26 / ŞUARA - 115

إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Orjinal

İn ene illâ nezîrun mubîn(mubînun).

1. in ene : ben sadece
2. illâ : ancak, sadece
3. nezîrun : bir nezir, uyarıcı
4. mubînun : açıkça, apaçık

Çeviri : Transliteral

Ben ancak, apaçık bir korkutucuyum.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ben sadece gerçekleri, apaçık dile getiren bir uyarıcıyım.”


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.


Çeviri : Adem Uğur

"Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım!"


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Ben kesinlikle, sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık bir uyarıcıyım.'


Çeviri : Ahmet Tekin

Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.'


Çeviri : Ahmet Varol

"Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."


Çeviri : Ali Bulaç

Ben ancak açık bir korkutucuyum.”


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(112-115) Nûh dedi ki: “Onların yaptıkları hakkında bilgim yoktur. Onların hesabı Rabbime aittir, düşünsenize! Ben iman edenleri kovacak değilim. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(112-11) 5 Nuh: «Onlarin yaptiklari hakkinda bir bilgim yoktur; hesablari Rabbime aittir, dusunsenize! Ben inananlari kovacak degilim. Ben sadece acikca uyariciyim» dedi.


Çeviri : Bekir Sadak

Ben ancak açık-seçik (şekilde, gelecek olan tehlikeyi haber veren ve işlenilen kötülüklere karşı elîm bir azâbın hazırlandığını duyuran) bir uyarıcıyım.


Çeviri : Celal Yıldırım

“Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”


Çeviri : Diyanet İşleri

(112-115) Nuh: 'Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım' dedi.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.


Çeviri : Diyanet Vakfı

“Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”


Çeviri : Edip Yüksel

Ben ancak açık, bir nezirim


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.» dedi.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Ben sadece açık sözlü bir uyarıcıyım.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."


Çeviri : Gültekin Onan

«Ben (gelecek tehlikelerle) apaçık korkutandan başka (bir kimse) de değilim».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

'Ben sâdece apaçık bir korkutucuyum.'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım.


Çeviri : İbni Kesir

Ben sadece apaçık bir nezirim (uyarıcıyım).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Ben, yalnızca apaçık bir uyarıp korkutucuyum.”


Çeviri : Kadri Çelik

ben sadece (gerçekleri) apaçık dile getiren bir uyarıcıyım."


Çeviri : Muhammed Esed

«Ben apaçık bir korkutandan başka değilim.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

“Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

Ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım.


Çeviri : Şaban Piriş

(114-115) Ben iman edenleri asla kovamam. Ben sadece açıkça uyaran bir elçiyim."


Çeviri : Suat Yıldırım

"Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."


Çeviri : Süleyman Ateş

«Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcı korkutucuyum.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Ben ancak apaçık uyarıcıyım.'


Çeviri : Ümit Şimşek

"Ben sadece açık bir biçimde uyarmaktayım."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk