İnsanın üzerinden, dehrden bir zaman geçmiştir ki o, henüz anılmaya değer bir şey bile değildi.

Doğrusu Biz; insanı katışık bir damla sudan yaratmışızdır. Onu deneriz. Bu sebeple onu, işitici ve görücü yaptık.

Gerçekten Biz; ona yolu gösterdik. Buna kimisi şükreder, kimisi de küfür.

Gerçekten Biz; kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevlendirilmiş bir ateş hazırladık.

Şüphesiz iyiler, kafur katılmış dolu bir kaseden içerler.

Bu; yalnız Allah'ın kullarının, taşıra taşıra içebileceği bir pınardır.

Onlar; adağı yerine getirirler. Ve şerri yaygın olan bir günden korkarlar.

Onlar; yoksula, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.

Biz; sizi, ancak Allah rızası için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.

Doğrusu Biz; suratları astırdıkça astıracak bir günde Rabbımızdan korkarız.

Allah da onları, o günün şerrinden korumuştur. Ve onlara bir güzellik, bir sevinç vermiştir.

Sabretmelerine karşılık, onları cennet ve ipekle mükafatlandırmıştır.

Orada tahtlara yaslanırlar, ne yakıcı sıcak ne de dondurucu soğuk görmezler.

Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve meyveleri de aşağı eğdirilmiştir.

Çevrelerinde gümüş kupalar ve billur kaseler dolaştırılır.

Billurları gümüş gibi parlaktır. Mikdarını onlar takdir etmiştir.

Orada karışımı zencefil olan bir kadehten de içirilirler.

Orada bir pınardır ki, Selsebil adı verilir.

Çevrelerinde ölümsüz gençler dolaşır ki; onları gördüğünde saçılmış bir inci sanırsın.

Nereye baksan; orada bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.

Üzerlerinde ince, yeşil ipekli ve parlak atlastan elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle süslenmişlerdir. Rabbları onlara tertemiz bir içecek içirmiştir.

İşte bu, sizin işlediklerinize karşılık oldu. Sa'yiniz meşkur olmuştur.

Muhakkak ki Kur'an'ı sana indiren Biziz, Biz.

Öyleyse Rabbının hükmüne sabret ve onlardan hiç bir günahkara veya inkarcıya itaat etme.

Sabah akşam Rabbının adını zikret.

Geceleyin O'na secde et. Ve geceleri uzun uzun O'nu tesbih et.

Doğrusu bunlar; çabucak geçeni severler de, o çetin günün arkalarına bırakırlar.

Biz yarattık onları ve mafsallarını da Biz pekiştirdik. Dilersek onları benzerleri ile değiştiriveririz.

Şüphesiz ki bu, bir öğüttür. Dileyen Rabbına bir yol tutar.

Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz. Muhakkak ki Allah; Alim, Hakim olandır.

Dilediğini rahmetine girdirir. Zalimlere, işte onlara; elem verici bir azab hazırlamıştır.