20 / TAHA - 38

إِذْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ أُمِّكَ مَا يُوحَىٰٓ

Orjinal

İz evhaynâ ilâ ummike mâ yûhâ.

1. iz evhaynâ : vahyetmiştik
2. ilâ ummi-ke : senin annene
3. mâ yûhâ : vahyolunan şeye, ne vahyolunuyor

Çeviri : Transliteral

Hani vahyedilecek şeyi ilhâm etmiştik anana.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Sen doğduğun zaman, annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:


Çeviri : Adem Uğur

"Hani vahyolunanları annene vahyetmiştik:"


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Hani bir vakitler annene, vahy ile bildirilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik.'


Çeviri : Ahmet Tekin

Hani annene vahyolunanı vahyetmiştik: [1]


Çeviri : Ahmet Varol

"Hani, annene vahyolunan şeyi vahyetmiştik, (şöyle ki:)"


Çeviri : Ali Bulaç

Hani bir vakit (Firavun, doğan çocukları öldürüyordu da sen doğduğun zaman annen endişelenmişti. İşte bu sırada) ilham edilen şu ilhamı annene verdik:


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

“Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene vahy etmiştik.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(36-39) Allah: «Ey Musa! istedigin sana verildi» dedi, «Zaten sana baska bir defa da iyilikte bulunmus ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmistik: Musa'yi bir sandiga koy da suya birak; su onu kiyiya atar, Bana da, ona da dusman olan biri onu alir. Ey Musa! Gzumun nunde yetisesin diye seni sevimli kildim.»


Çeviri : Bekir Sadak

(38-39) Hani annene ilham edilecek şeyi ilham etmiştik: Musa'yı bir sandığa yerleştir de suya at, su onu kıyıya bıraksın; hem bana, hem ona düşman biri onu alır. (Ey Musâ!) Gözetimim altında yetiştirilesin diye kendi katımdan senin üzerine sevgimi koydum.


Çeviri : Celal Yıldırım

(38-39) “Hani bir vakit (sen doğduğunda) annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik (ve demiştik ki:) Onu (henüz bebek olan Musa'yı) sandığın içine koy ve nehre (Nil'e) bırak ki, nehir onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Musa, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik


Çeviri : Diyanet İşleri

(36-39) Allah: 'Ey Musa! İstediğin sana verildi' dedi, 'Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım.'


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:


Çeviri : Diyanet Vakfı

“Hani annene şu vahyi vahyetmiştik:“


Çeviri : Edip Yüksel

O vakıt ki anana verilen şu ilhamı verdik


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Hani o vakit annene, verilen şu ilhamı vermiştik


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Hani bir vakit ilham edilmesi gereken (ancak ilham ile bilinebilen) şu ilhamı annene verdik


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Hani, annene şu mesajımızı vahyetmiştik


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Hani, annene vahyolunan şeyi vahyetmiştik (şöyle ki:)"


Çeviri : Gültekin Onan

(37-38-39) «Andolsun ki biz sana diğer bir zamanda, anana vahyolunacak şey'i ilham etdiğimiz vakıtda da lutf etmiş ve (kendisine): — Onu tabuta koy da denize at ki deniz onu kıyıya bıraksın, onu benim de, kendisinin de düşmanı olan biri alacak diye (emreylemişdik). Sana karşı (Ey Musa) gözümün önünde yetişdirilmen için kendimden bir sevgi bırakmışdım.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

'O zaman annene ilhâm edilecek olanı ilhâm etmiştik.'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik.


Çeviri : İbni Kesir

Vahyedilecek şeyi annene vahyetmiştik.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik.”


Çeviri : Kadri Çelik

hani, annene vahyi, buyruğu şöyle esinlemiştik:


Çeviri : Muhammed Esed

Vaktâ ki, validene vahyolunacak şeyi vahyetmiştik.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

“Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

Hani annene ilham edilmesi gerekeni ilham etmiştik.


Çeviri : Şaban Piriş

O vakit annene ilham edip dedik ki:


Çeviri : Suat Yıldırım

"(Sen doğduğun zaman,) Annene vahyedileni vahyetmiştik:"


Çeviri : Süleyman Ateş

«Hani, annene vahyolunan şeyi vahyetmiştik, (şöyleki:)»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Hani vahyedilecek şeyi annene şöyle vahyetmiştik:


Çeviri : Ümit Şimşek

Hani, annene vahyedileni şöyle vahyetmiştik:


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk