20 / TAHA - 44

فَقُولَا لَهُۥ قَوْلًا لَّيِّنًا لَّعَلَّهُۥ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَىٰ

Orjinal

Fe kûlâ lehu kavlen leyyinen leallehu yetezekkeru ev yahşâ.

1. fe : o zaman, böylece
2. kûlâ : ikiniz söyleyin
3. lehu : ona ait, onun
4. kavlen : söz
5. leyyinen : yumuşak
6. lealle-hu : umulur ki o, böylece o
7. yetezekkeru : tezekkür eder
8. ev : veya
9. yahşâ : huşû duyar

Çeviri : Transliteral

Ona yumuşak bir tarzda söz söyleyin, belki öğüt alır, yahut korkar.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ama O'nunla yumuşak bir dille konuşun, o zaman belki aklını başına toplar, yahut da olur ki korkar.”


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başına alır veya korkar.


Çeviri : Adem Uğur

"Ona yumuşak söz söyleyiniz! Belki düşünüp değerlendirir yahut haşyet duyar!"


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Ona yumuşak söz söyleyin, olur ki öğüt dinler, yahut Allah’ın azabından korkarak azgınlığından vazgeçer, saygı duyar.'


Çeviri : Ahmet Tekin

Ona yumuşak söz söyleyin. Umulur ki öğüt alır veya korkar.


Çeviri : Ahmet Varol

"Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alıp düşünür veya içi titrer, korkar."


Çeviri : Ali Bulaç

Varın da, ona yumuşak söz söyleyin; olur ki nasihat dinler, yahud korkar.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

“Ona yumuşak söz söyleyin, belki düşünür veya saygı duyar.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Ona yumusak soz soyleyin, belki ogut dinler veya korkar.


Çeviri : Bekir Sadak

Ona yumuşak söz söyleyin; ola ki öğüt alır ya da (âlemlerin Rabbına saygı duyup) korkar.


Çeviri : Celal Yıldırım

(41-44) Ben seni kendim için seçip yetiştirdim. (Şimdi) sen ve kardeşin, artık benim mesajlarımla yola çıkın ve sakın beni anmakta gevşeklik göstermeyin! Firavun'a gidin. Çünkü o azmıştır. Onunla yumuşak bir dille konuşun ki, o zaman belki öğüt alır yahut ürperir.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.”


Çeviri : Diyanet İşleri

Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt dinler veya korkar.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başına alır veya korkar.


Çeviri : Diyanet Vakfı

“Ona yumuşak bir dil kullanın; olur ki öğüt alır veya saygı duyar.”


Çeviri : Edip Yüksel

Varın da ona belki dinler veya korkar diye yumuşak dille söyleyin


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Varın da ona yumuşak dille söyleyin; belki dinler veya korkar.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Varın da ona yumuşak söz söyleyin; olur ki, öğüt dinler, yahut korkar.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Ona yumuşak sözler söyleyiniz. Belki aklı başına gelir ya da kötü akıbete uğramaktan korkar.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alıp düşünür veya içi titrer, korkar."


Çeviri : Gültekin Onan

(Gidin de) ona yumuşak söz söyleyin. Olur ki nasıyhat dinler, yahud (Allahdan) korkar.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

'Buna rağmen ona yumuşak söz söyleyin; belki ibret alır ya da (Allah’dan)korkar.'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Ve ona yumuşak söz söyleyin, belki nasihat dinler veya korkar.


Çeviri : İbni Kesir

O zaman ona, yumuşak söz söyleyin. Böylece o, tezekkür eder (anlar) veya huşû duyar.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Ona yumuşak söz söyleyin; umulur ki o öğüt alıp düşünür ya da içi korkarak ürperir.”


Çeviri : Kadri Çelik

Ama onunla yumuşak bir dille konuşun ki, o zaman belki aklını başına toplar, yahut (böylece, en azından kendisine) gözdağı verilmiş olur."


Çeviri : Muhammed Esed

«Ona yumuşakça söz söyleyin, belki öğüt dinler veya korkar.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

“Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt dinler veya korkar. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alır ve korkar.


Çeviri : Şaban Piriş

Ona tatlı, yumuşak bir tarzda hitab edin. Olur ki aklını başına alır, yahut hiç değilse biraz çekinir."


Çeviri : Suat Yıldırım

"Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt alır veya korkar."


Çeviri : Süleyman Ateş

«Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki o öğüt alıp düşünür ya da içi titrer, korkar.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Ona yumuşak söz söyleyin; olur ki öğüt alacağı veya Allah'tan korkacağı tutar.'


Çeviri : Ümit Şimşek

"Ona yumuşak ve tatlı bir sözle hitap edin; belki öğüt alır, yahut ürperir."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk