(1-6) Esip savuran ruzgarlara, yagmur yuklu bulutlara, kolayca suzulen gemiler ve isleri yoneten meleklere and olsun ki, size soz verilen kiyametin kopmasi suphesiz gercektir. Odesme gunu gelecektir.

(1-6) Esip savuran ruzgarlara, yagmur yuklu bulutlara, kolayca suzulen gemiler ve isleri yoneten meleklere and olsun ki, size soz verilen kiyametin kopmasi suphesiz gercektir. Odesme gunu gelecektir.

(1-6) Esip savuran ruzgarlara, yagmur yuklu bulutlara, kolayca suzulen gemiler ve isleri yoneten meleklere and olsun ki, size soz verilen kiyametin kopmasi suphesiz gercektir. Odesme gunu gelecektir.

(1-6) Esip savuran ruzgarlara, yagmur yuklu bulutlara, kolayca suzulen gemiler ve isleri yoneten meleklere and olsun ki, size soz verilen kiyametin kopmasi suphesiz gercektir. Odesme gunu gelecektir.

(1-6) Esip savuran ruzgarlara, yagmur yuklu bulutlara, kolayca suzulen gemiler ve isleri yoneten meleklere and olsun ki, size soz verilen kiyametin kopmasi suphesiz gercektir. Odesme gunu gelecektir.

(1-6) Esip savuran ruzgarlara, yagmur yuklu bulutlara, kolayca suzulen gemiler ve isleri yoneten meleklere and olsun ki, size soz verilen kiyametin kopmasi suphesiz gercektir. Odesme gunu gelecektir.

(7-8) Icinde yorungeler bulunan goge and olsun ki, ey inkarcilar,siz, suphesiz aykiri gorustesiniz.

(7-8) Icinde yorungeler bulunan goge and olsun ki, ey inkarcilar,siz, suphesiz aykiri gorustesiniz.

Bundan, donebilecek kimseler dondurulur.

(10-11) Yalanciligi itiyat edinenlerin, bilgisizlige saplanip kalanlarin canlari ciksin!

(10-11) Yalanciligi itiyat edinenlerin, bilgisizlige saplanip kalanlarin canlari ciksin!

Islerin karsilik gorecegi gunun zamanini sorarlar.

O, kendilerinin ateste azap gorecekleri gundur.

Onlara: «Azabinizi tadin; iste acele beklediginiz bu idi» denir.

(15-16) Dogrusu, Allah'a karsi gelmekten sakinanlar, Rablerinin kendilerine verdigini almis olarak bahcelerde ve pinar baslarindadirlar. Cunku onlar, bundan once iyi davrananlardi.

(15-16) Dogrusu, Allah'a karsi gelmekten sakinanlar, Rablerinin kendilerine verdigini almis olarak bahcelerde ve pinar baslarindadirlar. Cunku onlar, bundan once iyi davrananlardi.

Onlar, geceleri az uyuyanlardi.

Seher vakitlerinde bagislanma dilerlerdi.

Onlarin mallarinda muhtac ve yoksullar icin bir hak vardi, onu verirlerdi.

(20-21) Kesin olarak inananlara, yeryuzunde ve kendi icinizde Allah'in varligina nice deliller vardir; gormez misiniz?

(20-21) Kesin olarak inananlara, yeryuzunde ve kendi icinizde Allah'in varligina nice deliller vardir; gormez misiniz?

Rizkiniz da, size soz verilen azap da yukaridan gelir.

Gogun ve yerin Rabbine and olsun ki bu, sizin konusmaniz kadar kesin ve gercektir. *

Ibrahim'in ikram edilmis konuklarinin haberi sana geldi mi?

Onlar, Ibrahim'in yanina girip: «Selam sana» demislerdi, Ibrahim de: «Selam size» demisti; icinden de, onlarin «taninmamis bir topluluk» oldugunu gecirmisti.

(26-27) Hemen ailesine giderek semiz bir buzagi getirmis, onlarin onune surup: «Yemez misiniz?» demisti.

(26-27) Hemen ailesine giderek semiz bir buzagi getirmis, onlarin onune surup: «Yemez misiniz?» demisti.

(Yemediklerini gorunce) onlardan endiseye dustu; «Korkma» dediler ve ona bilgin bir ogul sahibi olacagini mujdelediler.

Bunun uzerine karisi hayretle seslenerek geldi, elleriyle yuzunu kapayarak: «Kisir bir kocakari!» dedi.

Melekler: «Bu boyledir, Rabbin soylemistir; dogrusu O, Hakim olandir, bilendir» dediler.

Ibrahim: «Ey Elciler! Goreviniz nedir?» dedi.

(32-34) Elciler: «Suclu bir milletin uzerine, Rabbinin katindan isaretli olarak, asiri gidenlere mahsus sert taslar gondermekle gorevlendirildik» dediler.

(32-34) Elciler: «Suclu bir milletin uzerine, Rabbinin katindan isaretli olarak, asiri gidenlere mahsus sert taslar gondermekle gorevlendirildik» dediler.

(32-34) Elciler: «Suclu bir milletin uzerine, Rabbinin katindan isaretli olarak, asiri gidenlere mahsus sert taslar gondermekle gorevlendirildik» dediler.

Bunun uzerine, suclu milletin arasinda bulunan muminleri cikardik.

Zaten orada, kendini Allah'a vermis sadece bir tek ev halki bulduk.

Can yakici azabdan korkanlar icin, o beldede bir isaret, bir kalinti biraktik.

Musa'nin basindan gecenlerde de ibret vardir: Onu apacik delille Firavun'a gonderdik.

Firavun, erkaniyle birlikte hakdan yuz cevirdi; «Sihirbazdir veya delidir» dedi.

Sonunda onu ve ordularini yakalayip denize attik. O, kinanmayi haketmisti.

(41-42) Ad milletinin basindan gecende de ibret vardir: Onlarin uzerine, ugradigi her seyi birakmayip toza ceviren kuru bir ruzgar gonderdik.

(41-42) Ad milletinin basindan gecende de ibret vardir: Onlarin uzerine, ugradigi her seyi birakmayip toza ceviren kuru bir ruzgar gonderdik.

Semud milletinin basina gelende de ibret vardir: Onlara, «Bir sureye kadar zevklenin» denmisti.

Onlar Rablerinin buyrugundan cikmislardi; bunun uzerine kendilerini gozleri gore gore yildirim carpti.

Ayaga kalkacak gucleri kalmadi, yardim da gormediler.

Daha once de Nuh milletini cezalandirmistik. Cunku onlar da yoldan cikmis bir milletti.*

Gogu, gucumuzle Biz kurduk; suphesiz biz onu genisleticiyiz.

Yeryuzunu biz yayip dosedik: Ne guzel doseyiciyiz!

Ibret alasiniz diye her seyi cift cift yaratmisizdir.

De ki: «Oyleyse Allah'a kosusun; dogrusu ben sizi O'nun azabi ile acikca uyaranim.»

«Allah'in yaninda baskasini tanri kilmayin; dogrusu ben sizi O'nun azabi ile acikca uyaranim.»

Onlardan oncekilere, herhangi bir peygamber gelince: «Sihirbazdir» veya «Delidir» derlerdi.

Oncekiler sonrakilere boyle mi vasiyet ettiler? Hayir; bunlar azgin bir millettir.

Onlardan yuz cevir; sen kinanacak degilsin.

Ogut ver; dogrusu ogut inananlara fayda verir.

Cinleri ve insanlari ancak Bana kulluk etmeleri icin yaratmisimdir.

Onlardan bir rizik istemem; Beni doyurmalarini da istemem.

suphesiz riziklandiran da, guc ve kuvvet sahibi olan da Allah'tir.

Zulmedenlerin, gecmis arkadaslarinin suclarina benzer suclari vardir; cezalarini Benden acele istemesinler.

Soz verilen gunun azabindan vay o inkar edenlere! *