İnnâ erselnâ nûhan ilâ kavmihî en enzir kavmeke min kabli en ye’tiyehum azâbun elîm(elîmun).


1. innâ : hiç şüphesiz biz, muhakkak ki biz
2. erselnâ : biz gönderdik
3. nûhan : Nuh (as)
4. ilâ kavmi-hî : kavmine
5. en enzir : uyarması
6. kavme-ke : kavmine
7. min kabli : önceden, daha önce
8. en ye'tiye-hum : onlara gelmesi
9. azâbun : bir azap
10. elîmun : elîm, acıklı

Kâle yâ kavmi innî lekum nezîrun mubîn(mubînun).


1. kâle : dedi
2. : ey
3. kavmi : kavmim
4. in-nî : muhakkak ki ben
5. lekum : sizin için, size
6. nezîrun : bir nezir, uyarıcı
7. mubînun : açıkça, apaçık

Eni’budûllâhe vettekûhu ve etîûn(etîûni).


1. en i'budû : kul olmanız
2. allâhe : Allah
3. ve ittekû-hu : ona karşı takva sahibi olun
4. ve etîû-ni : ve bana itaat ediniz

Yagfir lekum min zunûbikum ve yûahhırkum ilâ ecelin musemmâ(musemmen), inne ecelallâhi izâ câe lâ yuahhar(yûahharu), lev kuntum ta’lemûn(ta’lemûne).


1. yagfir : mağfiret eder
2. lekum : sizin için, size
3. min zunûbi-kum : günahlarınızdan
4. ve yûahhir-kum : ve sizi tehir etsin (ömür versin)
5. ilâ ecelin : bir süreye kadar
6. musemmen : isimlendirilmiş, belirlenmiş
7. inne : muhakkak
8. ecele : ecel, belirlenen an
9. allâhi : Allah
10. izâ : olduğu zaman
11. câe : geldi
12. lâ yûahharu : tehir edilmez, ertelenmez, uzatılmaz
13. lev : eğer, ise
14. kuntum : siz iseniz
15. ta'lemûne : biliyorsunuz

Kâle rabbi innî deavtu kavmî leylen ve nehârâ(nehâran).


1. kâle : dedi
2. rabbi : Rab
3. innî : muhakkak ki ben
4. deavtu : davet ettim
5. kavmî : benim kavmim
6. leylen : gece
7. ve nehâran : ve gündüz

Fe lem yezidhum duâî illâ firârâ(firâran).


1. fe : o zaman, böylece
2. lem yezid-hum : onlara arttırmadı
3. duâî : davetim
4. illâ : ancak, sadece
5. firâran : firar, kaçış, uzaklaşma

Ve innî kullemâ deavtuhum li tagfire lehum cealû esâbiahum fî âzânihim vestagşev siyâbehum ve esarrû vestekberûstikbârâ(vestekberûstikbâran).


1. ve innî : ve muhakkak ki ben
2. kullemâ : her zaman, her defa
3. deavtu-hum : onları davet ettim
4. li : ... e, için
5. tagfire : senin mağfiret etmen, bağışlaman
6. lehum : onlarındır, onlar için vardır
7. cealû : kıldılar, yaptılar
8. esâbia-hum : onların parmakları, parmakları
9. : içinde, vardır
10. âzâni-him : onların kulakları
11. ve istagşev : ve gışavet (perdeleme) yaptılar, büründüler
12. siyâbe-hum : elbiselerini
13. ve esarrû : ve Israr ettiler
14. ve istekberû : ve kibirlenirler , büyüklenirler
15. istikbâran : kibirlenerek

Summe innî deavtuhum cihârâ(cihâran).


1. summe : sonra
2. innî : muhakkak ki ben
3. deavtu-hum : onları davet ettim
4. cihâran : cehren, açıkça

Summe innî a’lentu lehum ve esrartu lehum isrârâ(isrâran).


1. summe : sonra
2. innî : muhakkak ki ben
3. a'lentu : aleni olarak, açıkça ilân ettim
4. lehum : onlarındır, onlar için vardır
5. ve esrertu : ve gizledim, sır olarak bildirdim
6. isrâran : gizli olarak, gizli gizli

Fe kul tustagfırû rabbekum innehu kâne gaffârâ(gaffâran).


1. fe : o zaman, böylece
2. kultu : dedim
3. istagfirû : mağfiret dileyin
4. rabbe-kum : (sizin) Rabbiniz
5. inne-hu : muhakkak ki o, çünkü o
6. kâne : oldu
7. gaffâran : gaffar, mağfiret eden

Yursilis semâe aleykum midrârâ(midrâren).


1. yursil : göndersin
2. es semâe : semâ, gökyüzü
3. aleykum : size, sizi
4. midrâran : bol yağmur (bol rahmet)

Ve yumdidkum biemvâlin ve benîne ve yec’al lekum cennâtin ve yec’al lekum enhârâ(enhâren).


1. ve yumdid-kum : ve size imdat etsin, size yardım etsin
2. bi emvâlin : mal ile
3. ve benîne : ve oğullar (erkek çocuklar)
4. ve yec'al : ve kılar, yapar
5. lekum : sizin için, size
6. cennâtin : cennetler
7. enhâran : nehirler

Mâ lekum lâ tercûne lillâhi vekârâ(vekâren).


1. mâ lekum : sizin için yoktur
2. lâ tercûne : ummuyorsunuz
3. li allâhi : Allah'a ait, Allah için
4. vakâran : vakar, azamet, izzet ve kudret

Ve kad halakakum etvârâ(etvâren).


1. ve kad : ve olmuştur
2. halaka-kum : sizi yarattı
3. etvâran : tavırlar, haller, halden hale geçişler

E lem terev keyfe halakallâhu seb’a semâvâtin tıbâkâ(tıbâkan).


1. e lem terav : görmüyor musunuz
2. keyfe : nasıl
3. halaka : yarattı
4. allâhu : Allah
5. seb'a : yedi
6. semâvâtin : semalar, gökler (gök katları)
7. tıbâkan : tabakalar, katlar

Ve cealel kamere fîhinne nûren ve cealeş şemse sirâcâ(sirâcen).


1. ve ceale : ve kıldı, yaptı, var etti
2. el kamera : kamer, ay
3. fî-hinne : onlar hakkında
4. nûran : bir nur
5. eş şemse : güneş
6. sirâcen : kandil

Vallâhu enbetekum minel ardı nebâtâ(nebâten).


1. ve allâhu : ve Allah
2. enbete-kum : yetiştirdi, yarattı
3. min el ardı : arzdan, yerden
4. nebâten : nebat, bitki

Summe yuîdukum fîhâ ve yuhricukum ihrâcâ(ihrâcen).


1. summe : sonra
2. yuîdu-kum : sizi iade edecek, döndürecek
3. fî-hâ : orada
4. ve yuhricu-kum : ve sizi çıkaracak
5. ihrâcen : bir çıkarış

Vallâhu ceale lekumul arda bisâtâ(bisâtan).


1. ve allâhu : ve Allah
2. ceale : kıldı, yaptı
3. lekum(u) : sizin için, size
4. el arda : arz, yeryüzü
5. bisâtan : yaygı, döşek, geniş (mekân)

Li teslukû minhâ subulen ficâcâ(ficâcen).


1. li : ... e, için
2. teslukû : sizin sülûk etmeniz, yolculuk etmeniz
3. min-hâ : on(lar)dan, oradan (orada)
4. subulen : yollar
5. ficâcen : geniş yollar, iki dağ arasındaki geniş geçit yerleri

Kâle nûhun rabbi innehum asavnî vettebeû men lem yezidhu mâluhu ve veleduhû illâ hasârâ(hasâran).


1. kâle : dedi
2. nûhun : Nuh
3. rabbi : Rab
4. inne-hum : muhakkak ki onlar, gerçekten onlar
5. asav-nî : bana asi oldular (isyan ettiler)
6. ve ittebeû : ve tâbi oldular, uydular
7. men : kimse, kişi
8. lem yezid-hu : ona arttırmaz
9. mâlu-hu : onun malı, malı
10. ve veledu-hû : ve onun çocukları, çocukları
11. illâ : ancak, sadece
12. hasâren : hasar, zarar ziyan

Ve mekerû mekren kubbârâ(kubbâren).


1. ve mekerû : ve hile yaptılar, tuzak kurdular
2. mekren : bir düzen, bir tuzak kurmak
3. kubbâran : büyük

Ve kâlû lâ tezerunne âlihetekum ve lâ tezerrunne vedden ve lâ suvâan ve lâ yegûse ve yeûka ve nesrâ(nesren).


1. ve kâlû : ve dediler
2. lâ tezerunne(tezeru-enne) : sakın bırakmayın, terketmeyin
3. âlihete-kum : sizin ilâhlarınız
4. ve lâ tezerunne(tezeru-enne) : ve sakın bırakmayın, terketmeyin
5. vedden : Vedd
6. ve lâ : ve olmaz, olmasın
7. suvâan : Suvâa
8. yagûse : Yagûs
9. ve yaûka : ve Yaûka
10. ve nesran : ve Nesra

Ve kad edallû kesîrâ(kesîren), ve lâ tezidiz zâlimîne illâ dalâlâ(dalâlen).


1. ve kad : ve olmuştur
2. edallû : dalâlette bıraktılar
3. kesîran : çok
4. ve lâ tezidi : ve artırma
5. ez zâlimîne : zalimler
6. illâ : ancak, sadece
7. dalâlen : dalâlet

Mimmâ hatîâtihim ugrikû fe udhılû nâran fe lem yecıdû lehum min dûnillâhi ensârâ(ensâren).


1. mimmâ (min-mâ) : şeylerden
2. hatîâti-him : onların hataları, kendi hataları, büyük günahlarından
3. ugrikû : boğuldular
4. fe : o zaman, böylece
5. udhılû : dahil edildiler, sokuldular
6. nâran : ateş
7. lem yecidû : bulamazlar
8. lehum : onlarındır, onlar için vardır
9. min dûni allâhi : Allah'tan başka
10. ensâran : yardımcı

Ve kâle nûhun rabbi lâ tezer alel ardı minel kâfirîne deyyârâ(deyyâren).


1. ve kâle : ve dedi
2. nûhun : Nuh
3. rabbi : Rab
4. lâ tezer : bırakma
5. alâ el ardı : yeryüzünde
6. min el kâfirîne : kâfirlerden
7. deyyâran : dolaşan

İnneke in tezerhum yudıllû ıbâdeke ve lâ yelidû illâ fâciren keffârâ(keffâre).


1. inne-ke : muhakkak ki sen
2. in tezer-hum : eğer onları bırakırsan
3. yudıllû : dalâlete düşürürler
4. ıbâde-ke : senin kulların
5. ve lâ yelidû : ve doğurmazlar
6. illâ : ancak, sadece
7. fâciren : facir, ahlâksız
8. keffâran : kâfir

Rabbigfirlî ve li vâlideyye ve li men dehale beytiye mu’minen ve lil mu’minîne vel mu’minât(mu’minâti) ve lâ tezidiz zâlimîne illâ tebârâ(tebâren).


1. rabbi : Rab
2. igfirlî : beni mağfiret et
3. ve li vâlideyye : ve, annemi ve babamı
4. ve li : ve .... için
5. men : kimse, kişi
6. dehale : girdi
7. beyti-ye : benim evim
8. mu'minen : bir mü'min
9. el mu'minîne : mü'minler
10. ve el mu'minâti : ve mü'min kadınlar
11. ve lâ tezidi : ve artırma
12. ez zâlimîne : zalimler
13. illâ : ancak, sadece
14. tebâran : helâk olmak