Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline!

Onlar ki, insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.

Kendileri onlara birşey ölçtükleri veya tarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik yaparlar.

(4-5) Yoksa onlar, büyük bir günde (kıyamette) diriltileceklerini sanmıyorlar mı?

(4-5) Yoksa onlar, büyük bir günde (kıyamette) diriltileceklerini sanmıyorlar mı?

O gün insanlar, âlemlerin Rabbi için (O'na hesap vermek için, kabirlerinden) kalkacaklar.

Hayır (o hileye sapmayın, hesap gününü hafife almayın). Çünkü Allah'ın buyruğundan çıkanların kitabı muhakkak “siccin”dedir.

(8-9) Bildin mi “siccîn” nedir? O, (inkârcıların eylemlerinin) yazılı bulunduğu bir kitaptır (Hard Disk'tir).

(8-9) Bildin mi “siccîn” nedir? O, (inkârcıların eylemlerinin) yazılı bulunduğu bir kitaptır (Hard Disk'tir).

O gün (Hakk'ı) yalanlayanların vay hâline!

Onlar ki din gününü (ceza ve hesap gününü) yalanladılar.

Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse yalanlar.

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: “Geçmişlerin masallarıdır” dedi.

Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletti.

Muhakkak ki onlar, o kıyamet günü Rablerinin rahmetinden menedilecekler.

Sonra onlar muhakkak cehenneme atılacaklar.

Sonra (onlara) şöyle denilecek: “İşte (dünyada) inkâr etmiş olduğunuz (azap) budur.”

Hayır, sandıkları gibi değil! İyilerin yazısı “İlliyyûn”dadır.

Bildin mi, “İlliyyun” nedir?

(20-21) O, (Allah'a yakın olan, Mukarrebûn adlı) meleklerin tanık olduğu bir kitaptır (Hard Disk'tir).

(20-21) O, (Allah'a yakın olan, Mukarrebûn adlı) meleklerin tanık olduğu bir kitaptır (Hard Disk'tir).

İyiler kesinlikle (cennette) nimetler içindedir.

Onlar tahtlar üzerinde (neşe ile etrafı) seyrederler.

Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.

Onlara (el değmemiş, ağızları) mühürlü, (sarhoş etmeyen) saf bir içecekten içirilir.

Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışacaklarsa insanlar, (Allah'ın rızasını kazanarak) bu cennet devletine konmak için yarışsınlar!

(27-28) O içeceğin katkısı “tesnim”dir. (O) öyle bir pınar ki, ondan (Allah'a) yakın olanlar içerler.

(27-28) O içeceğin katkısı “tesnim”dir. (O) öyle bir pınar ki, ondan (Allah'a) yakın olanlar içerler.

Şüphesiz, o günah işleyenler, iman edenlere (dünyada) gülüyorlardı.

İnananlar yanlarından geçtiğinde, birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

Ailelerinin yanına döndükleri zaman da (yaptıklarını anlatarak) eğleniyorlardı.

İnananları gördükleri vakit: “İşte bunlar sapıklardır” diyorlardı.

Oysa kendileri, onların üzerine bekçi olarak gönderilmemişlerdi.

Artık bugün de, inananlar, inkârcılara bakıp gülerler.

(35-36) (İnananlar) tahtlar üzerinde (onlara bakarak): “inkârcılar, yaptıklarının karşılığını (cezasını) nasıl buldular değil mi?” (diyerek) onları seyrederler.

(35-36) (İnananlar) tahtlar üzerinde (onlara bakarak): “inkârcılar, yaptıklarının karşılığını (cezasını) nasıl buldular değil mi?” (diyerek) onları seyrederler.