Birbirlerine (bu kadar sık) neyi soruyorlar?

O müthiş (yeniden dirilme) haberini (mi),

üzerinde (hiçbir şekilde) anlaşamadıkları.

Elbette, zamanı geldiğinde (onu) anlayacaklar!

Ve bir kez daha: Elbette, zamanı geldiğinde anlayacaklar!

Yeryüzünü (sizin için) bir dinlenme yeri yapmadık mı,

ve dağları da (onun) sütunları?

Sizi çiftler halinde yarattık;

uykunuzu ölüm(ün bir sembolü) kıldık

ve geceyi (onun) örtüsü yaptık,

gündüzü de hayat(ın sembolü).

Üstünüze yedi gök kubbe bina ettik,

ve (oraya güneşi,) parıldayan ışık yüklü lambayı yerleştirdik.

Ve rüzgarın sürüklediği bulutlardan şarıldayan sular indirdik,

(indirdik) ki onunla taneler ve bitkiler yetiştirelim,

ve ağaçlarla kaplı bahçeler.

Gerçek şu ki, (doğru ile yanlış arasında) Ayrım Günü'nün belirlenmiş bir vakti vardır:

(yeniden dirilme) surun(un) üflendiği ve hepinizin kalabalıklar halinde ortaya çıkacağınız Gün;

göklerin açıldığı ve (kanatları açık) kapılar haline geldiği (gün);

ve dağların bir serapmış gibi kaybolup gittiği (gün).

(O Gün,) cehennem, (hakikati inkar edenleri) kuşatmak için bekleyecek;

hak ve adalet sınırlarını ihlal etmiş olanların durağı!

Onlar orada uzun süre kalacaklar.

Orada ne bir serinlik tadacaklar, ne de (susuzluk giderici) bir içecek;

yalnız yakıcı bir ümitsizlik ve buz gibi bir karanlık:

(günahlarına) uygun bir karşılık!

Doğrusu onlar hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı,

mesajlarımızı tek tek ve tümüyle yalanladıkları halde;

ama Biz, (yaptıkları) her şeyi bir kayda almışızdır.

(Ve onlara şöyle diyeceğiz:) "O halde, (yaptığınız kötülüklerin meyvelerini) tadın, artık size şiddetli azaptan başka bir şey vermeyeceğiz!"

(Ama,) Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar için büyük bir tatmin vardır:

muhteşem bahçeler ve bağlar,

müthiş uyumlu harika eşler,

ve dolup taşan (mutluluk) kadehleri.

Orada, (cennette,) ne boş sözler ne de yalanlar duyacaklar.

(Bütün bunlar,) Rabbinden bir ödül, (Kendi) hesabına göre bir armağandır;

göklerin ve yerin ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbi(nden), Rahman(dan bir ödül)! (Ve) hiç kimse O'na karşı sesini yükseltme gücüne sahip değildir,

bütün (insan) ruhların(ın) ve bütün meleklerin saf saf sıralandıkları Gün: Rahman'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve (herkes, yalnız) doğruyu söyleyecek.

Bu, Nihai Hakikat Günü olacaktır. O halde, dileyen Rabbine giden yolu tutsun!

Gerçek şu ki, Biz sizi yakındaki bir azaba karşı uyarmaktayız; insanın ilerisi için yapıp ettiklerini (açıkça) göreceği ve hakikati inkar edenin: "Eyvah, keşke toprak olsaydım..!" diyeceği Gün(ün azabına)!