26 / ŞUARA - 13

وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَٰرُونَ

Orjinal

Ve yadîku sadrî ve lâ yentaliku lisânî fe ersil ilâ hârûn(hârûne).

1. ve yadîku : ve daralıyor
2. sadr-î : benim göğsüm
3. ve lâ yentaliku : ve dönmüyor
4. lisân-î : benim dilim
5. fe : o zaman, böylece
6. ersil : gönder
7. ilâ hârûne : Harun'a

Çeviri : Transliteral

Gönlüm daralır, dilim açılmaz, sen Hârûn'u gönder.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

ve göğsüm daralıyor ve dilim dönmüyor. Kardeşim Harûn'a da peygamberlik vererek bana yardımcı kıl.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

(Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.


Çeviri : Adem Uğur

"İçim daralıyor, dilim çözülmüyor, bunun için Harun'a (görev) irsâl et!"


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Göğsüm daralıyor, dilim dönmüyor. Hârûn’a da, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamberlik, elçilik görevi ver.'


Çeviri : Ahmet Tekin

Ayrıca göğsüm daralıyor ve dilim açılmıyor. Bundan dolayı Harun'a (da Cebrail'i) gönder.


Çeviri : Ahmet Varol

"Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor; bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder."


Çeviri : Ali Bulaç

Hem (beni tekzib etmelerinden) canım sıkılır, dilim açılmaz. Onun için Hârun’a da peygamberlik ver (ve onu tebliğ için bana arkadaş yap).


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

“Bu durumda içim daralır, dilim dönmez. Onun için Hârûn'a da peygamberlik ver!”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(12-14) Musa: «Rabbim! Dogrusu beni yalanlamalarindan korkuyorum; gogsum daraliyor, dilim acilmiyor. Onun icin Harun'a da elcilik ver. Onlarin bana isnat ettikleri bir suc da vardir. Beni oldurmelerinden korkuyorum» demisti.


Çeviri : Bekir Sadak

Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da peygamberlik gönder.


Çeviri : Celal Yıldırım

(12-14) Musa, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Onların beni yalanlamalarından korkuyorum. (Bundan dolayı) içim daralır, akıcı konuşamam. Onun için, Harun'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)! Bir de (genç yaşımda Kıptî'nin ölümüne sebep olduğumdan dolayı) onların bana isnat ettikleri bir suç var. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden korkuyorum.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn’a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap).”


Çeviri : Diyanet İşleri

(12-14) Musa: 'Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum' demişti.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.


Çeviri : Diyanet Vakfı

“Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor; kardeşim Harun’u gönder.”


Çeviri : Edip Yüksel

ve Göğsüm daralır, dilim açılmaz, onun için Harûna da risalet ver


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

ve göğsüm daralır, dilim açılmaz, onun için Harun'a da peygamberlik ver!


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Bu yüzden canım sıkılır ve öfkemden dilim tutulur. Onun için Harun'a da peygamberlik görevi ver.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder."


Çeviri : Gültekin Onan

«Benim de göğsüm daralır, dilim açılmaz. Onun için Hâruuna (Cebrâili) gönder (ona da peygamberlik ver)».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

'Ve göğsüm daralır, dilim açılmaz; onun için (bana yardımcı olmak üzere)Hârûn’a da peygamberlik ver!'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Bunun için Harun'a da elçilik ver.


Çeviri : İbni Kesir

Ve göğsüm daralıyor ve dilim dönmüyor. Bunun için Harun’a gönder.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Göğsüm sıkışmakta, dilim dönmemektedir; bundan dolayı Harun'a da (vahiy) gönder.”


Çeviri : Kadri Çelik

ve göğsümün daralacağından ve dilimin dolaşacağından (korkuyorum); bu yüzden, (bu emri) Harun'a tevdi et.


Çeviri : Muhammed Esed

(12-13) Dedi ki: «Yarabbi! Şüphe yok ki, beni tekzîp edeceklerinden korkarım. Ve göğsüm daralır ve dilim açılmaz, artık Harun'a da risâlet ver.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

“Benim göğsüm daralır, dilim dönmez. Onun için Harun'a da elçilik ver. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

Göğsüm daralır, dilim açılmaz. Onun için Harun’a da peygamberlik ver.


Çeviri : Şaban Piriş

(12-13) "Ya Rabbî" dedi, "Korkarım ki beni yalancı sayarlar, benim de göğsüm daralır, dilim tutulur. Onun için Harun’a da risalet ver!"


Çeviri : Suat Yıldırım

Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor (tutukluk yapıyor), onun için Hârûn'a da elçilik ver."


Çeviri : Süleyman Ateş

Göğsüm sıkışmakta, dilim dönmemektedir; bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Göğsüm daralır, dilim tutulur. Onun için Harun'a da peygamberlik ver.


Çeviri : Ümit Şimşek

"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Görev emrini Hârun'a gönder."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk