20 / TAHA - 33

كَىْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا

Orjinal

Key nusebbihake kesîrâ(kesîren).

1. key : için, diye
2. nusebbiha-ke : seni tesbih edelim
3. kesîren : çok

Çeviri : Transliteral

Bunları yap da şanını çok tenzîh edelim.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Böylece, senin yüceler yücesi adını insanlar katında daha yükseklere çıkaralım,


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Böylece seni bol bol tesbih edelim.


Çeviri : Adem Uğur

"Ki seni çokça tespih edelim. "


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Böylece seni bol bol tesbih edelim.'


Çeviri : Ahmet Tekin

Böylece seni çok tesbih edelim.


Çeviri : Ahmet Varol

"Böylece seni çok tesbih edelim."


Çeviri : Ali Bulaç

Ki seni çok tesbih edelim.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(33-34) “Böylece seni gereği gibi noksan sıfatlardan uzak tutalım ve gereği gibi analım.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(25-35) Musa: «Rabbim! Gogsumu genislet, isimi kolaylastir, dilimin dugumunu coz ki sozumu iyi anlasinlar. Ailemden kardesim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu gorevimde ortak kil ki Seni daha cok tesbih edelim ve cokca analim. suphesiz Sen bizi grmektesin» dedi.


Çeviri : Bekir Sadak

Ki seni çokça tesbîh edelim,


Çeviri : Celal Yıldırım

(29-35) Bana ailemden kardeşim Harun'u yardımcı yap. Onunla arkamı kuvvetlendir. Onu görevimde bana ortak et. Böylece seni çok tesbih edelim. Ve seni (tebliğ için) çokça analım. Şüphe yok ki, sen bizi hakkıyla görmektesin.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Seni çok tespih edelim diye”,


Çeviri : Diyanet İşleri

(25-35) Musa: 'Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin' dedi.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Böylece seni bol bol tesbih edelim.


Çeviri : Diyanet Vakfı

“Ki seni çokça yüceltelim.”


Çeviri : Edip Yüksel

Ki seni çok tesbih edelim


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

ki Seni çok tesbih edelim


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Ki seni çok tesbih edelim.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Böylece seni daha çok noksanlıklardan tenzih edelim.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Böylece seni çok tesbih edelim."


Çeviri : Gültekin Onan

«Tâki Seni çok tesbîh edelim».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(31-34) 'Onunla gücümü takviye et ve onu vazîfeme ortak yap ki, seni çok tesbîh edelim ve seni çok zikredelim!'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Ki seni daha çok tesbih edelim.


Çeviri : İbni Kesir

Seni, çok tesbih etmemiz için.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Böylece seni çok tesbih edelim.”


Çeviri : Kadri Çelik

ki, (birlikte) Senin yüceler yücesi adını (insanların katında) daha yükseklere çıkaralım,


Çeviri : Muhammed Esed

(32-33) «Ve onu işimde ortak kıl.» «Tâ ki, seni çokça tesbih edelim.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

“Böylece seni daha çok tesbih edelim. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

ki seni çokça tesbih edebilelim.


Çeviri : Şaban Piriş

Ta ki Seni daha çok tesbih ve tenzih edelim.


Çeviri : Suat Yıldırım

"Ki seni çok tesbih edelim,"


Çeviri : Süleyman Ateş

«Böylece seni çok tesbih edelim.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Tâ ki Seni çokça tesbih edelim.


Çeviri : Ümit Şimşek

"Taki seni çokça tespih edelim."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk