Yazıklar olsun ölçü ve tartıya hile karıştıranlara.

Onlar insanlardan birşey ölçerek aldıklarında tastamam alırlar.

Onlara satmak için ölçüp tartarken eksiltirler.

Onlar birgün diriltileceklerini hiç ummuyorlar mı:

Büyük bir günde,

Öyle bir günde ki, insanlar Âlemlerin Rabbinin huzuruna çıkar.

O günahkârların kayıtları Siccîn'dedir.

Siccîn'in ne olduğunu bilir misin?

O herşeyin apaçık kaydedildiği bir kitaptır.

Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!

Onlar hesap gününü yalanlıyorlar.

Onu sadece haddini aşan ve günaha dalan kimse yalanlar.

Kendisine âyetlerimiz okunduğunda 'Eskilerin efsaneleri' der.

Hâşâ! Aslında kazandıkları günahlar onların kalplerini paslandırmıştır.

Heyhat! Onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar.

Sonra da Cehenneme gireceklerdir.

Sonra da onlara 'İşte budur yalanladığınız şey!' denecektir.

İyilik ehli olanların kayıtları ise İlliyyûn'dadır.

İlliyyûn'un ne olduğunu bilir misin?

O herşeyin apaçık kaydedildiği bir kitaptır.

Ona, Allah katında yakınlık sahibi olanlar şahittir.

İyilik ehli olanlar, nimetler içindedirler.

Koltuklara kurulmuş, seyretmektedirler.

Nimetlerin sevincini yüzlerinden okursun.

Onlara mühürlenmiş halis bir şaraptan içirilir.

Bir şarap ki, bittiğinde misk kokar. İmrenecek olanlar işte buna imrensin.

Ona biraz da Tesnim pınarından katılmıştır.

O bir pınardır ki, Allah katında yakınlık sahibi olanlar içer.

Dünyada, mücrimler iman edenlere gülerlerdi.

Yanlarından geçerken kaş göz oynatırlardı.

Ahbaplarının yanına dönerken de eğlenerek dönerlerdi.

Onları gördüklerinde ise 'İşte bunlar sapıklar' derlerdi.

Oysa onlar mü'minlere gözcü olsun diye gönderilmemişlerdi.

Bugün de iman edenler o kâfirlere gülerler:

Hem de koltuklara kurulmuş, onları seyrederken!

Nasıl, buldu mu o kâfirler ettiklerini?