26 / ŞUARA - 99

وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلْمُجْرِمُونَ

Orjinal

Ve mâ edallenâ illel mucrimûn(mucrimûne).

1. ve mâ : ve şey
2. edalle-nâ : bizi dalâlette bıraktı
3. illâ : ancak, sadece
4. el mucrimûne : mücrimler, günahkârlar

Çeviri : Transliteral

Bizi, ancak o mücrimler saptırdı.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Yine de bizi yoldan çıkaranlar, o günahlara gömülüp giden elebaşılarımız oldu.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.


Çeviri : Adem Uğur

"Bizi ancak o suçlular (hakikati inkâr edenler) saptırdı. "


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Bizi, kesinlikle, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar hak yoldan uzaklaştırıp başımıza buyruk hale getirerek, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihimize imkân sağladılar.'


Çeviri : Ahmet Tekin

Bizi o suçlulardan başkası saptırmadı.


Çeviri : Ahmet Varol

"Bizi suçlu günahkarlardan başka saptıran olmadı."


Çeviri : Ali Bulaç

Bizi ancak (kendilerine uyduğumuz bizden önceki) mücrimler sapıttı.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(96-102) Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: “Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi âlemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır. Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(96-102) Orada putlariyla cekiserek: «Vallahi biz apacik bir sapiklikta idik; cunku biz sizi alemlerin Rabbine esit tutmustuk; bizi saptiranlar ancak suclulardir; simdi sefaatcimiz, yakin bir dostumuz yoktur; keski geriye bir donusumuz olsa da inananlardan olsak derler.


Çeviri : Bekir Sadak

Ve bizi ancak suçlu günahkârlar saptırdı.


Çeviri : Celal Yıldırım

Bizi yoldan çıkaran, o suçlulardan başkası değildi.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı.”


Çeviri : Diyanet İşleri

(96-102) Orada putlarıyla çekişerek: 'Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak' derler.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.


Çeviri : Diyanet Vakfı

“Bizi saptıranlar suçlulardı.”


Çeviri : Edip Yüksel

Ve bizi hep o mücrimler şaşırtmıştı


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bizi hep o suçlular şaşırtmıştı.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«Ve bizi hep o günahkarlar saptırdı.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Bizi ağır suçlular yoldan çıkarmışlardır.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Bizi suçlu günahkarlardan başka saptıran olmadı."


Çeviri : Gültekin Onan

«Bizi o mücrimlerden başkası sapdırmadı».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

'Bizi ancak günahkârlar dalâlete düşürdü.'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Ve bizi suçlulardan başka da saptıran olmamıştı.


Çeviri : İbni Kesir

Ve bizi mücrimlerden (hidayete mani olanlardan) başkası dalâlette bırakmadı.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Bizi suçlu günahkârlardan başka saptıran da olmadı.”


Çeviri : Kadri Çelik

yine de (sizi tanrılaştırarak) yoldan çıkmamıza günah (önderlerimiz) sebep oldu!


Çeviri : Muhammed Esed

«Ve bizi ancak o mücrimler sapıtmış oldular.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

“Bizi ancak günahkârlar saptırdı. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

Bizi hep o günahkarlar şaşırtmıştı.


Çeviri : Şaban Piriş

(96-102) Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler "Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz!" "Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu." "Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz!" "Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık!"


Çeviri : Suat Yıldırım

"Ama bizi saptıran o suçlulardır."


Çeviri : Süleyman Ateş

«Bizi suçlu günahkârlardan başka saptıran da olmadı.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Fakat bizi o mücrimler saptırdı.


Çeviri : Ümit Şimşek

"Bizi saptıran, o suçlulardan başkası değildi."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk