20 / TAHA - 88

فَأَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَّهُۥ خُوَارٌ فَقَالُوا۟ هَٰذَآ إِلَٰهُكُمْ وَإِلَٰهُ مُوسَىٰ فَنَسِىَ

Orjinal

Fe ahrece lehum ıclen ceseden lehu huvârun fe kâlû hâzâ ilâhukum ve ilâhu mûsâ fe nesiy(nesiye).

1. fe : o zaman, böylece
2. ahrece : çıkardı
3. lehum : onlarındır, onlar için vardır
4. ıclen : bir buzağı
5. ceseden : ceset, cansız cisim, heykel
6. lehu : ona ait, onun
7. huvârun : böğürme sesi çıkaran, böğüren
8. kâlû : dediler
9. hâzâ : bu
10. ilâhu-kum : sizin ilâhınız
11. ve ilâhu : ve ilâh
12. mûsâ : Musa
13. nesiye : unuttu

Çeviri : Transliteral

O, onlara bir buzağı heykeli yapmıştı ki böğürmedeydi. O ve ona uyanlar işte bu dediler, sizin de mâbûdunuz, Mûsâ'nın da mâbûdu, fakat Mûsâ, unuttu bunu.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Derken Sâmirî onlara böğüren bir buzağı heykeli yapıp çıkardı. Samiri ve arkadaşları: “İşte sizin ilahınız da, Musa'nın ilahı da budur, ne var ki Musa geçmişteki bu gerçeği unuttu!” dediler.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Bu adam, onlar için, böğürebilen bir buzağı heykeli icat etti. Bunun üzerine: İşte, dediler, bu, sizin de, Musa'nın da tanrısıdır. Fakat onu unuttu.


Çeviri : Adem Uğur

(Samirî) onlar için böğürebilen bir buzağı heykeli oluşturdu. . . Bunun üzerine dediler ki: "İşte bu hem sizin tanrınız ve hem de Musa'nın tanrısıdır; fakat Musa unuttu!"


Çeviri : Ahmed Hulusi

Sâmirî, onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Sâmirî ve adamları:'İşte sizin de, Mûsâ’nın da ilâhı budur' dediler. Sâmirî Mûsâ’nın ilâhî tebliğini ne çabuk unuttu.


Çeviri : Ahmet Tekin

Sonra onlara böğüren buzağı heykeli çıkardı. Dediler ki: 'Sizin ilâhınız da Musa'nın ilâhı da işte budur. Fakat o unuttu.'


Çeviri : Ahmet Varol

Böylece onlara böğüren bir buzağı heykeli döküp çıkardı, "İşte, sizin ve ilahınız, Musa'nın ilahı budur; fakat (Musa) unuttu" dediler.


Çeviri : Ali Bulaç

Nihayet (o erimiş mücevherattan) onlara, (Samirî = İsrail Oğullarından Samire adlı bir kabileye mensub olan münafık adam) cesedlenmiş bir dana çıkardı ki, böğürmesi var. Bunun üzerine Samirî ve ona uyanlar şöyle dediler: “- İşte sizin de, Mûsa’nın da ilâhı budur. Fakat (Mûsa bunu) unuttu, (bunu bulmak için Tûr’a gitti.)”


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Sâmirî onlara, böğüren bir buzağı heykeli yaptı. Bunun üzerine, “İşte bu, sizin de Mûsâ'nın da tanrısıdır. Fakat o bunu unuttu” dediler.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Bunun uzerine Samiri onlara boguren bir buzagi heykeli ortaya koydu. O ve adamlari: «Bu sizin de Musa'nin da tanrisidir, ama o unuttu» dediler.


Çeviri : Bekir Sadak

Derken Sâmiriy onlara böğüren bir buzağı heykeli (döküp) çıkardı. Sâmiriy ve arkadaşları, «işte bu sizin de tanrınızdır, Musa'nın da tanrısıdır, ne var ki o bunu unuttu» dediler.


Çeviri : Celal Yıldırım

Samiri, o erimiş altınlardan böğüren bir buzağı heykelini yontarak İsrailoğulları'nın önlerine dikti. Onlar da birbirlerine: “İşte sizin ve Musa'nın ilahı budur, fakat Musa onu unuttu” dediler.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Böylece (Sâmirî) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Sâmirî ve adamları) “Bu sizin de ilâhınızdır, Mûsâ’nın da ilâhıdır. Öyle iken Mûsâ, (ilâhını burada) unuttu (da onu Tûr’da aramaya gitti)” dediler.


Çeviri : Diyanet İşleri

Bunun üzerine Samiri onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya koydu. O ve adamları: 'Bu sizin de Musa'nın da tanrısıdır, ama o unuttu' dediler.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Bu adam, onlar için, böğürebilen bir buzağı heykeli icat etti. Bunun üzerine: İşte, dediler, bu, sizin de, Musa'nın da tanrısıdır. Fakat onu unuttu.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Onlar için, böğüren bir buzağı heykeli çıkardı. “İşte sizin ve Musa’nın tanrısı budur, fakat o (Musa) unuttu“ dediler.


Çeviri : Edip Yüksel

(87-88) Biz dediler, senin va'dine kendiliğimizden hulfetmedik ve lâkin o kavmin ziynetinden bir takım ağırlıklar yüklenmiş idik, onları ateşe attık, kezalik Sâmirî de bıraktı derken onlara bir dana, böğürmesi var bir cesed çıkardı, bunun üzerine dediler ki işte bu sizin ilâhınız ve Musânın ilâhı fakat unuttu


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Derken onlara, böğürmesi olan bir dana heykeli çıkardı. Bunun üzerine: «İşte bu, sizin ilahınız ve Musa'nın ilahıdır; fakat o, bunu unuttu.» dediler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Nihayet Sâmirî onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Bunun üzerine Sâmirî ve adamları: «İşte sizin de, Musa'nın da ilâhı budur, ama o unuttu» dediler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Samiri, o erimiş altınlardan böğüren bir buzağı heykelini yontarak İsrailoğullarının önlerine dikti. Onlar da birbirlerine «İşte sizin ve Musa'nın ilahı budur, fakat Musa onu unuttu» dediler.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Böylece onlara böğüren bir buzağı heykeli döküp çıkardı, "işte, sizin de tanrınız Musa'nın da tanrısı budur; fakat (Musa) unuttu" dediler.


Çeviri : Gültekin Onan

Hulâsa: «O, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli (döküb) çıkarmışdı. (Gerek o, gerek avenesi): «İşte sizin de, Musânın da Tanrısı budur! Fakat (Musa) unutdu» demişlerdi.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Derken (Sâmirî) onlara, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (ortaya) çıkardı; Bunun üzerine (Sâmirî ve adamları): 'İşte sizin de ilâhınız, Mûsânın da ilâhı budur; fakat (o bunu) unuttu' dediler.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Derken o, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli çıkarmıştı. Dediler ki: İşte bu, sizin de, Musa'nın da tanrısıdır. Fakat o, unuttu.


Çeviri : İbni Kesir

Böylece onlar için (ortaya) böğüren bir buzağı heykeli çıkardı. Ve onlara (Samiri ve taraftarları): “Bu, sizin ilâhınız ve Musa’nın da ilâhı, fakat o unuttu.” dediler.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Böylece onlara böğürmesi olan bir buzağı heykeli (ortaya) çıkardı. Ardından, “İşte, sizin de ilahınız, Musa'nın da ilahı budur; fakat (Musa) unuttu” dediler.


Çeviri : Kadri Çelik

Fakat sonra, (onların Musa'ya anlattıklarına göre, Samiri) onlara (erimiş altından), böğüren bir buzağı heykeli yapıp çıkardı; ve bunun üzerine onlar da (birbirlerine:) "İşte sizin tanrınız da, Musa'nın tanrısı da budur; ne var ki, o (geçmişini) unuttu!" dediler.


Çeviri : Muhammed Esed

Derken onlara bir buzağı böğürmesi olan bir ceset çıkardı. Dediler ki: «Bu sizin ilâhınızdır ve Mûsa'nın ilâhıdır, fakat unutmuş.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Bu adam onlar için böğürebilen bir buzağı heykeli çıkardı. Dediler ki: “İşte bu sizin de Musa'nın da ilâhıdır. Fakat o unuttu. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

Böylece o, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli çıkardı ve: -Bu, sizin ilahınızdır, Musa’nın da ilahıdır. Fakat o unuttu, dediler.


Çeviri : Şaban Piriş

Derken o, ahali için böğürme marifeti olan bir buzağı heykeli döküp çıkardı. Samirî ve arkadaşları: "İşte bu, sizin de, Mûsâ’nın da tanrısıdır, ama Mûsâ bunu unuttu!" dediler.


Çeviri : Suat Yıldırım

Onlara, böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Dediler ki, "Bu sizin de tanrınız, Mûsâ'nın da tanrısıdır, fakat o unuttu".


Çeviri : Süleyman Ateş

Böylece onlara böğürmesi olan bir buzağı heykeli döküp çıkardı, «İşte, sizin de ilahınız, Musa'nın da ilahı budur; fakat (Musa) unuttu» dediler.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Böylece Sâmirî onlara böğüren bir buzağı heykeli yaptı. 'İşte sizin ve Musa'nın tanrısı budur,' dediler. 'Fakat Musa onu burada unuttu.'


Çeviri : Ümit Şimşek

Sâmirî onlar için, böğürmesi olan bir buzağı heykeli çıkardı. Dediler ki: "Bu, hem sizin hem de Mûsa'nın tanrısıdır. Ama Mûsa unuttu."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk