Sema çatlayıp yarıldığı zaman.

Ve yıldızlar dağıldığı zaman.

Ve denizler kabarıp karıştığı zaman.

Ve kabirler alt üst edildiği (ölüler dışarı çıkarıldığı) zaman.

(Her) nefs ne takdim ettiğini (yaptığını) ve neyi tehir ettiğini (yapmadığını) bilmiştir.

Ey insan! Kerim olan Rabbine karşı seni aldatan (mağrur kılan) nedir?

O (senin Rabbin) ki, seni yarattı, sonra seni sevva etti (dizayn etti), sonra da düzen üzere seni dengeli, sağlıklı kıldı.

Dilediği surette (şekilde) seni terkip etti (farklı genetik şifreleri biraraya getirip (her insana) farklı suretler verdi).

Hayır, bilâkis siz dîni yalanlıyorsunuz.

Ve muhakkak ki, sizin üzerinizde mutlaka (hıfzeden) hafaza melekleri vardır.

Şerefli yazıcılar (kaydediciler) olarak.

Yaptığınız şeyleri bilirler.

Muhakkak ki ebrar olanlar, elbette ni’metler içindedir.

Ve muhakkak ki füccar, mutlaka alevli ateş içindedir.

Dîn günü ona (alevli ateşe) yaslanırlar (atılırlar).

Ve onlar, ondan (alevli ateşten) gaib olacak (kaybolacak, yanıp bitecek) değillerdir.

Ve dîn gününün ne olduğunu sana bildiren nedir?

Sonra (evet), dîn gününün ne olduğunu sana bildiren nedir?

O gün bir nefs, diğer bir nefs için bir şeye (güç yetirmeye) malik değildir. Ve izin günü emir Allah’ındır.