Güneşe ve onun duha vaktine (ışığının yayılıp parladığı zamana) andolsun.

Ve onu takip ettiği zaman aya.

Ve onu (güneşi) izhar ettiği zaman gündüze.

Onu (güneşi) sardığı (örtüp ışınlarını giderdiği) zaman geceye.

Ve semaya ve onu bina edene.

Ve arza ve onu yayıp döşeyerek yaşanır hale getirene.

Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).

Sonra ona (nefse) fücurunu ve takvasını ilham etti.

Kim onu (nefsini) tezkiye etmişse felâha (kurtuluşa) ermiştir.

Ve kim, onun (nefsinin) kusurlarını örtmeye çalıştıysa (nefsini tezkiye etmemiş ise) hüsrana uğramıştır.

Semud (kavmi), kendi azgınlığı sebebiyle (Allah’ın Resûl’ünü) yalanladı.

Onun (o beldenin) en şâkîsi (deveyi kesmek için) ortaya atılınca.

O zaman Allah’ın Resûl’ü onlara: “O, Allah’ın Devesi’dir ve onu sulayınız (onun su içme sırasına riayet ediniz).” dedi.

Fakat onu tekzip ettiler (yalanladılar). Sonra onu (deveyi) kestiler. Günahları sebebiyle, Rab’leri onların üzerini azapla kapladı. Sonra da onu (o beldeyi) dümdüz yaptı (yerlebir etti).

Ve (Allah) onun (o beldenin ve halkının) ukbasından (akıbetinden) (helâk oluşlarından) korkacak değildir.