Yemîn olsun şems’e (güneşe) ve onun (kuşluk vakti) aydınlığına!

Ve (güneş batınca) onu ta'kib eden aya!

Ve onu (o güneşi) açığa çıkardığı zaman, gündüze!

Ve onu örttüğü zaman, geceye!

Ve göğe, hem onu binâ edene!

Hem yere ve onu döşeyene!

Ve nefse ve onu (güzel bir şekilde yaratıp) düzenleyene!

Sonra da ona (o kişiye) günâhını ve takvâsını (neyin isyan, neyin itâat olduğunu bildirerek) ilhâm edene (yemîn olsun)!

(Ki) onu (o nefsini, günahlardan) temizleyen muhakkak kurtulmuştur!

Onu (isyânıyla) örten ise, mutlaka hüsrâna uğramıştır!

Semûd (kavmi), azgınlığı yüzünden (peygamberini) yalanladı!

(12-13) Hani onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı da Allah’ın peygamberi (Sâlih) onlara: 'Allah’ın devesi(ni kesmekten) ve onun su içmesi(ni engellemekten sakının)!' demişti.

(12-13) Hani onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı da Allah’ın peygamberi (Sâlih) onlara: 'Allah’ın devesi(ni kesmekten) ve onun su içmesi(ni engellemekten sakının)!' demişti.

Fakat kendisini yalanladılar da onu (o deveyi) kestiler; bunun üzerine Rableri, günahları sebebiyle üzerlerini büyük bir azabla kaplayıp onları dümdüz (ederek yerle bir) etti.

Ve (O,) bunun (bu yaptığı işin) âkıbetinden korkmaz!