İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?

Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden yarattık da onu işitici, görücü yaptık.

Biz ona yolu gösterdik: Ya şükredici veya nânkör olur.

Biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırlamışızdır.

İyiler de, karışımı kâfûr olan bir kadehten içerler.

Bir kaynak ki Allâh'ın kulları ondan içerler, (istedikleri yere de) fışkırtarak akıtırlar.

Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar.

Yoksula, yetime ve esire sevdikleri yemeği yedirirler:

"Biz size sırf Allâh rızâsı için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz."

"Çünkü biz suratsız, çok katı bir gün(ün azâbın)dan ötürü Rabbimizden korkarız." (derler).

Allâh da onları, o günün şerrinden korumuş, onlar(ın yüzlerin)e parlaklık ve (gönüllerine) sevinç vermiştir.

Sabrettiklerinden dolayı onları cennet ve ipekle ödüllendirmiştir!

Orada divanlar üzerinde yastıklara dayanırlar. Orada ne (yakıcı) güneş görürler, ne de dondurucu soğuk.

Cennetin gölgeleri, üzerlerine yaklaşmış, meyvaları da aşağı eğdirildikçe eğdirilmiştir.

Yanlarında gümüş kablar, billûr kupalar dolaştırılır.

Öyle gümüş kadehler ki onları istedikleri ölçüde takdir etmişlerdir (istedikleri kadar içki alırlar).

Onlara orada, karışımı zencefil olan kadehten içirilir.

Bir çeşme ki adına Selsebil denir.

Çevrelerinde de (öyle) ölümsüz gençler dolaşır ki, onları görsen, kendilerini saçılmış inci sanırsın.

Orada nereye baksan, bir ni'met ve büyük bir mülk görürsün.

(Cennet ehlinin) Üstlerinde yeşil ipekten ince ve kalın giysiler var. Gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz bir içki içirmiş (ve şöyle demiş)tir:

"Bu, sizin ödülünüzdür. Çalışmanızın karşılığı verilmiştir!"

Muhakkak Biziz, Biz ki sana Kur'ân'ı parça parça indirdik.

O halde Rabbinin hükmüne sabret ve onlardan hiçbir günâhkâra, yahut nânköre itâ'at etme.

Sabah akşam Rabbinin adını an.

Gecenin bir bölümünde O'na secde et ve geceleyin uzun zaman O'nu tesbih eyle (şânının yüceliğini an)!

Bunlar, şu çabuk (geçen dünyây)ı seviyorlar da ötelerindeki ağır bir günü bırakıyorlar.

Biz onları yarattık, yapılarını sıkıca bağladık. Dilediğimiz zaman onları benzerleriyle değiştiririz.

Bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine varan yolu tutar.

Allâh dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir.

Dilediğini rahmetine sokar. Zâlimlere gelince, onlar için acı bir azâb hazırlamıştır.