Lâ uksimu bi yevmil kıyâmeh(kıyâmeti).


1. : yok, değil
2. uksimu : yemin ederim
3. bi yevmi : gününü
4. el kıyâmeti : kıyamet

Ve lâ uksimu bin nefsil levvâmeh(levvâmeti).


1. ve lâ : ve olmaz, olmasın
2. uksimu : yemin ederim
3. bi : ile, ... e
4. en nefsi : nefs
5. el levvâmeti : levmeden, kınayan

E yahsebul insânu ellen necmea ızâ meh(mehu).


1. e :
2. yahsebu : zannediyor, sanıyor
3. el insânu : insan
4. ellen : asla olmaz
5. (en) necmea : bizim toplamamız, biraraya getirmemiz
6. ızâme-hu : onun kemikleri

Belâ kâdirîne alâ en nusevviye benâ neh(nehu).


1. belâ : bilâkis, hayır, öyle değil
2. kâdirîne : kaadir olanlar, gücü yetenler
3. alâ : üzere, üzerinde, ... e
4. en nusevviye : yeniden düzenlememiz
5. benâne-hu : onun parmakları, parmak uçları

Bel yurîdul insânu li yefcure emâmeh(emâmehu).


1. bel : hayır, bilâkis
2. yurîdu : diler, ister
3. el insânu : insan
4. li : ... e, için
5. yefcure : fıska düşer, fücur işler, günahlara dalar
6. emâme-hu : onun önünde

Yes’elu eyyâne yevmul kıyâmeh(kıyâmeti).


1. yes'elu : sorar, soruyor
2. eyyâne : ne zaman
3. yevmu : gün
4. el kıyâmeti : kıyamet

Fe izâ berikal basar(basaru).


1. fe : o zaman, böylece
2. izâ : olduğu zaman
3. berika : (göz) kamaşması
4. el basaru : bakış

Ve hasefel kamer(kameru).


1. ve hasefe : ve karardı
2. el kameru : ay

Ve cumiaş şemsu vel kamer(kameru).


1. ve cumia : ve birleştirildi
2. eş şemsu : güneş
3. ve el kameru : ve ay

Yekûlul insânu yevme izin eynel meferr(meferru).


1. yekûlu : der, söyler
2. el insânu : insan
3. yevme izin : izin günü
4. eyne : nerede
5. el meferru : firar edilecek yer, kaçış yeri

Kellâ lâ vezer(vezere).


1. kellâ : hayır, asla, öyle değil
2. : yok, değil
3. vezere : sığınacak bir yer, sığınak

İlâ rabbike yevme izinil mustekar(mustekarru).


1. ilâ rabbi-ke : efendine
2. yevme izin : izin günü
3. el mustekarru : karar kılınan yer, varılacak yer, makam

Yunebbeul insânu yevme izin bimâ kaddeme ve ahhar(ahhâre).


1. yunebbeu : haber verilir
2. el insânu : insan
3. yevme izin : izin günü
4. bimâ : şey ile
5. kaddeme : takdim etti, sebep oldu
6. ve ahhara : ve tehir etti, yapması gerekirken erteleyip yapmadı

Belil insânu alâ nefsihî basîreth(basîretun).


1. bel(i) : hayır
2. el insânu : insan
3. alâ : üzere, üzerinde, ... e
4. nefsi-hî : kendi nefsi
5. basîratun : basirdir, görendir, şahittir

Ve lev elkâ meâzîreh(meâzîrehu).


1. ve lev : ve şâyet, eğer
2. elkâ : ilka etti, ulaştırdı
3. meâzîre-hu : onun mazeretleri, özürleri, sebepleri

Lâ tuharrik bihî lisâneke li ta’cele bihî.


1. lâ tuharrik : hareket ettirme
2. bi-hî : onunla
3. lisâne-ke : dilini
4. li : ... e, için
5. ta'cele : acele ediyorsun

İnne aleynâ cem’ahu ve kur’ânehu.


1. inne : muhakkak
2. aleynâ : bize
3. cem'a-hu : onun toplanması
4. ve kur'âne-hu : ve onun okunması

Fe izâ kara’nâhu fettebi’kur’ânehu.


1. fe : o zaman, böylece
2. izâ : olduğu zaman
3. kare'nâ-hu : onu okuduk
4. ittebi' : tâbî ol
5. kur'âne-hu : onun okunuşu

Summe inne aleynâ beyânehu.


1. summe : sonra
2. inne : muhakkak
3. aleynâ : bize
4. beyâne-hu : onun beyanı, açıklanması

Kellâ bel tuhıbbûnel âcileh(âcilete).


1. kellâ : hayır, asla, öyle değil
2. bel : hayır, bilâkis
3. tuhıbbûne : seviyorsunuz
4. el âcilete : çabuk geçmekte olan

Ve tezerûnel âhıreh(âhirete).


1. ve tezerûne : ve bırakıyorsunuz
2. el âhirete : ahireti

Vucûhun yevme izin nâdıreh(nâdıretun).


1. vucûhun : yüzler
2. yevme izin : izin günü
3. nâdıretun : ışıl ışıl, pırıl pırıl

İlâ rabbihâ nâzıreh(nâziretun).


1. ilâ rabbi-hâ : Rab'lerine
2. nâziretun : nazar eden, bakan

Ve vucûhun yevme izin bâsireth(bâsiretun).


1. ve vucûhun : ve yüzler vardır
2. yevme izin : izin günü
3. bâsiratun : çatılmış, kararmış

Tezunnu en yuf’ale bihâ fâkıreh(fâkıretun).


1. tezunnu : anlar
2. en yuf'ale : yapılacak
3. bi-hâ : onu
4. fâkıretun : felâket, büyük musîbet, çok kötü muamele

Kellâ izâ belegatit terâkıy(terâkıye).


1. kellâ : hayır, asla, öyle değil
2. izâ : olduğu zaman
3. belegat (i) : ulaştı, erişti, geldi
4. et terâkiye : köprücük kemiği

Ve kîle men râk(râkın).


1. ve kîle : ve denildi
2. men : kimse, kişi
3. râkın : kurtaracak olan

Ve zanne ennehul firâk(firâku).


1. ve zanne : ve zannederler
2. enne-hu : onun olduğu
3. el firâku : ayrılık

Velteffetis sâku bis sâk(sâkı).


1. ve ilteffeti : ve birbirine dolaştı
2. es sâku : ayak
3. bi es sâkı : ayağa

İlâ rabbike yevme izinil mesâk(mesâku).


1. ilâ rabbi-ke : efendine
2. yevme izin : izin günü
3. el mesâku : sevk

Fe lâ saddeka ve lâ sallâ.


1. fe : o zaman, böylece
2. lâ saddaka : tasdik etmedi
3. ve lâ sallâ : ve destek olmadı

Ve lâkin kezzebe ve tevellâ.


1. ve lâkin : ve lâkin, fakat
2. kezzebe : yalanladı
3. ve tevellâ : ve yüz çevirdi

Summe zehebe ilâ ehlihî yetemettâ.


1. summe : sonra
2. zehebe : giderdi
3. ilâ ehli-hî : ailesine, ailesinin yanına
4. yetemettâ : gururlanarak, böbürlenerek

Evlâ leke fe evlâ.


1. evlâ : daha yakın
2. leke : seni
3. fe : o zaman, böylece

Summe evlâ leke fe evlâ.


1. summe : sonra
2. evlâ : daha yakın
3. leke : seni
4. fe : o zaman, böylece

E yahsebul’insânu en yutreke sudâ(sudân).


1. e :
2. yahsebu : zannediyor, sanıyor
3. el insânu : insan
4. en yutreke : terkedileceğini, bırakılacağını
5. suden : başıboş, sorumsuz

E lem yeku nutfeten min menî yin yumnâ.


1. e lem yeku : olmadı mı, değil mi
2. nutfeten : nutfe, damla
3. min meniyyin : meniden
4. yumnâ : akıtılan, dökülen

Summe kâne alakaten fe halaka fe sevvâ.


1. summe : sonra
2. kâne : oldu
3. alakaten : alaka (rahim duvarına bir noktadan bağlı olan), embriyo
4. fe : o zaman, böylece
5. halaka : yarattı
6. sevvâ : sevva etti, dizayn etti, programladı, düzenledi, biçim verdi

Fe ceale minhuz zevceyniz zekere vel unsâ.


1. fe : o zaman, böylece
2. ceale : kıldı, yaptı
3. min-hu : ondan
4. ez zevceyni : çift
5. ez zekere : erkek
6. ve el unsâ : ve kadın, dişi

E leyse zâlike bi kâdirin alâ en yuhyiyel mevtâ.


1. e leyse : değil mi, öyle değil mi
2. zâlike : işte bu, bu
3. bi kâdirin : kaadirdir, gücü yeter
4. alâ : üzere, üzerinde, ... e
5. en yuhyiye : diriltmek, hayat vermek
6. el mevtâ : ölü