56 / VAKIA - 50

لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

Orjinal

Le mecmûûne ilâ mîkâti yevmin ma’lûm(ma’lûmin).

1. le : mutlaka, elbette, muhakkak
2. mecmûûne : toplanılmış olanlar, biraraya getirilmiş olanlar
3. ilâ mîkâti : belirlenmiş bir vakite
4. yevmin : gün
5. ma'lûmin : malûm, bilinen, belli

Çeviri : Transliteral

Elbette bilinen günün muayyen ve mukadder vaktinde toplanacaksınız.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'ın belirlediği muayyen bir zamanda, hesap günü için toplanacaklardır.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!


Çeviri : Adem Uğur

"Bilinen bir sürecin buluşma vaktinde elbette toplanacaklardır!"


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Belli bir günün belli vaktine mutlaka toplanıp getirilecekler.'


Çeviri : Ahmet Tekin

Bilinen bir günün buluşma vaktinde mutlaka toplanacaklardır.


Çeviri : Ahmet Varol

"Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."


Çeviri : Ali Bulaç

Belirli bir günün muayyen vaktinde çaresiz toplanacaklardır.”


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(47-50) Şöyle diyorlardı: “Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz? Eski atalarımız da mı?” De ki: “Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de, belli bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(49-50) De ki: «suphesiz oncekiler de, sonrakiler de belli bir gunun belirli bir vaktinde toplanacaklardir.»


Çeviri : Bekir Sadak

(49-50) De ki: Öncekiler de, sen rakiler de mutlaka belli bir günün belirlenmiş vaktinde elbette biraraya toplanacaklar..


Çeviri : Celal Yıldırım

(49-50) “De ki: Hem öncekiler hem de sonrakiler, bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(49-50) De ki: “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır.”


Çeviri : Diyanet İşleri

(49-50) De ki: 'Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır.'


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!


Çeviri : Diyanet Vakfı

'Bilinen günün buluşma anı için toplanacaklardır.'


Çeviri : Edip Yüksel

Lâbüd cem' olunacaklar mikatına ma'lûm bir günün


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

belli bir günün belli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır!»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Belirlenmiş bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."


Çeviri : Gültekin Onan

ma'lûm bir günün muayyen vaktında behemehal toplanacaklardır».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(49-50) De ki: 'Şübhe yok ki öncekiler de, sonrakiler de, bilinen bir günün belli bir vaktinde elbette toplanacak olanlardır.'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Belli bir günün belli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır.


Çeviri : İbni Kesir

Malûm (bilinen) günün, belirlenmiş bir vaktinde mutlaka toplanılmış olacaklardır.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.”


Çeviri : Kadri Çelik

(yalnızca Allah tarafından) bilinen bir Gün'ün belirlenmiş olan bir vaktinde bir araya getirilecekler;


Çeviri : Muhammed Esed

(48-50) «Ve bizlerin evvelce geçmiş atalarımız da mı?» De ki: «Şüphe yok evvelkiler de, sonrakiler de,». «Elbette malum bir günün muayyen bir vaktinde toplanılmış (olacaklardır).»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

"Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır. "


Çeviri : Ömer Öngüt

Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.


Çeviri : Şaban Piriş

(49-50) De ki: "Öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün, belli vaktinde mutlaka toplanacaksınız."


Çeviri : Suat Yıldırım

"Belli bir günün buluşma vakti için mutlaka toplanacaklardır."


Çeviri : Süleyman Ateş

«Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Belirlenmiş olan o malûm günde hepiniz toplanacaksınız.


Çeviri : Ümit Şimşek

Bilinen bir günün buluşma vakti/buluşma yerinde mutlaka biraraya getirileceklerdir.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk