İnsanın üzerinden, henüz anılmaya değer (belli) bir şey olmadığı uzun bir süre gelip geçmedi mi?

Hiç şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu halden hale (o su damlasından, kan pıhtısına, o kan pıhtısından da bir çiğnem et parçasına) aktarıp durduk. Sonra da onu işitici ve görücü kıldık.

Biz ona yolu gösterdik; (artık o,) ya şükredici olur ya da nankör.

Doğrusu biz kâfirlere zincirler, demir halkalar (tomruklar) ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık.

Şüphesiz iyiler, karışımı kâfur olan bir kadehten içerler.

Allah'ın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynaktan, onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtırlar.

Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar.

Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

(Ve derler ki:) “Biz size ancak Allah'ın yüzü (rızası) için yedirmekteyiz; sizden ne bir karşılık istiyoruz, ne de bir teşekkür.”

“Çünkü biz, asık suratlı, zorlu bir gün nedeniyle Rabbimizden korkmaktayız.”

Artık Allah da onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara bir güzellik ve bir sevinç vermiştir.

Onları sabretmeleri dolayısıyla cennetle ve ipekle ödüllendirmiştir.

Orada, tahtlar üzerinde yaslanıp dayanmışlardır. Onlar, orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.

(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve onların devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış.

Çevrelerinde gümüşten billur kaplar, kupalar dolaştırılır.

(İyilerin) Belli bir ölçüye (ihtiyaçlarına göre) tespit ettikleri gümüşten billur kaplar.

Orada onlara karışımı zencefil olan bir kadeh (şarap) içirilir.

Orada “Selsebil” olarak adlandırılan bir pınardan.

Çevrelerinde ebedi kılınmış gençler dolaşır durur; sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın.

Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.

Onların üzerinde hafif ipek ve ağır işlenmiş atlas olan yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle bezenmişlerdir. Rableri onlara tertemiz bir şarap içirmiştir.

Şüphesiz bu sizin için bir mükâfattır. Sizin çaba harcamanız da takdire değer görülmüştür.

Şüphesiz Kur'an'ı senin üzerine aşama aşama indiren biziz, biz.

Öyleyse, Rabbinin hükmüne sabır göster. Onlardan günahkâr veya kâfir olana itaat etme.

Ve sabah, akşam Rabbinin adını zikret.

Gecenin bir bölümünde O'na secde et ve geceleyin de uzun uzadıya O'nu tesbih et.

Şüphesiz onlar (günahkâr ve kâfir olanlar) çabucak geçeni severler de o ağır (çetin) günü arkalarına bırakırlar.

Onları biz yarattık ve yaratılışlarını iyiden iyiye pekiştirdik. Dilediğimiz zaman da onları benzerleriyle değiştiririz.

Şüphesiz bu bir hatırlatmadır. Artık dileyen Rabbine bir yol edinebilir.

Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hikmet sahibi olandır.

Dilediğini kendi rahmetine sokar ve zalimler (var ya), onlar için acı bir azap hazırlamıştır.