26 / ŞUARA - 22

وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَىَّ أَنْ عَبَّدتَّ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

Orjinal

Ve tilke ni’metun temunnuhâ aleyye en abbedte benî isrâîl(isrâîle).

1. ve tilke : ve işte o, bu (bunlar)
2. ni'metun : ni'met
3. temunnu-hâ : onu lütfettin, onunla lütufta bulundun
4. aleyye : bana
5. en abbedte : senin köle yapman
6. benî isrâîle : İsrailoğulları

Çeviri : Transliteral

Verdiğin nîmeti başıma kakıyorsun ama bu da, İsrâiloğullarını kendine kul edindiğinden meydana gelen bir şeydi.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ve o başıma kaktığın iyiliğe gelince, bu İsrailoğullarını köleleştirmenin bir sonucu değil miydi?”


Çeviri : Abdullah Parlıyan

O nimet diye başıma kaktığın ise, (aslında) İsrailoğullarını kendine kul köle etmendir.


Çeviri : Adem Uğur

"Nimetim diye başıma kaktığın şey, İsrailoğullarını köleleştirmen yüzünden oluşan bir olaydır!"


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Şu, nimet sayarak başıma kaktığın şeylere bak, İsrâiloğulları’nı köle olarak hizmetinde kullanmanın, oğullarını boğazlamanın, ilâhî bir tecelli ile boğazlanmaktan kurtarılmamın neresi senin tarafından bahşedilen nimet?'


Çeviri : Ahmet Tekin

Başıma kaktığın o nimet ise İsariloğullarını kendine köle edinmenden dolayıdır.'


Çeviri : Ahmet Varol

"Bana karşı lütuf dediğin nimet de, İsrailoğullarını köle kılmandan dolayıdır."


Çeviri : Ali Bulaç

Zahiren başıma kaktığın o nimet de, gerçekte İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olman içindi.”


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(20-22) Mûsâ, “O işi, daha ne yaptığımı bilmez biriyken işledim. Bu yüzden sizden korkup kaçtım; sonra, Rabbim bana ilim ve hikmet verip beni peygamberlerden kıldı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrâiloğulları'nı kendine köle yapmandan dolayıdır” dedi.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(20-22) Musa: «O isi kasden yaptimsa sapiklardan biri sayilirim. Bu yuzden sizden korkunca aranizdan kactim. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yapti. Basima kaktigin bu nimet, Israilogullarini kendine kole ettiginden oturudur» dedi.


Çeviri : Bekir Sadak

Sizde büyütülmemi başıma kakılan bir nîmet (görüyorsan bu), israil oğulları'nı kulköle edinmendendir.»


Çeviri : Celal Yıldırım

(20-22) (Musa) dedi ki: “Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde (bir yumruk vurmakla adamın ölebileceğini bilemeden) yaptım. Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden biri yaptı. Başıma kaktığın o iyilik, İsrailoğullarını kendine köle yaptığın içindi.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Senin başıma kaktığın bu nimet (gerçekte) İsrailoğullarını köleleştirmen(in neticesi)dir.”


Çeviri : Diyanet İşleri

(20-22) Musa: 'O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür' dedi.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

O nimet diye başıma kaktığın ise, (aslında) İsrailoğullarını kendine kul köle etmendir.


Çeviri : Diyanet Vakfı

“Başıma kaktığın bu iyilik de, İsrailoğullarını köleleştirmen yüzündendir!“


Çeviri : Edip Yüksel

O başıma kakdığın bir ni'met de Beni İsraili kul, köle edinmiş olmandır.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

O başıma kaktığın nimet de İsrail oğullarını kul köle edinmiş olmandır!»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«O başıma kaktığın nimet de (aslında) İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olmandır.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

O nimet diye başıma kaktığın şey israiloğullarını köleleştirmenin sonucudur.»


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Bana karşı lütuf dediğin nimet de, İsrailoğullarını köle kılmandan dolayıdır."


Çeviri : Gültekin Onan

«Bana karşı imtinân etdiğin (başıma kakdığın) o ni'met, Isrâîl oğullarını kendine kul (köle) edindiğin içindi».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

'(Sarayında yetişmekle) başıma kaktığın bu ni'met de, İsrâiloğullarını kendine köle edindiğin içindir.'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

İşte, başıma kaktığın o nimet, İsrailoğullarını köle ettiğin içindir.


Çeviri : İbni Kesir

Ve bu bana lütufta bulunduğun ni’met, Benî İsrail’i (İsrailoğulları’nı) senin köle yapmandır.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Bana karşı lütuf dediğin nimet de İsrail oğullarını köle kılmandan dolayıdır.”


Çeviri : Kadri Çelik

Ve o başıma kaktığın iyiliğe gelince, bu İsrailoğulları'nı köleleştirmenin bir sonucu (değil mi)ydi?"


Çeviri : Muhammed Esed

«Ve o da bir nîmettir ki, benim üzerime minnet ediyorsun, İsrailoğullarından köle edinmiş olduğundan dolayıdır.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

“Başıma kaktığın o nimet, İsrailoğullarını köle ettiğinden ötürüdür. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğulları’nı kendine köle edinmenin bedelidir.


Çeviri : Şaban Piriş

"O başıma kaktığın iyilik ise, İsrailoğullarını köleleştirmenin bir sonucu değil miydi?"


Çeviri : Suat Yıldırım

"O başıma kaktığın ni'met de İsrâil oğullarını köle yapman(yüzünden)dir. (Onları köle diye kullanıp erkek çocuklarını kesmeseydin, senin eline düşmezdim)"


Çeviri : Süleyman Ateş

«Bana karşı lütuf dediğin nimet de, İsrailoğullarını köle kılmandan dolayıdır.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Başıma kaktığın iyiliğin sebebi de İsrailoğullarını kendine köle yapmış olmandı.'


Çeviri : Ümit Şimşek

"O başıma kaktığın nimet, İsrailoğullarını köle yapmana karşılıktı."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk