And olsun hayırla gönderilenlere.

Esip savuranlara.

Ve yaydıkça yayanlara.

Ayırdıkça ayıranlara.

(5-6) Özür veya uyarı olsun diye zikri ulaştıranlara.

(5-6) Özür veya uyarı olsun diye zikri ulaştıranlara.

Size vaad olunan şey mutlaka gerçekleşecektir.

Yıldızlar söndürüldüğünde,

Gök yarıldığında,

Dağlar savrulduğunda,

Peygamberlerin şahitlik etme zamanı geldiğinde, size vaad olunan gün gelmiştir.

O hangi güne ertelendi?

Hüküm gününe.

Hüküm günü nedir, bilir misin?

Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!

Öncekileri Biz helâk etmedik mi?

Sonrakileri de peşlerine takarız.

Mücrimlere Biz böyle yaparız.

Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!

Biz sizi aşağılık bir sudan yaratmadık mı?

Sonra onu sağlam bir yere yerleştirdik:

Belirli bir vakte kadar.

Biz böylece takdir ettik. Ne güzel takdir ediciyiz!

Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!

Yeryüzünü bir toplanma yeri yapmadık mı:

Hem diriler, hem ölüler için?

Üstüne de sapasağlam, yüce dağlar diktik; size tatlı bir su içirdik.

Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!

Haydi, yalanlayıp durduğunuz şeye gidin.

Üç dala ayrılmış gölgeye girin.

Bir gölge ki ne serinlik verir, ne alevden korur.

Bina büyüklüğünde kıvılcımlar çıkarır.

O kıvılcımlar sanki sarı deve sürüsüdür.

Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!

Bugün dillerinin tutulduğu gündür.

İzin de verilmez ki özür dilesinler.

Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!

Bugün hüküm günüdür. Sizi ve öncekileri toplamışızdır.

Bir hileniz varsa, haydi, yapın Bana hilenizi!

Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!

Takvâ sahipleri ise gölgelerde, pınar başlarındadır.

Canlarının çektiği meyveler arasındadır.

Âfiyetle yiyin, yaptıklarınıza karşılık.

İyilik yapanları Biz böyle ödüllendiririz.

Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!

Şimdilik biraz yiyip nasiplenedurun; çünkü mücrimlersiniz.

Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!

Rükû edin denildiğinde onlar rükû etmezler.

Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!

Bundan sonra daha hangi söze inanacaklar?