26 / ŞUARA - 118

فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Orjinal

Feftah beynî ve beynehum fethan ve neccinî ve men maiye minel mu’minîn(mu’minîne).

1. feftah (fe iftah) : artık, bu durumda aç
2. beynî : benim aram
3. ve beyne-hum : ve onlar arasında
4. fethan : fethederek, açarak
5. ve necci-nî : ve beni kurtar
6. ve men : ve kim
7. maiye : benim ile beraber
8. min el mu'minîne : mü'minlerden

Çeviri : Transliteral

Sen, onlarla benim aramda hükmet ve beni de kurtar, inananlardan benimle berâber bulunanları da.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Artık benimle onlar arasını hükmederek ayır ve benimle beraber olan mü'minleri kurtar.”


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.


Çeviri : Adem Uğur

"Benimle onların arasını aç ki (lâyıklarını bulsunlar; Rasûl aralarında yaşarken azap gelmez); beni ve iman edenlerden benimle beraber olanları kurtar. "


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Artık benimle onların arasında, hakkı ortaya koyanla, hakkı baskı altına alanları açığa çıkaracak kesinkes hükmünü vererek durumu açıklığa kavuştur. Beni ve beraberimdeki mü’minleri kurtar.'


Çeviri : Ahmet Tekin

Artık benimle onların aralarında hüküm ver ve beni ve benimle beraber olan mü'minleri kurtar.'


Çeviri : Ahmet Varol

"Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."


Çeviri : Ali Bulaç

Artık benimle onların arasındaki hükmü sen ver ve hem beni, hem de beraberimde olan müminleri kurtar.”


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(117-118) Nûh, “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı, benimle onların arasında sen hüküm ver! Beni ve beraberimdeki inananları kurtar!” dedi.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(117-11) 8 Nuh: «Rabbim! Milletim beni yalanladi. Benimle onlarin arasinda Sen hukum ver. Beni ve beraberimdeki inananlari kurtar» dedi.


Çeviri : Bekir Sadak

Artık benimle onlar arasını (hükmederek) ayır ve benimle beraber olan mü'minleri kurtar.»


Çeviri : Celal Yıldırım

(117-118) (Nuh,) şöyle yakardı: “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı. Artık onlarla benim aramda sen hükmet! Beni ve benimle birlikte olan inananları kurtar!”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü’minleri kurtar.”


Çeviri : Diyanet İşleri

(117-118) Nuh: 'Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar' dedi.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.


Çeviri : Diyanet Vakfı

“Benimle onların arasını aç; beni ve beraberimdeki gerçeği onaylayanları kurtar.”


Çeviri : Edip Yüksel

Artık benimle onların arasını nasıl ayırd edeceksen et de bana ve beraberimdeki mü'minlere necat ver


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Artık benimle onların arasını nasıl ayırt edeceksen et de, beni ve beraberimdeki müminleri kurtar!» dedi.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar ile aramdaki meseleyi sen kesin çözüme bağla; beni ve yanımdaki mü'minleri kurtar.»


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan inançlıları kurtar."


Çeviri : Gültekin Onan

«Binâen'aleyh benimle onların arasındaki hükmü Sen ver de beni ve berâberimdeki mü'minleri kurtar».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

'Artık, benimle onların arasını ayırarak aç (aramızda hüküm ver); beni ve benimle berâber bulunan mü’minleri de kurtar!'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Artık benimle onların arasında Sen, bir hüküm ver. Beni ve beraberimdeki mü'minleri kurtar.


Çeviri : İbni Kesir

Bu durumda benimle onların arasını öyle bir açışla aç ki (ve böylece) beni ve mü’minlerden benimle beraber olanları kurtar.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır da beni ve benimle birlikte olan müminleri kurtar.”


Çeviri : Kadri Çelik

bunun için, benimle onlar arasındaki gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koy; beni ve benimle beraber olan müminleri kurtar!"


Çeviri : Muhammed Esed

«Artık benim aram ile onların aralarını bir feth ile fethet ve benimle beraber olan mü'minleri necâta erdir.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

“Benimle onların arasında sen hüküm ver! Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar!”


Çeviri : Ömer Öngüt

Artık sen benimle onların arasında nasıl ayıracaksan ayır, beni ve yanımdaki müminleri kurtar.


Çeviri : Şaban Piriş

(117-118) Nûh: "Ya Rabbî, dedi, halkım beni yalancı saydı. Artık benimle onlar arasındaki hükmünü Sen ver, beni ve beraberimdeki müminleri Sen halas eyle ya Rabbî!"


Çeviri : Suat Yıldırım

"Benimle onların arasını aç (aramızda hükmet), beni ve benimle beraber bulunan mü'minleri kurtar!"


Çeviri : Süleyman Ateş

«Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Benimle onlar arasında hükmünü ver; beni ve beraberimdeki mü'minleri kurtar.'


Çeviri : Ümit Şimşek

"Artık benimle onlar arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk