26 / ŞUARA - 205

أَفَرَءَيْتَ إِن مَّتَّعْنَٰهُمْ سِنِينَ

Orjinal

E fe raeyte in metta’nâhum sinîn(sinîne).

1. e :
2. fe : o zaman, böylece
3. raeyte : sen gördün
4. in : eğer
5. metta'nâ-hum : onları metalandırdık, yararlandırdık
6. sinîne : seneler

Çeviri : Transliteral

Diyelim ki yıllarca onları yaşattık, geçindirdik de.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Şimdi düşün ey Muhammed! Biz onları yıllarca yaşatsak,


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Ne dersin! Eğer biz onları yıllarca yaşatsak.


Çeviri : Adem Uğur

Görüyorsun işte. . . Onları senelerce çeşitli nimetlerle zevklendirsek,


Çeviri : Ahmed Hulusi

Ne dersin? Onları, senelerce nimetlere boğsak zevk-u safa ettirsek, faydasız.


Çeviri : Ahmet Tekin

Ne dersin, onları yıllarca (dünyalıklardan) yararlandırsak,


Çeviri : Ahmet Varol

Gördün mü; biz onları yıllarca yararlandırsak,


Çeviri : Ali Bulaç

Gördün ya, artık onları senelerce zevklendirsek,


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Hiç düşündün mü; onları yıllarca dünya nimetleri içerisinde yaşatsak,


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(205-20) 7 Bana soylesene, Biz onlara yillar yili nimetler vermis olsak, sonra da tehdit edildikleri sey baslarina gelse, kendilerine verilmis olan nimetler onlara bir fayda saglar mi?


Çeviri : Bekir Sadak

(205-206) Söylesen ya, eğer biz onları yıllarca (bolluk ve refah içinde) yararlandırıp geçindirsek, sonra da va'dolundukları (günün azabı) onlara geliverse,


Çeviri : Celal Yıldırım

(205-206) Ne dersin? Biz onları yıllarca yaşatsak da, sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse,


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak,


Çeviri : Diyanet İşleri

(205-207) Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(205-206) Ne dersin! Eğer biz onları yıllarca yaşatıp nimetlerden faydalandırsak, sonra tehdit edilmekte oldukları (azap) başlarına gelse!


Çeviri : Diyanet Vakfı

Gördüğün gibi, biz onları yıllarca yaşatsak


Çeviri : Edip Yüksel

Gördün a artık onlara senelerce zevk ettirsek


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Gördün ya, onlara senelerce zevk ettirsek,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Gördün ya artık onlara senelerce zevk ettirsek,


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Baksana, eğer onları yıllarca refah içinde yaşatsak da,


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Gördün mü; biz onları yıllarca yararlandırsak,


Çeviri : Gültekin Onan

(205-206-207) Şimdi sen bana haber ver: Biz onları senelerce yaşatıb fâidelendirsek de sonra kendilerine tehdîd olunageldikleri (azâb gelib) çatıverse o yaşayıb fâidelenmiş oldukları (yıllar) kendilerini kurtarabilir mi?


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(205-206) Söyleyin bakalım! Eğer onları senelerce (yaşatıp) ni'metlendirsek, sonra da o tehdîd edilmekte oldukları (azab) başlarına gelse (ne yapacaklar?)


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Gördün mü, şayet Biz onları yıllarca yararlandırsak;


Çeviri : İbni Kesir

İşte gördün mü? Onları senelerce metalandırsak bile.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Baksana, biz onları yıllarca da yararlandırsak.


Çeviri : Kadri Çelik

İmdi, düşün, (ey Muhammed): onlara (dünya hayatının) tadını çıkarmaları için yıllarca fırsat vermişsek,


Çeviri : Muhammed Esed

Gördün mü onları senelerce faidelendirmiş olsak?


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Gördün mü? Eğer biz onları yıllarca yaşatıp nimetlerden faydalandırsak,


Çeviri : Ömer Öngüt

Gördün mü onları senelerce nimetlendirsek,


Çeviri : Şaban Piriş

(205-207) Ne dersin? Onları yıllarca yaşatsak da, sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse, onca seneler yaşayıp zevklenmeleri kendilerini kurtarabilir mi?


Çeviri : Suat Yıldırım

Baksana, biz onları yıllarca yaşatsak,


Çeviri : Süleyman Ateş

Gördün mü; biz onları yıllarca yararlandırsak,


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Ne dersin: Biz onları yıllarca nimetlerimizden nasiplendirsek,


Çeviri : Ümit Şimşek

Görmedin mi ki, biz onları yıllarca nimetlendirsek de,


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk