56 / VAKIA - 67

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

Orjinal

Bel nahnu mahrûmûn(mahrûmûne).

1. bel : hayır, bilâkis
2. nahnu : biz
3. mahrûmûne : mahrum bırakılanlar

Çeviri : Transliteral

Hayır, biz mahrûm olduk.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Hayır mahrum kaldık derdiniz.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Daha doğrusu, biz yoksul kaldık" (derdiniz).


Çeviri : Adem Uğur

"Hayır, biz (geçinmekten) mahrumlarız" (derdiniz).


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Daha doğrusu yoksul kaldık.' derdiniz.


Çeviri : Ahmet Tekin

Daha doğrusu biz yoksun bırakıldık.'


Çeviri : Ahmet Varol

"Hayır, biz büsbütün yoksun bırakıldık."


Çeviri : Ali Bulaç

Daha doğrusu (beklediğimiz mahsule karşılık) büsbütün mahrumuz.”


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(63-67) Düşündünüz mü ektiklerinizi? Siz mi onları ekin haline getiriyorsunuz yoksa biz mi? Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız. “Doğrusu borç altına girdik, daha doğrusu biz yoksul kaldık” derdiniz.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(65-67) Dilersek Biz onu cercop yapariz, sasar kalirsiniz da soyle dersiniz: «Dogrusu borc altina girdik, hatta yoksun kaldik".


Çeviri : Bekir Sadak

(66-67) Ve «doğrusu borç altına girdik, hattâ büsbütün mahrum kaldık» (dersiniz).


Çeviri : Celal Yıldırım

(65-67) Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde (şöyle) geveleyip dururdunuz: “Muhakkak biz çok ziyandayız (emeklerimiz boşa gitti). Hatta büsbütün yoksun bırakıldık!”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!”


Çeviri : Diyanet İşleri

(65-67) Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; 'Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık'.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Daha doğrusu, biz yoksul kaldık» (derdiniz).


Çeviri : Diyanet Vakfı

'Doğrusu, yoksun bırakıldık.'


Çeviri : Edip Yüksel

Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!..


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

doğrusu büsbütün mahrum olduk!»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«Doğrusu, biz yoksul bırakıldık» (derdiniz).


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Daha doğrusu her şeyimizi kaybettik.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Hayır, biz büsbütün yoksun bırakıldık."


Çeviri : Gültekin Onan

«Daha doğrusu biz (umduğumuzdan) mahrum kalmışlarız».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

'Daha doğrusu biz mahrum bırakılanlarız!' (derdiniz.)


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Daha doğrusu biz mahrumlarız.


Çeviri : İbni Kesir

Hayır, biz mahsulden (üründen) mahrum bırakılanlarız (derdiniz).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Hayır, biz büsbütün (rızıktan) mahrum kılınmışlarız.”


Çeviri : Kadri Çelik

Yok yok, aslında (geçinme imkanlarımızdan) mahrum bırakıldık!" (diyerek).


Çeviri : Muhammed Esed

(66-68) «Şüphe yok ki, biz çok ziyana uğramışlarız (derdiniz). Belki biz mahrum kimseleriz (diye söylenirdiniz).» Şimdi gördünüz mü, içer olduğunuz suyu?


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

"Hatta umduğumuzdan mahrum kaldık. "


Çeviri : Ömer Öngüt

(66-67) -Borca battık, hayır biz mahrum bırakıldık, dersiniz.


Çeviri : Şaban Piriş

Hatta doğrusu biz rızıktan mahrum kaldık, sefalete mahkûm olduk." derdiniz.


Çeviri : Suat Yıldırım

"Doğrusu, biz yoksun bırakıldık!" (derdiniz).


Çeviri : Süleyman Ateş

«Hayır, biz büsbütün yoksun bırakıldık.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Biz mahrum kaldık' diye.


Çeviri : Ümit Şimşek

"Doğrusu mahrum bırakıldık biz."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk