26 / ŞUARA - 19

وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ ٱلَّتِى فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ

Orjinal

Ve fealte fa’letekelletî fealte ve ente minel kâfirîn(kâfirîne).

1. ve fealte : ve sen yaptın
2. fa'lete-ke : senin işin
3. elletî : ki o
4. fealte : sen yaptın
5. ve ente : ve sen
6. min el kâfirîne : kâfirlerden

Çeviri : Transliteral

Ve o yaptığın işi de yaptın ve sen, nankörlerdensin.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ama sonunda yapacağını yaptın ve nankör biri olduğunu gösterdin.”


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!


Çeviri : Adem Uğur

"Bir de o fiili işledin! (Firavun'un halkından birini öldürmek). . . Sen nankörlerdensin!"


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankör birisisin.'


Çeviri : Ahmet Tekin

Sonuçta o yaptığın işi de yaptın. Sen nankörlerdensin.'


Çeviri : Ahmet Varol

"Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen nankörlerdensin."


Çeviri : Ali Bulaç

O yaptığın işi (Kıptî’yi öldürmeyi) de sen işledin; sen nankörlerdensin.”


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(18-19) Firavun dedi ki: “Seni küçükken elimizde büyütmedik mi? Yanımızda yıllarca kalmadın mı? Oysa sen sonunda yapacağını yaptın. Sen nankörlerdensin.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(18-19) Firavun Musa'ya: «Biz seni cocukken yanimiza alip buyutmedik mi? Hayatinin bircok yillarini aramizda gecirmedin mi? Sonunda yapacagni da yaptin. Sen nankorun birisin» dedi.


Çeviri : Bekir Sadak

Yapmak istediğini yaptın ve sen (cidden) nankörlerdensin,» dedi.


Çeviri : Celal Yıldırım

(18-19) (Firavun:) “Biz seni çocukken yanımızda yetiştirmemiş miydik? Ve sen ömrünün pek çok yılını bizim aramızda geçirmemiş miydin? Sonunda yapacağını yaptın (adam öldürdün) ve nankör biri olduğunu gösterdin!” dedi.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin.”


Çeviri : Diyanet İşleri

(18-19) Firavun Musa'ya: 'Biz seni çocukken yanımıza alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi? Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankörün birisin' dedi.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!


Çeviri : Diyanet Vakfı

“Sonunda yapacağını yaptın. Sen nankör birisin.”


Çeviri : Edip Yüksel

Hem de o yaptığın fi'li yaptın, o halde sen o nankör kâfirlerdensin


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

hem de o yaptığın (kötü) işi yaptın; o halde sen o nankör kafirlerdensin!»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Sonunda o ağır suçu işledin. Sen o sırada bir kafirdin.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen kafirlerdensin."


Çeviri : Gültekin Onan

«O yapdığın fi'li de sen işledin. Sen nankörlerdensin».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

'Sonunda o yaptığın işi de yaptın; o hâlde sen nankörlerdensin!'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Ve yapacağın işi de yaptın. Sen nankörlerdensin.


Çeviri : İbni Kesir

Ve sen, yapacağın işi yaptın (cinayet işledin). Ve sen, kâfirlerdensin.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen nankörlerdensin.”


Çeviri : Kadri Çelik

Ama sonunda yapacağını yaptın ve nankör biri oldu(ğunu gösterdi)n!"


Çeviri : Muhammed Esed

«Ve o yaptığın fiilini yapıverdin. O halde sen nankörlerdensin.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

“Sonunda yapacağını yaptın. Sen nankörün birisin!”


Çeviri : Ömer Öngüt

Sonunda yapacağını yaptın, Sen nankörün birisin!


Çeviri : Şaban Piriş

"Sonunda da bildiğin o işi yapmıştın. Sen doğrusu nankörün tekisin!"


Çeviri : Suat Yıldırım

"Ve sonunda o yaptığını da yaptın, sen nankörlerden birisin."


Çeviri : Süleyman Ateş

«Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen nankörlerdensin.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Ondan sonra da yapacağını yaptın. Sen nankörün birisin.'


Çeviri : Ümit Şimşek

"Ve sonunda o yaptığını da yaptın. Nankörlerden birisin sen."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk