20 / TAHA - 120

فَوَسْوَسَ إِلَيْهِ ٱلشَّيْطَٰنُ قَالَ يَٰٓـَٔادَمُ هَلْ أَدُلُّكَ عَلَىٰ شَجَرَةِ ٱلْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَّا يَبْلَىٰ

Orjinal

Fe vesvese ileyhiş şeytânu kâle yâ âdemu hel edulluke alâ şeceretil huldi ve mulkin lâ yeblâ.

1. fe : o zaman, böylece
2. vesvese : vesvese verdi
3. ileyhi : ona
4. eş şeytânu : şeytan
5. kâle : dedi
6. yâ âdemu : ey Âdem
7. hel edullu-ke alâ : sana delâlet (önderlik) edeyim mi
8. şecereti : ağaç
9. el huldi : sürekli, daimî, (hâlidîne) ebedî
10. ve mulkin : ve bir saltanat
11. lâ yeblâ : sona ermeyecek

Çeviri : Transliteral

Şeytan, ona vesvese verdi de ey Âdem dedi, sana ebedîlik ağacını ve zeval bulmayacak devleti göstereyim mi?


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Şeytan O'na vesvese vererek: “Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve dolayısıyla hiç çökmeyecek bir hükümranlığın yolunu göstereyim mi?” dedi.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Derken şeytan onun aklını karıştırıp "Ey Adem! dedi, sana ebedîlik ağacını ve sonu gelmez bir saltanatı göstereyim mi?"


Çeviri : Adem Uğur

(Sonunda) Şeytan ona vesvese verip: "Ey Adem, sana ölümsüzlük ağacını ve eskiyip yok olmaz mülkü bildireyim mi?" dedi.


Çeviri : Ahmed Hulusi

Nihayet şeytan ona vesvese verdi, aklını karıştırdı:'Ey Âdem, sana sonsuzluk bitkisini ve çökmesi mümkün olmayan bir devleti, bir saltanatı göstereyim mi?' dedi.


Çeviri : Ahmet Tekin

Sonunda şeytan ona vesvese verdi ve: 'Ey Adem! Sana sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir mülkü bildireyim mi?' dedi.


Çeviri : Ahmet Varol

Sonunda şeytan ona vesvese verdi; dedi ki: "Sana sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir mülkü haber vereyim mi?"


Çeviri : Ali Bulaç

Nihayet Şeytan Adem’e vesvese verdi. Şöyle dedi: “- Ey Adem! Seni (yediğin takdirde ölmeyeceğin ve devamlı surette Cennette kalacağın), ebedilik ağacına, bir de son bulmıyacak devlete delâlet edeyim mi?


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Ama, şeytan ona vesvese verip, “Ey Âdem! Sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi olmayan bir hükümranlık göstereyim mi?” dedi.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Ama seytan ona vesvese verip: «Ey Adem! Sana sonsuzluk agacini ve cokmesi olmayan bir saltanati gostereyim mi? dedi.


Çeviri : Bekir Sadak

Bununla beraber,Şeytan ona vesvese verdi de, ey Âdem, dedi, sana ebedîlik ağacını, çürüyüp yok olmayacak bir mülkü salık vereyim mi ?»


Çeviri : Celal Yıldırım

Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: “Ey Âdem! Sana (yediğin takdirde ölmeyeceğin ve devamlı surette cennette kalacağın) ebedîlik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi


Çeviri : Diyanet İşleri

Ama şeytan ona vesvese verip: 'Ey Adem! Sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi?' dedi.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Derken şeytan onun aklını karıştırıp «Ey Âdem! dedi, sana ebedîlik ağacını ve sonu gelmez bir saltanatı göstereyim mi?»


Çeviri : Diyanet Vakfı

Sapkın, “Adem, sana ebedilik ağacını ve tükenmez bir egemenliği göstereyim mi?“ diye ona fısıldadı.


Çeviri : Edip Yüksel

Derken Şeytan ona vesvese verdi: ey Âdem! sana kılâğuzluk edeyim mi Huld ağacına ve çürümez mülke? dedi.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Derken şeytan ona vesvese verdi


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Nihayet şeytan ona vesvese verdi. Şöyle dedi


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Fakat şeytan «Ey Adem, ölümsüzlük ağacını ve hiç yıkılmayacak egemenliğin sırrını sana göstereyim mi?» diyerek onu ayarttı.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Sonunda şeytan ona vesvese verdi; dedi ki: "Sana sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir mülkü haber vereyim mi?"


Çeviri : Gültekin Onan

Nihayet şeytan onu fitledi: «Ey Âdem, dedi, seni ebedîlik ağacına, zeval bulmayacak bir devlete (ulaşdırmaya) delâlet edeyim mi»?


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Derken şeytan ona vesvese verdi: 'Ey Âdem! Sana ölümsüzlük ağacına ve yok olmayacak bir mülk üzerine rehberlik edeyim mi?' dedi.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Ama şeytan ona vesvese verdi ve: Ey Adem, sana ebedilik ağacını ve yok olmayacak bir mülkü göstereyim mi? dedi.


Çeviri : İbni Kesir

Böylece şeytan, ona vesvese verdi. Dedi ki: “Ey Âdem! Sana, ebedîlik ağacına ve sona ermeyecek bir saltanata, delâlet edeyim mi (ulaşmanı sağlayayım mı)?”


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Sonunda şeytan ona vesvese vererek dedi ki: “Sana sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir mülkü haber vereyim mi?”


Çeviri : Kadri Çelik

Ne var ki, Şeytan o'na sinsice fısıldayarak: "Ey Adem!" dedi, "Sana sonsuzluk ağacını ve (dolayısıyla) hiç çökmeyecek bir hükümranlığı(n yolunu) göstereyim mi?"


Çeviri : Muhammed Esed

Sonra O'na şeytan vesvesede bulundu, dedi ki: «Ey Âdem, seni ebedîyyet ağacına ve fena bulmayacak bir mülke delâlet edeyim mi?»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Sonunda şeytan ona vesvese verdi. “Ey Âdem! Sana ebedilik ağacını ve çökmesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi?” dedi.


Çeviri : Ömer Öngüt

Sonunda şeytan ona vesvese verdi: -Ey Adem dedi, Sana ebedilik sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir saltanat göstereyim mi?


Çeviri : Şaban Piriş

Ama şeytan ona vesvese verip: "Âdem! dedi, "ister misin sana ebediyet (ölümsüzlük) ağacını, zamanın geçmesiyle zeval bulmayan bir devlet ve saltanatı göstereyim?"


Çeviri : Suat Yıldırım

Nihâyet şeytân ona fısıldayıp: "Ey Âdem, sana ebedilik ağacını ve yok olmayacak bir hükümranlığı göstereyim mi? dedi.


Çeviri : Süleyman Ateş

Sonunda şeytan ona vesvese verdi; dedi ki: «Sana sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir mülkü haber vereyim mi?»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Fakat Şeytan ona vesvese verdi. 'Âdem,' dedi. 'İster misin, sana ebediyet ağacının veya hiç son bulmayacak bir saltanatın yolunu göstereyim?'


Çeviri : Ümit Şimşek

Derken, şeytan ona şöyle diyerek vesvese verdi: "Ey Âdem! Sana, sonsuzluk ağacıyla eskimez, çökmez mülk ve saltanatı göstereyim mi?"


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk