Ves semâi vet târık(târıkı).


1. ve : ve
2. es semâi : sema, gökyüzü
3. ve et târıkı : ve tarık

Ve mâ edrâke met târik(târiku).


1. ve : ve
2. : olmadı
3. edrâ-ke : sana bildirdi
4. et târiku : tarık, şiddetle çakan

En necmus sâkıb(sâkıbu).


1. en necmu : yıldız
2. es sâkıbu : delen

İn kullu nefsin lemmâ aleyhâ hâfız(hâfızun).


1. in ... (lemma) : eğer ..... olmazsa olmaz, mutlaka vardır
2. kullu : bütün hepsi
3. nefsin : nefs, kişi
4. (in) ... lemmâ : eğer ..... olmazsa olmaz, mutlaka vardır
5. aleyhâ : onun üzerinde
6. hâfızun : muhafız (gözleyici)

Fel yenzuril insânu mimme hulık(hulıka).


1. fe : o zaman, böylece
2. li yenzur(i) : baksın
3. el insânu : insan
4. mimme : neden, nasıl
5. hulıka : yaratıldı

Hulika min mâin dâfik(dâfikın).


1. hulika : yaratıldı
2. min : den
3. mâin : su, sıvı
4. dâfikın : kuvvetle atılan

Yahrucu min beynis sulbi vet terâib(terâibi).


1. yahrucu : çıkar
2. min beyni : arasından
3. es sulbi : omurga
4. ve et terâibu : ve göğüs kemikleri, göğüs kafesi

İnnehu alâ rec’ıhî le kâdir(kâdirun).


1. inne-hu : muhakkak ki o, çünkü o
2. alâ rec'ı-hî : onu döndürmeye
3. le : mutlaka, elbette, muhakkak
4. kâdirun : kaadir olan, kudret sahibi

Yevme tubles serâir(serâiru).


1. yevme : o gün
2. tublâ : beliğ olacak, ortaya çıkacak, açıklanacak
3. es serâiru : sırlar, gizli şeyler

Femâ lehu min kuvvetin ve lâ nâsır(nâsırın).


1. fe : o zaman, böylece
2. : olmadı
3. lehu : ona ait, onun
4. min : den
5. kuvvetin : kuvvetli, kuvvetle
6. ve : ve
7. : yok, değil
8. nâsırın : yardımcı

Ves semâi zâtir rec’(rec’ı).


1. ve : ve
2. es semâi : sema, gökyüzü
3. zâti : sahip oldu
4. er rec'ı : dönme, döndürme, dönüş

Vel ardı zâtis sad’(sad’ı).


1. ve : ve
2. el ardı : arz, yeryüzü
3. zâti : sahip oldu
4. es sad'ı : yarık, arz kabuğundaki çatlak

İnnehu le kavlun fasl(faslun).


1. inne-hu : muhakkak ki o, çünkü o
2. le : mutlaka, elbette, muhakkak
3. kavlun : bir söz
4. faslun : ayıran

Ve mâ huve bil hezl(hezli).


1. ve mâ : ve şey
2. huve : o
3. bi el hezli : sıradan bir söz, boş, anlamsız, saçma bir söz

İnnehum yekîdûne keydâ(keyden).


1. inne-hum : muhakkak ki onlar, gerçekten onlar
2. yekîdûne : tuzak kuruyorlar
3. keyden : hile, tuzak

Ve ekîdu keydâ(keyden).


1. ve ekîdu : ve tuzak kurarım
2. keyden : hile, tuzak

Fe mehhilil kâfirîne emhilhum ruveydâ(ruveyden).


1. fe : o zaman, böylece
2. mehhil(i) : mühlet ver
3. el kâfirîne : kâfirler
4. emhil-hum : onlara süre tanı (kendi hallerine bırak)
5. ruveyden : biraz