Veş şemsi ve duhâhâ.


1. ve : ve
2. eş şemsi : güneş
3. duhâ-hâ : onun duhasını, kuşluk vaktini, aydınlığını (gündüzü)

Vel kameri izâ telâhâ.


1. ve : ve
2. el kameri : kamere, ay'a
3. izâ : olduğu zaman
4. telâ-hâ : ona tâbî oldu, onu takip etti

Ven nehâri izâ cellâhâ.


1. ve : ve
2. en nehâri : gündüz
3. izâ : olduğu zaman
4. cellâ-hâ : onu açığa çıkardı, izhar etti

Vel leyli izâ yagşâhâ.


1. ve : ve
2. el leyli : gece
3. izâ : olduğu zaman
4. yagşâ-hâ : onu kapladı, sardı

Ves semâi ve mâ benâhâ.


1. ve es semâi : ve sema, gökyüzü
2. ve mâ : ve şey
3. benâ-hâ : onu bina etti, onu muhkem ve ölçülü bir şekilde yarattı

Vel ardı ve mâ tahâhâ.


1. ve : ve
2. el ardı : arz, yeryüzü
3. : olmadı
4. tahâ-hâ : onu yayıp döşedi, yaşanır hale getirdi

Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.


1. ve nefsin : ve nefs
2. ve : ve
3. : olmadı
4. sevvâ-hâ : onu sevva etti, onu dizayn etti

Fe elhemehâ fucûrehâ ve takvâhâ.


1. fe : o zaman, böylece
2. elheme-hâ : ona ilham etti
3. fucûre-hâ : onun isyankarlığı, onun yoldan çıkabilmesi, onun fücuru
4. ve : ve
5. takvâ-hâ : onun takvası

Kad efleha men zekkâhâ.


1. kad : oldu, olmuştu
2. efleha : felâha, zafere ulaştı
3. men : kimse, kişi
4. zekkâ-hâ : onu tezkiye etti

Ve kad hâbe men dessâhâ.


1. ve kad : ve olmuştur
2. hâbe : heba oldu, hüsrana uğradı
3. men : kimse, kişi
4. dessâ-hâ : onun kusurlarını örtmeye çalıştı

Kezzebet semûdu bi tagvâhâ.


1. kezzebet : yalanladı
2. semûdu : Semud kavmi
3. bi : ile, ... e
4. tagvâ-hâ : kendi azgınlığı

İzin baase eşkâhâ.


1. iz(i) : o zaman, olduğu zaman
2. inbaase : işe girişti, ortaya atıldı
3. eşkâ-hâ : onun en çok şâkî olanı

Fe kâle lehum resûlullâhi nâkatallâhi ve sukyâhâ.


1. fe : o zaman, böylece
2. kâle : dedi
3. lehum : onlarındır, onlar için vardır
4. resûlu allâhi : Allah'ın resûlü
5. nâkate allâhi : Allah'ın Devesi
6. ve : ve
7. sukyâ-hâ : onu sulayınız

Fe kezzebûhu fe akarûhâ fe demdeme aleyhim rabbuhum bi zenbihim fe sevvâhâ.


1. fe : o zaman, böylece
2. kezzebû-hu : onu yalanladılar
3. akarû-hâ : onu kestiler
4. demdeme : üzerini kapladı
5. aleyhim : onlara, onların üzerine
6. rabbu-hum : onların Rabbi
7. bi : ile, ... e
8. zenbi-him : onların günahları
9. sevvâ-hâ : onu sevva etti, onu dizayn etti

Ve lâ yehâfu ukbâhâ.


1. ve : ve
2. lâ yehâfu : korkmasın
3. ukbâ-hâ : onun ukbasından, akıbetinden, bunun sonucundan