum ve ilim verdik. Davud ile beraber tesbih etsinler diye daglari ve kuslari buyruk altina aldik. Bunlari Biz yapmistik.

Ona, sizi savasta korumak icin zirh yapma sanatini ogrettik, artik sukreder misiniz?

Bereketli kildigimiz yere dogru, Suleyman'in emriyle yuruyen siddetli ruzgari, onun buyruguna verdik. Biz herseyi biliyorduk.

Dalgiclik yapan ve bundan baska isler de goren seytanlardan da onun buyrugu altina verdik. Onlarin hepsini gozetiyorduk.

Eyyub da: «Basima bir bela geldi, (Sana sigindim), Sen merhametlilerin merhametlisisin» diye Rabbine nida etmisti.

Biz de onun duasini kabul etmis ve basina gelenleri kaldirmistik. Katimizdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatira olmak uzere ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha vermistik.

ismail, idris ve Zulkifl hakkinda anlattigimizi da an; onlarin herbiri sabredenlerdendi.

Onlari rahmetimizin icine aldik; dogrusu onlar iyilerdendi.

Zunnun hakkinda soyledigimizi de an. O, ofkelenerek giderken, kendisini sikintiya sokmayacagimizi sanmisti; fakat sonunda karanliklar icinde: «Senden baska tanri yoktur, Sen munezzehsin, dogrusu ben haksizlik edenlerdenim» diye seslenmisti.

Biz de ona cevap verip, onu uzuntuden kurtarmistik. inananlari boyle kurtaririz.

Zekeriya da: «Rabbim! Beni tek basima birakma, Sen varislerin en hayirlisisin» diye nida etmisti.

Biz de ona icabet ederek, Yahya'yi bahsetmis, esini de dogum yapacak hale getirmistik. Dogrusu onlar iyi islerde yarisiyorlar, korkarak ve umarak Bize yalvariyorlardi. Bize karsi gonulden saygi duyuyorlardi.

Mahrem yerini koruyan Meryem'e ruhumuzdan uflemis, onu ve oglunu, alemler icin bir mucize kilmistik.

Dogrusu tevhid dini olan Muslumanlik, bir tek din olarak sizin dininizdir ve Ben de Rabbinizim, artik Bana kulluk edin.

Ama insanlar, din konusunda aralarinda boluklere ayrildilar, hepsi Bize doneceklerdir. *

inanmis olarak yararli is isleyenin ameli inkar edilmeyecektir. Biz onu yazmaktayiz.

Yok ettigimiz kasaba halkinin ahirette ceza gormek uzere Bize donmemesi imkansizdir.

Yecuc ve Mecuc'un seddi yikildigi zaman her dere ve tepeden bosanirlar.

Gercek vaad yaklastiginda, inkar edenlerin gozleri beleriverir: «Vah bize! Bundan once gaflet icindeydik, hem de zalimdik» derler.

Siz ve Allah'tan baska taptiklariniz, cehennemin yakitisiniz; oraya gireceksiniz.

Eger bunlar tanri olsaydi cehenneme girmezlerdi; hepsi orada temelli kalacaktir.

Orada onlara ah etmek vardir; birsey de isitemezler.

Yaptiklarina karsilik katimizdan kendileri icin iyi seyler yazilmis olanlar, iste onlar cehennemden uzak tutulanlardir.

Cehennemin ugultusunu duymazlar. Canlarinin istedigi seyler icinde temelli kalirlar.

En buyuk korku bile onlari uzmez; kendilerini melekler: «Size soz verilen gun iste bugundur» diye karsilarlar.

Gogu, kitap durer gibi durdugumuz zaman, yaratmaya ilk basladigimiz gibi katimizdan verilmis bir soz olarak onu tekrar var edecegiz. Dogrusu Biz yapariz.

And olsun ki, Tevrat'tan sonra Zebur'da da yeryuzune ancak iyi kullarimin mirasci oldugunu yazmistik.

Dogrusu bu Kuran'da, kulluk eden kimeselere bildiri vardir.

Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gonderdik.

De ki: «Dogrusu tanrinizin tek bir Tanri oldugu bana suphesiz vahyolundu. Artik musluman olacak misiniz?»

Eger yuz cevirirlerse, de ki: «Size dupeduz acikladim; tehdit olundugunuz seyin yakin mi uzak mi oldugunu bilmem.»

«Dogrusu O, aciga vurulan sozu de bilir, gizlediklerinizi de bilir.»

«ilmem; belki bu gecikme sizi denemek ve bir sureye kadar gecindirmek icindir.»

Peygamber: «Rabbim! Aramizda gercekle hukmet, anlattiklariniza karsi ancak Rahman olan Rabbimizden yardim istenir» dedi. *