Birbirlerine neyi soruyorlar?

O büyük haberi mi?

Ki onlar onda ayrılığa düştüler.

Hayır yakında bilecekler.

Yine hayır, yakında bilecekler.

Yeryüzünü bir beşik,

Dağları da onun için birer direk kıldık.

Ve sizi çift çift yarattık.

Uykunuzu dinlenme vakti yaptık.

Geceyi bir örtü yaptık.

Gündüzü geçiminiz için çalışıp kazanma zamanı yaptık.

Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.

Oraya parlak kandiller astık.

Sıkışan bulutlardan şarıl şarıl su indirdik ki,

(15-16) Onunla taneler, bitkiler ve birbirine sarmaş dolaş olmuş ağaçlı bahçeler çıkaralım.

(15-16) Onunla taneler, bitkiler ve birbirine sarmaş dolaş olmuş ağaçlı bahçeler çıkaralım.

Muhakkak ki hüküm günü, belirlenmiş bir vakittir.

Sur'a üflendiği gün, bölük bölük Allah'a gelirsiniz.

O gün gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur.

Dağlar yürütülür, serap haline gelir.

Cehennem de suçluları gözetleyip durmaktadır.

Orası azgınların varacağı yerdir.

Orada sonsuza dek kalacaklardır.

Orada ne bir serinlik ne de içilecek bir şey tadarlar.

Yalnız kaynar su ve irin içerler.

Yaptıklarına uygun bir ceza olarak

Çünkü onlar bir hesab görüleceğini ummuyorlardı.

Ayetlerimizi de tamamen yalanlamışlardı.

Biz de herşeyi sayıp yazmıştık.

Şimdi tadın, artık size azabtan başka bir şeyi artırmıyacağız.

Takva sahipleri için de başarı ödülü vardır.

Nice bahçeler, bağlar,

Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar ve

Dolu dolu kadehler

Orada ne boş bir söz ve ne de yalan işitirler.

Bunlar Rabbinin katından yaptıklarına karşılığı verilenlerdir.

O, göklerin yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşamayacağı Rahman olan Allah'tır.

Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.

işte gerçek gün budur. Dileyen kimse Rabbine götürecek bir yol benimser.

Sizi yakın gelecekteki azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da «Keşke toprak olsaydım» der.