Güneşe ve onun parıltısına andolsun,

Onu izlediği zaman aya,

Onu (güneş) parıldattığı zaman gündüze,

Onu sarıp örttüğü zaman geceye,

Göğe ve onu bina edene,

Yere ve onu yayıp döşeyene,

Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene',

Sonra ona fücurunu ve takvasını ilham edene (andolsun).

Onu arındırıp temizleyen gerçekten felah bulmuştur.

Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp saran da elbette yıkıma uğramıştır.

Semud (halkı) azgınlığı dolayısıyla yalanladı;

En 'zorlu bedbahtları' ayaklandığında,

Tanrı'nın elçisi onlara dedi ki: "Tanrı'nın (deneme için size gönderdiği) devesine ve onun su içme sırasına dikkat edin."

Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti.

(Tanrı, asla) Bunun sonucundan korkmaz.