Vay haline eksik ölçüp tartanların!

Onlar ki satın alırken haklarını tam olarak alırlar.

Fakat kendileri başkalarına satar, ölçüp tartarken eksik yapar, hîle karıştırırlar.

(4-6) Sahi onlar, o en mühim günde, yani bütün insanların Rabbülâlemin’in divanında duracakları günde, diriltilip toplanacaklarını düşünmezler mi?

(4-6) Sahi onlar, o en mühim günde, yani bütün insanların Rabbülâlemin’in divanında duracakları günde, diriltilip toplanacaklarını düşünmezler mi?

(4-6) Sahi onlar, o en mühim günde, yani bütün insanların Rabbülâlemin’in divanında duracakları günde, diriltilip toplanacaklarını düşünmezler mi?

Hayır! Hileye sapmayın, âhireti inkâr etmeyin! Doğrusu, yoldan sapan kâfirlerin hesap defterleri Siccîn’dedir.

Siccîn nedir bilir misin?

Siccîn kâfirlerin yaptıkları işlerin kaydedildiği defterdir.

Hakkı yalan sayanların o gün, vay hallerine!

Hesap vermeyi yalan sayanların vay hallerine!

Buna "yalan" diyenler, ancak zalimler, azgınlar, günaha dadananlardır.

Kendilerine ayetlerimiz okunduğunda: "Bunlar, eski devirde yaşamış insanların masalları!" diyenlerdir.

Hayır! Gerçek öyle değil! Onların yapageldikleri kötü işler, gitgide kalplerini paslandırmıştır. (onun için âhireti inkâr ederler.)

Hayır! Hayır! Bu, cezasız kalmayacak. Onlar, o gün Rab’lerini görmekten mahrum kalacaklardır.

Peşinden de elbette cehenneme gireceklerdir.

Sonra kendilerine: "İşte size yalan saydığınız cehennem!" denilir.

Fakat hayırlı insanların hesap defterleri "illiyyûn"dadır.

"İlliyyûn" bilir misin nedir?

İlliyyûn, müminlerin yaptıkları işlerin kaydedildiği defterdir.

Allah’a yakın olanlar ona şahit olurlar.

İşte o hayırlı insanlar, naîm cennetlerindedir.

Koltuklarına kurulup neşe ile etrafa bakınırlar.

Sen onlara bakınca yüzlerinde, cennet nimetlerinin verdiği sevinci okursun.

Kendilerine ağzı mühürlü saf şarap şişelerinden şarap ikram edilir.

Hitamı misktir, içildiğinde sonu mis gibi kokar. İşte yarışacaklarsa insanlar, bu cennet devletine konmak için yarışsınlar!

O şaraba Tesnim içkisi de karıştırılır.

Tesnim de, Allah’a yakın olanların içecekleri bir kaynaktır.

Cürümlere, suçlara batanlar dünyada iken, müminlerle alay edip onlara gülerlerdi.

Yanlarından geçerken kaş göz hareketleriyle onları küçümserlerdi.

Ailelerine döndüklerinde yaptıkları bu işlerle övünüp eğlenirlerdi.

Onları gördükleri zaman: "Şunlar kaçık insanlar, anormal tipler!" derlerdi.

Hoş bunları müminlere gözcü tayin eden de yoktu ya! (Fuzulî bir tarzda, kendi kendilerinde öyle bir yetki görürlerdi).

İşte bu gün de, müminler kâfirlerin üstüne gülerler.

(35-36) Koltuklarına kurulurlar. "Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?" diye bakınırlar.

(35-36) Koltuklarına kurulurlar. "Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?" diye bakınırlar.