95 / TİN - 5

ثُمَّ رَدَدْنَٰهُ أَسْفَلَ سَٰفِلِينَ

Orjinal

Summe redednâhu esfele sâfilîn(sâfilîne).

1. summe : sonra
2. redednâ-hu : onu geri verdik, iade ettik
3. esfele sâfilîne : esfeli safilin, sefillerin en sefili, en sefil hale

Çeviri : Transliteral

Sonra da onu döndürdük, aşağıların en aşağısına attık.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Ve sonra onu, ömrünün en verimsiz çağı olan ihtiyarlık ve zayıflığa sürükledik veya yapması gerekeni yapmamasından dolayı, aşağıların aşağısı olan ateşe attık veya hayvanların bile yapmadığı vahşilik, her türlü ahlaksızlık ve kötülüklerle varlıkların hepsine karşı zihnini ve cismini kötüye kullanmak suretiyle o kadar alçalttık ki, hiçbir yaratık bu dereceye düşemez.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık.


Çeviri : Adem Uğur

Sonra da onu esfeli sâfîliyn'e (dünyaya/dünyasına) reddettik!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Dahası ona, en düşük ahlâkî seviyeye inebilecek, sorumsuzluğun dibine vurabilecek hayat şartlarına hiç katlanamayacak, ömrünün en verimsiz en fena çağını yaşayabilecek zaafları da verdik.


Çeviri : Ahmet Tekin

Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik.


Çeviri : Ahmet Varol

Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.


Çeviri : Ali Bulaç

Sonra onu, (küfre varınca) aşağıların aşağısına çevirdik, (cehennemlik yaptık).


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(4-5) Andolsun, insanı en güzel biçimde yaratırız. Sonra onu aşağıların aşağısına indiririz.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Sonra onu asagilarin en asagisi kildik.


Çeviri : Bekir Sadak

Sonra da onu (kendi kıymetini bilmediği için) aşağıların aşağısına çevirdik.


Çeviri : Celal Yıldırım

Sonra onu, (inkâr ve isyan edince) aşağıların aşağısına çevirdik.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.


Çeviri : Diyanet İşleri

Sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(1-5) İncire, zeytine, Sina dağına ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Sonra onu aşağıların aşağısı kıldık.


Çeviri : Edip Yüksel

Sonra da çevirdik Esfel-i Sâfilîn'e kaktık


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına kaktık.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.


Çeviri : Gültekin Onan

Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Sonra onu, aşağıların aşağısına çevirdik.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Sonra onu, aşağıların aşağısına döndürdük.


Çeviri : İbni Kesir

Sonra onu, esfeli safiline (en sefil hale, nefsinin karanlıklarına) iade ettik (çevirdik).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Sonra da onu aşağıların en aşağısına döndürdük.


Çeviri : Kadri Çelik

ve sonra onu aşağıların en aşağısına indiririz,


Çeviri : Muhammed Esed

Sonra da onu aşağıların en aşağısına döndürdük.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.


Çeviri : Ömer Öngüt

Daha sonra, onu aşağıların en aşağısına indirdik.


Çeviri : Şaban Piriş

Sonra da onu en aşağı derekeye düşürdük.


Çeviri : Suat Yıldırım

Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik.


Çeviri : Süleyman Ateş

Sonra da aşağıların aşağısına çevirdik.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Sonra da onu aşağıların en aşağısına indirdik.


Çeviri : Ümit Şimşek

Sonra da onu düşüklerin en düşüğüne/aşağıların en aşağısına çevirip attık.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk