Yâ eyyuhel muddessir(muddessiru).


1. yâ eyyuhâ : ey
2. el muddessiru : disarını giymiş olan, esvabını giymiş olan, esvabına bürünmüş olan

Kum fe enzir.


1. kum : siz, sizi
2. fe : o zaman, böylece
3. enzir : uyar

Ve rabbeke fe kebbir.


1. ve rabbe-ke : ve senin Rabbin
2. fe : o zaman, böylece
3. kebbir : tekbir et, yücelt

Ve siyâbeke fe tahhir.


1. ve siyâbe-ke : ve elbisen
2. fe : o zaman, böylece
3. tahhir : temiz tut, temizle

Verrucze fehcur.


1. ve er rucze : ve azap
2. fe uhcur : artık uzaklaş, uzak dur

Ve lâ temnun testeksir(testeksiru).


1. ve lâ temnun : ve iyilik yapma, lütufta bulunma
2. testeksiru : daha çoğunu istersin

Ve li rabbike fasbir.


1. ve li : ve .... için
2. rabbi-ke : senin Rabbin
3. fe asbir : artık sabret

Fe izâ nukıre fîn nâkû(nâkûri).


1. fe : o zaman, böylece
2. izâ nukıre : üflendiği zaman
3. : içinde, vardır
4. en nâkûri : Nâkûr, Sur Borusu

Fe zâlike yevme izin yevmun asî(asîrun).


1. fe : o zaman, böylece
2. zâlike : işte bu, bu
3. yevme izin : izin günü
4. yevmun asîrun : zor gün

Alel kâfirîne gayru yesîr(yesîrin).


1. alâ el kâfirîne : kâfirlere
2. gayru : başka, dışında, olmaksızın
3. yesîrin : kolay

Zernî ve men halaktu vahîdâ(vahîden).


1. zer-nî : bana bırak, ilgilenme
2. ve men : ve kim
3. halaktu : ben yarattım
4. vahîden : tek olarak

Ve ce’altu lehu mâlen memdûdâ(memdûden).


1. ve ce'altu : ve kıldım, yaptım
2. lehu : ona ait, onun
3. mâlen : mal olarak
4. memdûden : uzatılmış, çoğaltılmış

Ve benîne şuhûdâ(şuhûden).


1. ve benîne : ve oğullar (erkek çocuklar)
2. şuhûden : şahitler

Ve mehhedtu lehu temhîdâ(temhîden).


1. ve mehhedtu : ve bolluk, genişlik verdim, geniş imkânlar sağladım
2. lehu : ona ait, onun
3. temhîden : bol bol vererek

Summe yatmau en ezîd(ezîde).


1. summe : sonra
2. yatmau : tamah eder, ister
3. en ezîde : artırmamı

Kellâ, innehu kâne li âyâtinâ anîdâ(anîden).


1. kellâ : hayır, asla, öyle değil
2. inne-hu : muhakkak ki o, çünkü o
3. kâne : oldu
4. li : ... e, için
5. âyâti-nâ : bizim âyetlerimiz
6. anîden : inatçı

Se urhikuhu saûdâ(saûden).


1. se-urhiku-hu : yakında onu süreceğim
2. saûden : ateşten dağ, sarp yokuş

İnnehu fekkere ve kadder(kaddere).


1. inne-hu : muhakkak ki o, çünkü o
2. fekkere : tefekkür etti, düşündü
3. ve kaddere : ve takdir etti

Fe kutile keyfe kadder(kaddere).


1. fe : o zaman, böylece
2. kutile : öldürülürdü
3. keyfe : nasıl
4. kaddere : takdir etti, ölçtü, tespit etti, karar verdi

Summe kutile keyfe kadder(kaddere).


1. summe : sonra
2. kutile : öldürülürdü
3. keyfe : nasıl
4. kaddere : takdir etti, ölçtü, tespit etti, karar verdi

Summe nazar(nazare).


1. summe : sonra
2. nazara : baktı, bakar

Summe abese ve beser(besere).


1. summe : sonra
2. abese : kaşlarını çattı
3. ve besere : ve yüzünü ekşitti

Summe edbere vestekber(vestekbere).


1. summe : sonra
2. edbera : arkasını döndü
3. ve istekbera : ve büyüklük tasladı, kibirlendi.

Fe kâle in hâzâ illâ sihrun yu’ser(yu’seru).


1. fe : o zaman, böylece
2. kâle : dedi
3. in : eğer
4. hâzâ : bu
5. illâ : ancak, sadece
6. sihrun : bir sihir, bir aldatma
7. yu'seru : aktarılan, nakledilen

İn hâzâ illâ kavlul beşer(beşeri).


1. in : eğer
2. hâzâ : bu
3. illâ : ancak, sadece
4. kavlu : söz
5. el beşeri : insan

Se uslîhi sekar(sekare).


1. se- uslî-hi : yakında onu sürükleyip yaslayacağım, atacağım
2. sekara : sekar, alevli ateş (cehennem)

Ve mâ edrâke mâ sekar(sekaru).


1. ve mâ edrâ-ke : ve ne olduğunu sana bildiren
2. : olmadı
3. sekaru : sekar, alevli ateş (cehennem)

Lâ tubkî ve lâ tezer(tezeru).


1. lâ tubkî : yakıp tüketir, bakiye bırakmaz
2. ve lâ tezeru : ve terketmez, bırakmaz

Levvâhatun lil beşer(beşeri).


1. levvâhatun : etrafını (derilerini) yakıp kavurucu
2. li el beşeri : insan için, insanın

Aleyhâ tis'ate aşer(aşare).


1. aleyhâ : onun üzerinde
2. tis'ate aşare : on dokuz (19)

Ve mâ cealnâ ashâben nâri illâ melâiketen ve mâ cealnâ ıddetehum illâ fitneten lillezîne keferû li yesteykınellezîne ûtûl kitâbe ve yezdâdellezîne âmenû îmânen ve lâ yertâbellezîne ûtûl kitâbe vel mu’minûne, ve li yekûlellezîne fî kulûbihim maradun vel kâfirûne mâzâ erâdallâhu bi hâzâ meselâ(meselen), kezâlike yudıllullâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâ(yeşâu), ve mâ ya’lemu cunûde rabbike illâ hû(huve), ve mâ hiye illâ zikrâ lil beşer(beşeri).


1. ve mâ cealnâ : ve biz kılmadık, yapmadık
2. ashâben en nâri : ateş ehli
3. illâ : ancak, sadece
4. melâiketen : melekler
5. ıddete-hum : onların sayısı
6. fitneten : fitne, imtihan
7. li ellezîne : için, o kimseler (onlar için)
8. keferû : inkâr ettiler
9. li : ... e, için
10. yesteykıne : yakîn sahibi olsunlar
11. ellezîne : ki onlar
12. ûtû : verildiler
13. el kitâbe : kitap
14. ve yezdâde : ve artırır
15. âmenû : îmân ettiler
16. îmânen : îmân
17. ve lâ yertâbe : ve şüphe etmesin
18. ve el mu'minûne : ve mü'minler
19. ve li : ve .... için
20. yekûle : söyleyecek, diyecek
21. fî kulûbi-him : onların kalplerinin içine, kalplerine
22. maradun : maraz, hastalık
23. ve el kâfirûne : ve kâfirler
24. mâzâ : ne
25. erâde : diledi
26. allâhu : Allah
27. bi hâzâ : bununla
28. meselen : misal, örnek
29. kezâlike : işte böylece, bunun gibi
30. yudıllu : dalâlette bırakır
31. men : kimse, kişi
32. yeşâu : diler
33. ve yehdî : ve hidayete erdirir
34. ve mâ ya'lemu : ve bilmez
35. cunûde : ordu
36. rabbi-ke : senin Rabbin
37. huve : o
38. ve mâ hiye : ve o değildir
39. zikrâ : zikir, hatırlatma
40. li el beşeri : insan için, insanın

Kellâ vel kamer(kameri).


1. kellâ : hayır, asla, öyle değil
2. ve : ve
3. el kameri : kamere, ay'a

Vel leyli iz edber(edbere).


1. ve el leyli : ve geceye andolsun
2. iz edbera : arkasına döndüğü, dönüp gittiği an

Ves subhı izâ esfer(esfere).


1. ve es subhi : ve sabaha andolsun
2. izâ esfere : ağarmaya başladığı zaman

İnnehâ le ıhdel kuber(kuberi).


1. inne-hâ : muhakkak ki o
2. le : mutlaka, elbette, muhakkak
3. ihdâ : ahed, bir
4. el kuberi : büyükler

Nezîren lil beşer(beşeri).


1. nezîren : nezir, uyarıcı
2. li : ... e, için
3. el beşeri : insan

Li men şâe minkum en yetekaddeme ev yeteahhar(yeteahhare).


1. li : ... e, için
2. men : kimse, kişi
3. şâe : diledi
4. min-kum : sizden
5. en yetekaddeme : öne geçmek
6. ev : veya
7. yeteahhare : tehir eder, erteler, geride kalır

Kullu nefsin bimâ kesebet rehîneh(rehînetun).


1. kullu : bütün hepsi
2. nefsin : nefs, kişi
3. bimâ : şey ile
4. kesebet : kazandı
5. rehînetun : rehine, bir şey karşılığı olarak bir yerde bağlı kalma

İllâ ashâbel yemîn(yemîni).


1. illâ : ancak, sadece
2. ashâbe : sahib, halk
3. el yemîni : yemin

Fî cennât(cennâtin), yetesâelûn(yetesâelûne).


1. : içinde, vardır
2. cennâtin : cennetler
3. yetesâelûne : sorarlar

Anil mucrimîn(mucrimîne).


1. an(i) : den
2. el mucrimîne : mücrimler, suçlular

Mâ selekekum fî sekar(sekare).


1. : olmadı
2. seleke-kum : sizi sevkeden, sürükleyen
3. fî sekara : sekarın içine, alevli ateşe

Kâlû lem neku minel musallîn(musallîne).


1. kâlû : dediler
2. lem neku : biz olmadık
3. min el musallîne : namaz kılanlardan

Ve lem neku nut’ımul miskîn(miskîne).


1. ve lem neku : ve biz olmadık
2. nut'imu : yemek yediririz, doyururuz
3. el miskîne : miskinler, yoksullar

Ve kunnâ nehûdu maal hâidîn(hâidîne).


1. ve kunnâ : ve biz olduk
2. nahûdu : dalıyoruz (lâfa, eğlenceye)
3. mea : beraber
4. el hâidîne : bâtıla dalanlar

Ve kunnâ nukezzibu bi yevmid dîn(dîni).


1. ve kunnâ : ve biz olduk
2. nukezzibu : tekzip ediyoruz
3. bi yevmi : gününü
4. ed dîni : dîn

Hattâ etânel yakîn(yakinu).


1. hattâ : olana kadar, olmadıkça
2. etâ-nâ : bize geldi
3. el yakînu : yakîn

Fe mâ tenfeuhum şefâatuş şâfiîn(şâfiîne).


1. fe : o zaman, böylece
2. mâ tenfeu-hum : onlara fayda sağlamaz
3. şefâatu : şefaat
4. eş şâfiîne : şefaat edenler

Fe mâ lehum anit tezkireti mu’rıdîn(mu’rıdîne).


1. fe : o zaman, böylece
2. : olmadı
3. lehum : onlarındır, onlar için vardır
4. an(i) et tezkireti : zikirden, öğütten
5. mu'rıdîne : yüz çeviren kimseler

Ke ennehum humurun mustenfireth(mustenfiretun).


1. keenne-hum : sanki onlar gibi
2. humurun : yabanî merkepler (yaban eşekleri)
3. mustenfiretun : ürkmüş olan

Ferret min kasvereh(kasveretin).


1. ferret : kaçtı
2. min kasveretin : arslandan

Bel yurîdu kullumriin minhum en yu’tâ suhufen muneşşereh (muneşşereten).


1. bel : hayır, bilâkis
2. yurîdu : diler, ister
3. kullu : bütün hepsi
4. imriin : adam, erkek (insan)
5. min-hum : onlardan
6. en yu'tâ : verilmesi
7. suhufen : sahifeler
8. muneşşereten : neşredilmiş, yayınlanmış, yazılmış

Kellâ, bel lâ yuhâfûnel âhıreh(âhıreten).


1. kellâ : hayır, asla, öyle değil
2. bel : hayır, bilâkis
3. lâ yuhâfûne : korkmuyorlar
4. el âhireten : ahiret

Kellâ innehu tezkireh(tezkiretun).


1. kellâ : hayır, asla, öyle değil
2. inne-hu : muhakkak ki o, çünkü o
3. tezkiretun : bir hatırlatma, öğüt

Fe men şâe zekereh(zekerehu).


1. fe : o zaman, böylece
2. men : kimse, kişi
3. şâe : diledi
4. zekere-hu : onu zikretti

Ve mâ yezkurûne illâ en yeşâallâh(yeşâallâhu), huve ehlut takvâ ve ehlul magfireh(magfireti).


1. ve mâ yezkurûne : ve zikredemez
2. illâ : ancak, sadece
3. en yeşâe allâhu : Allah'ın dilemesi
4. huve : o
5. ehlu : ehil, sahip
6. et takvâ : takva (sahibi olmak)
7. ve ehlu : ve ehil, sahip
8. el magfireti : mağfiret (günahların sevaba çevrilmesi)