Korku ve dehşeti herşeyi kaplayacak olan Kıyâmet'in haberi elbette sana geldi.

Yüzler var ki, o gün kararıp aşağılanmıştır.

Çalışıp didinmiş, boşuna yorulup bitkin düşmüştür.

İyice kızışmış ateşe varıp yaslanırlar.

Çok sıcak bir kaynaktan içirilirler.

Onlar için derî' dikeninden başka yiyecek yoktur.

O ne besler, ne de açlığı giderir.

Yüzler de var ki, o gün yumuşacık tazedir.

Çalışıp çabaladıklarından memnundurlar.

Yüksek Cennet'tedirler.

Orada boş-anlamsız söz işitmezler.

Orada akan pınar vardır.

Orada yüksek tahtlar, kanepeler mevcuttur.

Konulmuş küpler,

Dizilmiş koltuklar,

Serilmiş yumuşak yaygılar vardır.

Devenin nasıl aratıldığına,

Göğün nasıl yükseltildiğine,

Dağların nasıl dikildiğine,

Yeryüzünün nasıl yayıldığına bakmazlar mı ?

Öğüt ver; çünkü sen ancak bir öğütçüsün.

nsanlar üzerine musallat (bir bekçi) değilsin.

Ancak kim (Hak'tan) yüzçevirip inkâra saparsa,

Allah ona en büyük azâb ile azâbda bulunacak.

Şüpheniz olmasın ki, onların dönüşü ancak bizedir.

Sonra da hesaplarını görmek bize aittir.